Erkeğinizi Tanıyın

“Erkeklik, çocukluktaki narsizmin yenilmesidir” diyor David Gilmore. Peki bir “erkek”le bir “çocuk” arasındaki farkı nasıl ayırt ediyorsunuz? Bir soru daha: Bir “erkek”le mi beraber olmak isterdiniz, bir “çocuk”la mı?

Hayat insanlara çok önemli dersler veriyor ve çok şey öğretiyor. Örneğin, bir erkekle bir çocuk arasındaki farkı anlamak gibi. Basit bir mantıkla düşündüğünüzde, saygılı, huzur veren ve sizi yükseltecek biriyle birlikte olmayı tercih edersiniz. Ama hayat her zaman doğru adımları atacağınız ortamlar yaratamayabiliyor.

Kadınların yanlış erkeği seçmesinin altında bilinçli veya bilinçsiz birçok tercih yatıyor. Ulaşılmak istenen amaç, gerekli araçlara sahip olamayabiliyor. Erkekler sıkıyor, çocuklar bunaltıyor. Ama şunu biliyoruz ki, bir erkekle beraber olduğunuzda bunu çok kolay anlıyorsunuz. Çünkü erkeklerle ilişkide oyun değil, saygı var. Amaçlar açıkça ortaya konuyor ve tahmin edilebilir bir sonla bitiyor. Huzur kaplıyor ortamı, endişeler sona eriyor. Ama biraz heyecanlı şeyler yapmak istediğinizde duvara tosluyorsunuz.

Peki ama hangisi? Bu sorunuza cevap veremeyebiliriz, ama bir erkek ve bir çocuğu birbirinden ayırt etmenizi sağlayacak ipuçlarını gösterebiliriz size. Böylece başlangıçtaki seçiminizi biraz da olsa kolaylaştırmış oluruz belki.

Randevu

Bir erkek, oyun oynamaz. Zihin oyunları yapar. Saklambaç gibi mesela. Bir erkek, ilgi alanlarını ortaya koyduğunda kedi fare oyununu bir kenara bırakır. Ve karşı tarafın da kendisine ilgi duyduğuna yönelik net bir işaret bekler.

Bir çocuk, oyunlar oynar. Çünkü ne istediğini bilmez ve kaçma kovalamaca oyununun heyecanını sever. Bir çocuk, elde etmeye çalıştığı kişinin ona bağlanmaya başladığını hissettiği anda odak noktasını kaybeder ve karşı taraftan kendisini etkilemesini bekler.

İletişim

Bir erkek amaçları konusunda nettir. Yaşam tarzını, hedeflerini, ihtiyaçlarını ve becerilerini belirlemiştir. Ayrıca ilgi duyduğu kişiye karşı hem cesaret hem de saygı duyar. İletişimin sekteye uğrayacağı anlarda, doğruluk ve dürüstlüğün sağlıklı bir ilişki için gerek ve yeter şart olduğunu bilir ve bunları ortaya koyar.

Bir çocuk, onu rahatsız edecek iletişimden kaçar. Böyle anlardaki duyguları pasif saldırganlık, kaçma, yalan veya şaka olarak ortaya çıkar. Ne istediğini bilmez, hedefleri kararsızdır. Bir gün şöyle davranırken, başka bir gün farklı davranabilir.

İlişkiler

Bir erkek, hayatını paylaşacak bir eş arar. Yanlış bir kişiyle birlikte olacağına yalnız kalmayı seçer, çünkü yalnız kalma konusunda uzmanlaşmıştır.

Bir çocuk, onaylama ister. Ailesinden veya arkadaşlarından da olsa, kendisini rahat bir sonuca ulaştıracak tavsiyeler ister.

Güven

Bir erkek, kendine güvenir. Şüpheye düştüğünde mutlu olduğunu hayal eder ve çözümü karşısındaki kişiye bırakır. Yeteneklerinin ve karakterinin olayları çözüme kavuşturacağını düşünür. Kibirli değildir ve kendini daha iyi göstermek için karşısındaki kişiyi küçük düşürmez.

Bir çocuk, güvenilmezdir ve her zaman onay ister. Yakışıksız, abartılı, nahoş olsa da veya tüm bakışları üzerine çekse de, karşısındaki kadını mutlaka kolları arasına almak ister. Bir çocuğun önceliği, kendini diğerlerine ispat etmektir.

Sohbet

Bir erkek, fikirler, kavramlar veya teorik felsefe üzerine konuşabilir. Etrafındaki dünyanın farkındadır ve işlerin nasıl yürüdüğünü, kendisinin bu dünya içinde nasıl var olduğunu merak eder. Her şeyi bildiğini göstermek gibi numaralara gerek duymaz, sorularına cevap verebilecek kişileri bulma konusunda isteklidir.

Bir çocuk, yüzeysel sohbetleri tercih eder. Muziplikler ve şakalar yapar, kendisini kırabilecek ya da bilgi eksikliğini gösterebilecek her şeyden uzak durur. Derinlikli olmayan günlük konuşmalar, ortak özellikleridir.

Arayış

Bir erkek, zenginlik arayışındadır. Zekayı ve birlikte olmak istediği kadını bulduğunda orada kalmak ister. Çünkü aradığı bir kukla değildir.

Bir çocuk, yanında güzel görünecek ve arkadaşları tarafından beğenilecek birini arar. Dünyada güzel kadınların sayısı çok olduğu için de hedefi hemen değişebilir. Çünkü o güzel görüntünün arkasındaki kişinin kim olduğunu anlayarak hayatını zorlaştırmak istemez.

Gerçek dünya

Bir erkek, tabii ki akşamları veya hafta sonlarında dışarı çıkmaktan çok hoşlanır. Ama gerçekte, bir bara giderken kafasından farklı şeyler geçer. Hedefleri, görevleri ve sağlığı önemlidir ve programını uygulama konusunda disiplinlidir. Bazı Cumartesi akşamları eve iş getirebilir, çünkü amacı ertesi hafta partneriyle genç işi bir gezi yapmaktır.

Bir çocuk, güzel bir eğlence için dışarı çıkmasa bile hafta sonunu doyasıya yaşar. Dışarı çıkmadığında arkadaşlarından uzak kalacaktır, ama onu disipline edecek hedefleri olmadığı için anı yaşar.

Gelecek

Bir erkek, gelecek için planlar yapar. Finansal açıdan güçlüdür, hedeflerine ulaşabilmek için çok çalışmıştır. Bir erkek anı yaşar, ama bunu yaparken gelecekle ilgili isteklerini hizaya koyar.

Bir çocuk, sadece bugün için ve kısa dönem hedeflerini gerçekleştirmek için yaşar. Sabrı, disiplini ve eğlence konusunda kendini kontrol etme güdüsü yoktur.

Bağımsızlık

Bir erkek, kendi hayatını yaşar. Çamaşıra, temizliğe ve yemeğe dikkat eder. Ve bunları yapabildiği için kendini şanslı hisseder. “Kadınların işleri” veya “erkeklerin işleri” gibi ayrımlar yapmaz. Eşit sorumluluğa inanır ve eşlerin birbirine nasıl yaklaşacağına karar verilmesi konusunda konuşmak ister.

Bir çocuk, ister ailesiyle ister tek yaşasın, sadece hayatını yaşar. Temizlik yapmaz, başkalarının yapmasını bekler. “Kadınların işleri” konusunda net bir ayrımı vardır. Dolayısıyla yaşadığı mekan temiz olmayabilir. Bir ilişkide de, üzerine konuşulmaksızın, temizlik işlerini partnerinin yapmasını bekler.

Açılım

Bir erkek, tabiri caizse hayatla dans eder. Öylece oturup durmaz ve fırsatların ayağına gelmesini beklemez. Daha ilk buluşmada birlikte olduğu kişi hakkında her şeyi öğrenmeye çalışır. Hayattaki isteklerinin, hedeflerinin ve mutluluğunun peşinden koşar. Hayatının iplerini kendi ellerinde tutar.

Bir çocuk, hevesini kıracak şeylerin üstesinden gelmek konusunda pasif davranır. Onu yeniden ayağa kaldıracak özgüveni yoktur ve önüne ne koyulduysa onu yer, çünkü bu daha kolaydır ve böylece yüzü eskimez.