Photo Courtesy of StockSnap

Start-up için Yönetim Kurulu’na gerek var mı?

Bu soruyu o kadar sıklıkla duyuyorum ki cevabını yazarak vermeye karar verdim. Girişimciler şirketlerini kurup yol almaya başlayınca, okudukları kitapların veya yatırım almak için sunum hazırlama kılavuzlarının içinde onlara “tecrübeli ve etkileyici” bir Yönetim Kurulu’nun ne kadar önemli olduğunu anlatan sayfalar buluyor. Hatta “yatırımcı sunumu” taslaklarının içinde hazır sayfalar “Yönetim Kurulu Üyelerimiz” başlığı ile yarı hazır bekliyor. Peki genç girişimci için “kopyala ve yapıştır” ötesinde ne tavsiye uygun olur?

Ticaret Sicil’ine göre her anonim şirketin bir Yönetim Kurulu var. Ama Türkiye’de birazcık tecrübesi olan herkes biliyor ki birçok şirkette “Yönetim Kurulu” sadece bir odanın ismidir. O nedenle burada ben gerçek ve işlevini yerine getiren (en azından getirmeye çalışan) bir Yönetim Kurulu’nu konu ediyorum.

G.Ö. ve G.S. (gelirden önce ve gelirden sonra)

Benim görüşüm basit: Girişiminiz gelir oluşturmaya başlayana dek bir Yönetim Kurulu’na ihtiyacınız yok.

Kurucuların kendi aralarında, sorumluluk, görev dağılımı ve denetleme yapacak şekilde bağ oluşturması ve organize olması gerekiyor. Gelirden önce, mentor, melek yatırımcı, eski arkadaş, sektörden tecrübeli tanıdık, ağabey/abla, vb kişilerden yararlanmak ve onların tavsiyelerine kulak vermek önemli ve hatta gerekli. Ancak ne sizin onlara, ne de onların size olan bağları Yönetim Kurulu seviyesinde sorumluluk ve devamlılık ihtiyacı oluşturmuyor. Hayat ve girişim bu zamanlarda çok çok hızlı.

Gelirden sonra küçük, dinamik, harekete hazır bir Yönetim Kurulu zamanı gelmiştir.

Tekrar eden gelirler ve devam eden müşteriler oluştukça, müşteriye sunulan ve performansı ölçülen bir ürün üretmekle sorumlusunuz. Ürün veya hizmete karşılık aldığınız parayı (ne kadar küçük olursa olsun) hak etmek ve sürdürülebilir kılmak göreviniz. Bu durumda alınan kararların değerlendirmesini sık sık ve resmi olarak yapmak tüm paydaşlar için en iyisi.

Basit bir tavsiye: En fazla 4 kişilik bir Yönetim Kurulu oluşturun. Sadece bir üye şirket dışından gelsin. Siz onu tanıyor olun, o sizi tanıyor olsun. İşiniz, sektörünüz ve müşterileriniz arasından en az ikisini iyi tanıyor olsun. İşi öğretmekle, durumu anlatmakla zaman harcamayın (gelirden önce size yardım edenler arasında iyi adaylar olabilir). Aradığınızda hemen geri dönüş yapacak biri olsun. Hatalarınızı ve yanlışlarınızı rahatlıkla paylaşabileceğiniz bir olsun. Eğer becerebilirseniz, bu kişi bir melek yatırımcı olmasın, ama melek yatırımcının da uygun gördüğü biri olsun.

Profesyonel tüyo: Evet, bu Yönetim Kurulu üyesinin hayatınız boyunca sizinle olmasını beklemiyoruz. Ama ilerde alacağınız gerçek bir yatırım sırasında, “biz Yönetim Kurulu üyemizin yerinde kalmasını istiyoruz” dediğinizde, yatırımcıya bu üyenin katkısını göstermeye hazır olun.

İkinci tüyo: Bu Yönetim Kurulu üyesine “huzur hakkı” ödemeyin, yani nakit alışverişi olmasın. İdeal olan, gelecekte olası bir yatırım sırasında kendisine ödül olarak verilecek bir opsiyon veya hisse teklif etmeniz. Yatırım aldığınızda, hakettiği değeri o istemeden vermeniz önemli. Sözünüzü mutlaka tutun.

Ne sıklıkla, ne yapalım?

Erken evrede en az ayda bir kez toplantı yapmak gerekiyor. Toplantı gündeminde “satışlar, finansal sonuçlar, ürün ve takım” her ay bulunsun. Her toplantı için en fazla bir adet stratejik konu, ve en fazla iki adet “acil” konu ekleyebilirsiniz. Toplantıyı saat 15:00 veya sonrasına takvimleyin. Akşam yemeği saatinden önce bitirin (veya lahmacun ısmarlamaya hazır olun).

Toplantı notlarını mutlaka yazın ve paylaşın. Bir sonraki toplantıdan önce yapılması gerekenler ve alınan kararları takip edin. 3 ayda bir toplantı yazıcısını değiştirin.

“Yönetim Kurulu toplantıları şirketimize iyi geliyormu?” sorusunun cevabı midenizden geçer. Eğer Yönetim Kurulu toplantısı olan günün sabahında midenizde bir ağrı ve yanma varsa, ve saat yaklaştıkça artıyorsa, bir şeyler iyi gitmiyor demektir. Buna tahammül etmeyin, sonu gastrit yada ülser olacaktır. Açık sözlü ve direkt bir şekilde konuşun; gündemde ve toplantıda şeffaf olun. Yolunuzun uzun olduğunu biliyoruz; yolunuzun açık olması için sizde açık olun.

İşin özü, gerçek gelir elde edilmeye başladıktan sonra Start up Yönetim Kurulu önemli ve gerekli bir mekanizmadır. Seçimi özenle yaparak ve toplantıları ciddiye alarak kendinize ve şirketinize paha biçilmez katkıda bulunabilirsiniz. Erken evre Yönetim Kurulu’nda en güvendiğiniz insanlarla birlikte olmalısınız.

Bir sonraki yazım: Yatırım alınca Yönetim Kurulu’nda kravat takmak zorundamıyız?

Eğer bu içerik sizin için okumaya değer olduysa, lütfen aşağıdaki 💚 tıklayarak, sizin gibi diğer okuyucularında kolayca bulmasına yardımcı olunuz.

Genelde start up girişimler, risk sermayesi, girişim sermayesi, teknoloji, yönetim kurulu görevleri, iş dünyasında kadının önemi, strateji ve aklıma esen diğer konularda yazıyorum. “Takip ederek” gelecek yazılarımı daha kolay okuyabilirsiniz.