KÖR GESTAPONUN RÜYASI


UYANIŞ:


Çöl renkli bir sabahın yüreğinde uyanırsın

İşte oradadır bir mülteci gibi duran kalbin

Davanın şerefli bir gururu varsa da

Tenini okşayan ruhların gölgesinde

Ancak rüzgârlardır.


Zeval vakitlerinde uyunur bir emrin şafağında

Çünkü iki sütunun kulakları arasından

Bir güneş doğar

Ve bir seda yükselir kalenderi dervişin tacından

“Onu aşamayacaksın!”

Bir şehrin ve şiirin en dehşetli cümlesidir bu

Üzerine konuşulamayan

Ardından korkunç bir düşüş gelir çünkü

Vakıflardan, derneklerden ve tıkıştırılan para çuvallarına

Her şeyden


UYKU:


Gecelerle uyutulur çocuk ruhları

Karabasanları aydınlatan bomba gürültüleriyle

Beni gecelerle uyut Eloya; bitmeyen gecelerle

Vakit yatmaya koyulduğunda: Gündüz yine kalk!

Yine akşam olsun

Sonra yine

Ve yine

Ve sonra

Bütün koşuşturmalardan geriye kalan

İnsan suretlerinin bir fotoğraf hüzmesi gibi geçtiği yerden

Bir uyku yağar gözlere

Selamet veren kapitalizme eski göçebelerden

Uykusuz kalmanın vacip olduğu vakitte


SORU:


Sorular cevaplarında çözülür düğümleri

Bizim sorularla ilişkimiz eskiden bu kadar netti

Bir çözümün anahtarıydı rüyanın kendisi:

“Şehrin Uzak Asya’sından gelmektir hayata

Adamın görevi”

Femine prima:

-Hayat sıfatsa

Ölüm mevsuf


UYANDIRILIŞ(MAHŞER):


Kör, Sağır ve Dilsiz

Tanrının sonra bir evvelki gazabıdır

Yaradana rüyalarla ulaşılmaz çünkü

Denizin üstünde boş gezen

Başında takkesi ile bir evliya

Kırklar yaylasından bir gönül yangınına


İNSAN:


Adını yazmayı öğrenmek kadar gereksizdir.

Zekâ aklı geçer bir akl-ı selim sesten

Dehlize akan kanın zulmünün kokusu

Beraber haşrolur bir gestaponun ağzında;

Kafa kâğıdına sorgu çekilir

Mazlum beride bekleyemez çığlık seslerinden

Zulüm,

Belasını arayan bir bilmece;

Bütün afilli dizeler :

Emirname hükmünde artistlikler…

-Hakikati yaran birkaç kelime-

(2014)


Hikaye bu kadardır:

Aşkları göğün kadrine çeksinler

Halbuse

“Sevgi [artık] kötülüktür!”