(Doğruların Yanlışı)

Cayır cayır yanmaya hazırdı bu beden uğrunuza cehennemde, tüm inançlardan vazgeçer ateist olurdum, süslü püslü değil sizliydi tüm hayaller, nereye baksam orada o tüm güzelliklere sahip yüzler. anlamsızdı şimdi eğlenip gülmeler alınan nefes saniyeler saniseler kırık kalpler, mutsuzluk alıp başını gitmiş zirve yapmıştı.

Yaşayan ölü gibi geziniyorum kof kof, çaycılığa devam açık çay demli çay, şafak attırmaya çalışmaları, işte tam bu zamanda başladı olumsuz bakışlar isyanlar, pozitif pozisyondan negatife geçişte cabası.

Bölünen uykular, yaraya tuz basan rüyalar, geceler artık sessiz değil ZEHİRLİYDİ… Sarılmaya hasret kalmış bu beden yetmezmiş gibi birde sesinizden mahrum kalmış, darbe üstüne darbe. Yazsam kelimeler yetersiz kalır, kimseninde okumaya zamanı yetmez.

Dertler ard arda gelmiş, zifiri siyah bulutlar yukarıda, manzaram allaha emanet. Bozgun yeminler, kalpte derin kesikler, akılda kallavi fikirler, kızarmış gözler, zoraki nefesler, bitik sesler, uçsuz bucaksız üzüntüler, unutulmayacak ömürlük yaralar iyleşmeyecek iz kalacak yaralar alkışlıyor bak tüm siyasetçiler. Seven sevdiğine böylemi yapar ? Bu karanlıkta tek başımayım neden ?

Aramıza gireni değilde beni attınız, beni ezdiniz, beni sildiniz, ondan değil benden VAZGEÇTİNİZ ! Küçük siyasetiniz, büyük dostluğumuzu bitirdi…

Like what you read? Give Mahfus Ece a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.