Her İşe El Attık, Daha Beter Oldu

Yabancı sınırı geri gelsin için federasyon başkanı, üni sınavı olmasın için yök, Irak’a ambargo için ticaret bakanı, devlet büyüğümüzün söylemlerine karşıt görüş bildirdi. Irak meselsi biraz farklı, dışarıyla ilgili hamaseti devlet büyüğü yapıyor, danışmanlar ortalığı toparlıyor genelde ama diğer mevzular ilgin. Şimdi de Danıştay’ın yaz saati uygulamasına itirazı eklendi mesela. Bir noktadan sonra, iyi kötü yürüyen, en azından hala var olan kurum/sistemleri saniyesinde yok edecek kararlar alıyor devlet büyüğümüz, kurum/sistem de ölmek üzereyken son bir direnç gösteriyor sanırım. Böyle şeylerin birleşimiyle, garip bir direnç hattı oluşabilir.

Artık ideolojik söylemle üstü örtülemeyecek, son derece patik sonuçları olan, doğrusu bilinen, hiçbir şey yapmasan da yürüyecek düzenleri bozmaya başladılar ki, tek adam rejiminin ne demek olduğunu bizatihi yaşayarak öğreniyor insanlar.

İktidar cephesinde, hem tepede, hem tabanda şöyle bir kafa var: Tr süper bir yer ama dış ve iç mihraklar müsaade etmiyor. Yapılacaklar zaten belli, ama yaptırılmıyor, çünkü dış ve iç mihrakların işine gelmiyor. Şimdi, başımızda büyüğümüz var ve hamdolsun güçlendi. Artık, yapılacakları yapacak (engellemeye çalışanlar gene de olacaktır). Sonra bir baktılar ki, yapılıyor bir sürü şey, ama beklenenin tam tersi veya hiç beklenmeyen sonuçlar ortaya çıkıyor. Şaşırıyorlar tabii, zira dünya nasıl işliyor, gerçekten bilmiyorlar. Deneme yanılmaları sırasında da, olan masum milyonlara oluyor.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.