Oruç ve Namaz
Kuran-ı Kerimde nasıl namaz kılacağımız yazmıyor. Namaz kılmayı peygamber efendimizden öğreniyoruz. Çünkü o, bu dine mensup birinin nasıl yaşaması gerektiğinin canlı örneği. Bu nedenle dinimiz hakkındaki bir sürü şeyi ondan öğreniyoruz ve bu şekilde uyguluyoruz. Peki iş oruca gelince neden uygulamıyoruz?

Peygamber efendimizin tuttuğu gibi bir oruç mu tutuyoruz? Bence hayır. Hatta tam aksine açın halinden anlamak, mideyi ve organları rahatlatmak yerine iftar sofralarımızı doldurup taşıyoruz. Ne iç organlarımızı temizliyoruz ne de açın halinden anlıyoruz. Tıpkı kurban bayramında kestiğimiz eti akrabalarımız arasında paylaştırmamız gibi. Kurban kesen bir aile, kurban kesen başka bir aile ile et değiş tokuşu yapıyor. Gerçekten bunun böyle olması gerektiğine mi inanıyorsunuz?
Bence herkes gerçekleri biliyor ama nefis… Nefsine yenik düşüyor. İftar sofrasında az yemesi gerektiğini biliyor ama yemiyor.
Kurban etini bizzat fakir bir ailenin yanına gidip elleriyle dağıtması gerektiğini biliyor ama onun yanına gittiğinde yaşayacağı utançtan dolayı gitmiyor. Çünkü cebinizde iphone 25x plus telefonunuz ve aklınızda iphone 26x i almak varken oraya gidip şükürsüzlüğünüzü, malınızı hor harcadığınızı görmeye nefsiniz izin vermiyor.
Kabul edelim, ne bir müslümanın acısını yaşıyoruz, ne de üzülüyoruz. Twitterda biri paylaşırsa 2 dk üzülüyoruz. Size sormak istiyorum. Gitsek sahabeler ile konuşsak en son ne zaman sadaka verdiniz diye. Sizce cevapları ne olur? Şu zamanda verdim diye çat diye söyleyebilir mi? Yoksa bizim gibi ııı şeeyyy diye düşünüp geçen ramazan/bayram vs. mi derdi?
Sevdiği kızı evine kadar bırakan bizler, sevdiğimizi söylediğimiz Allah için 5 vakit namazı kılmıyor, ne zaman sadaka verdiğimizi hatırlamıyor, iftar sofralarında yemek ile boğulmaktan namaz kılamıyoruz.
