Orhan svc
Orhan svc
Nov 2 · 3 min read

Merhaba değeli okuyucu arkadaş .

konumda nasıl özgürlüğümü kazandığımı yazacağım .

İstanbul hayalim :)

Yaşım 11 öğleden sonra okula gideceğim ilk. Okulda 5 sınıfa gitmekteyim ilk dersimiz sosyal bilgiler , öğretmenim A.T sınıfa girer biz saygı niyetine hepimiz aynı asnada kalkarız. Günyadın arkadaşlar der öğretmenimiz (bizi birer arkadaş olarak Görür güzel bir duygu ) saol örermenim deriz. Disiplin ön planda , ve hemen ardınıdan yoklama almaya başlar. . A burda B burda C burda diye yoklama alınır bittiğinde. İmazasını atar ve tahtaya gelecek (future) diye bir kelimeyi tebeşirle yazar kara tahtaya. Bizlere sorar bu yazdığım kelime neyi ifade ediyor? sizler için önemi ne ?ve burda şuan neden olduğunuzun amacı bu kelimde .

Bir kaç örenci arkadaşımdan sonra ben parmak kaldırdım

-Öretmenim ben gelecekte şu hep televizyonda çıkan istanbula gitmek istiyorum benim gelecek ile ilgili hayalim Burdur .

Dedim .,

-Orhan senin hayalin güzel ama orası biraz kalabalık ve pahalı bir şehir ama gerçekten oraya gidip yaşamak istersen çok çalışman gerek derslerine.

-evet öretmenim çalışacağım bir gün gideceğim İstanbula.

Okulum öyle devam etti. Orta okul derken zaman su gibi aktı. SBS (seviye belirleme sınavı ) zamanı gelmişti hiç hazırlanmamıştım. Sadce okuldayken derse adapte oluyordum .

Ve sınav günü sabah saat 7 sularında kalktım üstümde bir heycanla yüzümü yıkadım elbiselerimi giyip annemin hazılamış olduğu kahvaltıya oturdum bizde masa yok yer sofrası var cember tarzında sofraya ailece oturduk babam çay doldurur annem soba üstünde kızartığı biber salçasını getir ve mutlu ailemle afiyetle yedik kahvatımızı. Babam bana 15 lira harçlık bide 10 lirada yol parası verdi .

Aldım kalemimi kalmem açaçağımı bide silgimi benim geleceğimi bu üç süper kahraman Desteğiyle beraberce kazanmalıyım diye kendimi motive ediyorum. Bizim köyle ilçe arasında 42 km var ve binim şu şekil bi kötü durumum var araçta başım döner midem kötü olur bir yandan o durumumu göz önüne getiriyorum.

Dolmuş geldi sınava gidecek öğrenciler binsin diye yükseksesle söylenip durdu dolmuş muavini.

Neyse bindik ve çıktık yola yarım saate yakın ilçede olduk , örenciler e okul üzerinde planlanmış okullra gittiler bende bana ayırılan okula gittim ,başım bir ağrıyor bir kusacak gibi oluyorum

dedim ben bittim neyse biraz sınav başlamadan önce az kendime geldim .

Girdik sınıfa önceden kitapcıklar masalara dağıtılmıştı. Ve zaman başladı ilk matematikten girdim sonra fen en sonda ilgilizcede bana tanıdık gelen kelimeleri hatırlamaya çalışıyorum derken zaman bitti . Moralim hiç yoktu geldik dolmuşa ev yolunu tuttuk dolmuşta bi kustum ama iyiki cebimde poşet bulundurmuşum ,

Köye geldim. Babam

-nasıl geçti oğlum

-iyi. Dedim

-peki dedi

Umarım sonuçlar güzel çıkar diye hep söyleniyorum .

Neyse aradan bir aya yakın zaman geçti

O zaman memlekette değildim manisada mevsimlik işçi olarak tarladan domates toplamaya gitmiştik ailecek .barındığımız yer patronun eski bir ahırıydı banyoyu zemini kare şeklinde tahta bir palet ve etrafını kapatmak için dört köşesine birer sırık ve sarılmış naylondu. Çok zoruma gidiyordu hep derdim biz neden memleketimizden gelip buradaki insanlara çalışıyoruz bizi insan yerine sokmuyarlarmı yada biz kendimizi insan göremiyormuyuz diye düşünürdüm ama ne bileyimki yıl içinde tüm ihtiyaçlarımızı karşılayacak iş bu geçim derdiydi. Sabah 03:30 sularında uykudan kaldırırdı babam bizleri hemen annemin hazırlamış olduğu kahvaltıyı piknik tüpü üzerinde demlenen çayı yerdik ardından annem bulaşıkları çeşmenin önünde yıkarken biz hemen iş elbiselerimizi giyer hazırlanırdık .daha karanlık etraf , patronun çiftçisi traktörü getir ahırın önüne binerdik römorğa. Hava çok soğuktu üşüyordum yaklaşık 40 dakika tarla uzaktaydı. Tarlaya vardığımızda öğlen yemeğimiz sepetteydi annem geceden hazırlardı sepeti onu ve su bidonlarını bir ağacın önüne yerleştirirdik .ve operason başlıyordu hızlı ve pratik olmamız gerkiyordu biraz daha erken kamyonu doldursak o kadar erken ahıra dönecektik ve istirhat edecektik . Domatesleri kökünden kaldırarak silkelerdik arkamızdan bayanlar çuvallara koyardı. Koku berbattı çoğu domates çürük içlerine kurt böcek yığını vardı silkelerken pantolon sırılsıklam domates suyu ve kurçuklarla dolardı üzerim ireniyordum ama yapacağım bir şey yoktu buna mecburdum ekmek parası deniliyordu bizim hikayemize .

Bu böyle devam eder her gün aynı işkence.

(Parmaklarıma ağrı girdi. Yarın devam ederim )

Orhan svc

Written by

Bir kitap bir kahve ve trende uzun bir yolculuk misali

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade