Hz. Nuhun Kamyonu

1982 de Ağrı Dağı turizme açıldı. Resmen ve alenen. İlk gurubum ile Doğubeyazıt’a vardım. Burayı kitaptan aktarıyorum.

Birisi kamyoncu olduğunu söyledi. Kamyoncu, gurubu buradan Eliköy’e on beş bin liraya götüreceğini söyledi. Söze atcı girdi. Atcı, eşyaların Eliköy’den kampa at ile taşınacağını, başka çare olmadığını, kendisinin atlara haber verip bize at bulacağını söyledi ve bize kaç at lazım olduğunu sordu. Ardından “At başı bin beş yüz liradır, ağbey ha” dedi. Ben asıl bu işlere bakacaktım, hep unutmuşum. Eğer, öğleyin şu izin kâğıdını vilayetten hemen beş dakikada alıp gelip gurupla beraber Doğubayazıt’a gelseydim, gurup otele yerleşirken ve Isak Paşa Sarayı’nı ziyaret ederken, ben asıl bu işlere bakacaktım. At, kamyon vesaireyi ayarlayacaktım. İyi ki onlar geldiler. Ben bunları sabah tekrar nereden bulacağım? Hazır onlar gelmişken bu işi de halletsem iyi olacak!…

Kamyoncuya döndüm, bizi taşıması için kendisine on bin lira vereceğimi söyledim. Kamyoncunun cevabını beklerken, gözümü kamyoncudan çektim, sağa sola bakınıyorum. Arkada bir gurup daha var. Kamyoncu da arkasına baktı. Demek arkadaki gurubun içinde de kamyoncu var. Ben bu gurup ile anlaşamaz isem o gurup gelip benimle pazarlığa oturacak. Kamyoncu, benim arkada oturan gurubu da tanıdığımı sandı ve onlar işe burnunu sokmasın diye on bin liraya itiraz etmedi. Kamyoncu işi olduğunu ve ot taşıdığını söyledi onun için kapora istedi. Kamyoncu daha sonra, yarın kaçta geleceğini sordu. Kamyoncuya parasını iş bitiminde verebileceğimi söyledim. Dağa ne zaman hareket edeceğimizin belli olmadığını, onun için sık sık otele gelip hazır olup olmadığımıza bakmasını tembihledim. Böylece kamyoncu meselesi bitti ve kamyoncu gitti. Atcı da fiyatları bin beş yüz liradan bin liraya çekti o da gitti. Ararat’ın İtibarı S.56

Sabahleyin kaymakamlıkta, Jandarmada şurda burda izin işlerini tamamlayıp otele döndüm. Otelin önünde bu kamyon vardı. Aklım cıvdı. Kamyoncuyu bulup şarlayacağım. Bu kamyonun daha eskisi yok muydu, bu kamyon çalışıyor mu falan diye. Baktım gurup halinden öyle memnunki, herkes pür neşe eşyalarını kamyona yüklüyor. Demek ki dedim, benim kamyon da turistik. Hz. Nuhtan kalmış. Kimseye bi şey demedim. Sırt çantamı alıp bindim kamyona.