Canavar

Yıllar boyunca ben de insanı hayvan başlığı altında konumlandırdım. Gerek içgüdüleri, gerek ihtiyaçları olsun hayvandık benim için. Düşünebilen hayvan. Öyle deriz ya. Yanılmışım. Biz tam anlamıyla canavarız. Masallarda, filmlerde olandan. Diğer canlıları bırak, biz kendi türümüze bile tehdidiz.

Kendi düşüncelerimiz, inançlarımız öyle düşünmeyen, inanmayan insanlardan daha önemli olabilir mi gerçekten? Düşünceler; insandan, sadece bir insandan, bir canlıdan, yaşayan herhangi bir organizmadan belki, daha önemli olabilir mi bu büyüktür denklemine girmek için? Ve bundan ne kadar emin olabilir bir insan ideolojisinin ardına saklanıp nefret saçmak için? Bir insan ne kadar sağduyusuz olabilir?

Bir korkudur yerleşiyor. Mitingde, maçta, konserde, sokakta, hiçbir yerde güvende olamamak. Her gün ölmek.

Bir söz vardır: “Uzaylıların varlığının en büyük ispatı hala bizimle iletişime geçmemiş olmalarıdır.” Uzaylılardan bahseden en kötü filmde, en kötü öyküde bile uzaylılar insanları geri kalmış, ilkel olarak görürler. Neden? Neden mi?!