
Çünkü, faşizm, terörize edici gücünü sadece faili olduğu fiillerden almaz. Faşizm, bu gücü, somut programından, siyasi ve toplumsal hedeflerinden yahut belirleyici önemi haiz düşman figürünün net olarak tarif edilmiş olmasından da değil, tam tersine, sürekli ama sürekli yeniden ürettiği müphemlik ve keyfilikten alır. Kendi kendisini yetkilendirmesine olanak sağlayan da işte bu müphemlik ve keyfiliktir (Adorno, 1978; Koschorke, 2017: 45–46. Benzer bir noktaya 2011'de değinmiştim bkz. Munzam, 2011).