
İş ve Mutluluk…
İş, insan yaşamı içinde çok önemli bir paya sahip. İş ve mutluluk kavramları da; genel çalışan düşüncelerine baktığımızda bir araya gelemeyecek kadar birbirinden uzak kavramlar gibi görünüyor.
Mutluluk, hayatımız boyunca en çok kullandığımız, duymaktan keyif aldığımız ve işletmelerde de her geçen gün önem kazanan kavramlardan biri haline geldi. Bu nedenle işletmeler mutluluk konusuna odaklanmaya başladı.
Peki ama bu mutluluk furyasının işletmelere katacağı değer ne olabilir? Çalışanın motivasyon gücünü artırarak daha verimli çalışma ortamı yaratmak, aidiyet duygusunu geliştirmek ve turnover oranlarını minimize etmek elbette. Birçok araştırmanın sonuçlarında da görüldüğü üzere mutlu çalışanlar yüksek motivasyon ile işlerine kolayca adapte oluyorlar.
İnsan Kaynakları Departmanlarının kurum içinde iletişime verdiği değer ise bu aşamada görünür oluyor. İK profesyonellerinin işe alım yaparken adayın yetkinliklerinden ziyade ,önce kişiliğine sonra becerilerine bakarak alım yapmaları günümüz işe alım stratejilerinde en önemli ilke haline gelmeli. Kişilerin tutumuna bakıp işe almak ve becerilerini geliştirmek için eğitmek mutlu çalışma ortamları yaratmak için en ideal yöntemdir. Neşeli mizaçtaki çalışanların bir arada olduğunu düşünsenize! Bu profildeki kişilerin yetkinliklerini geliştirmek; negatif , mutsuz ama yetkin bir adayı geliştirmekten daha kolay değil midir?
“Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte arar, bazıları da daha alçakta… Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.” Konfüçyüs
Mutlu Kalın.
Pınar.
