Bu telefondur

Fi tarihinde, dağ evi bekçisine demişler ki: Bak. Bu gördüğün zımbırtıya telefon deniyor. Bu alet sayesinde, insanlar uzaklardan, birbirlerini görmeden konuşuyor. Sen de, bizimle konuşmak için, artık bu aleti kullanacaksın. Şu, kulak gibi olan şeyler zırlayınca, bunu alıp kulağına dayayacak, şuraya da ağzını yanaştırıp konuşacaksın. Bundan böyle iki de bir köye gelmene gerek yok. Bu alet ile uzaktan konuşulur, adına da telefon denir. Tamam mı? Tamam.
Ve bir zaman sonra telefon çalmııış. Köydeki ses:
– Beni duyuyor musun?
Dağ evi Bekçisi:
– Evet, duyuyorum.
– Sesim iyi anlaşılıyor mu?
– Evet, evet, çok iyi anlaşılıyor.
– Bak şimdi sana ne söyleyeceğim…
Bana bir şey söyleyeceklermiş diye, Bekçi telefonu kapatıp köyün yolunu tutmuş…

Ararat’ın İtibarı S. 144
Yüzyıl önce İsviçre’de bir dağ evinde geçtiği rivayet edilir