Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına Çalışma Ziyareti

Sizlerin de bildiği gibi iş kesimimizin temel sorunu bir hukukumuzun olmamasıdır. Bu eksikliğin nedeni ise iş kesiminin yeni doğmasından kaynaklı olarak deneyim eksikliği ve yeterlilik ölçütlerinin yokluğudur.Üretici belgesi alan üreticiler büyük bir mücadele ile halk dairelerinin Avrupa Birliği ölçütlerinden beslenerek yaptıkları Kes/Yapıştır uygulaması sonucunda lisansa sahip olmuşlardır. Bu hem uzun, hem zahmetli hem de fazladan harcama gerektiren bir yöntemdir.

Hatırlayacağınız üzere daha önceki zamanda önerilerimiz ve taleplerimizi dikkate alan bakanlık; bünyesindeki bazı daireleri görevlendirerek Solucan Gübresi Üreticilerinin muhatap bulabilmesi için üç ayrı birimde, üç ayrı masa kurmuş ve bu masalara personel atamıştı.

Bu yüzden çalışma ziyaretimiz ilgili dairelere oldu.

Çalışma ekibimizde derneğimizin başkanı olarak ben Rasim Aydın, Bilim Kurulu Başkanımız Operatör Doktor Cezmi Saday ve Yönetim Kurulu üyemiz Nazan Özdoğan yer aldı. Aynı zamanda derneğimizin kurucu üyesi olan bizler, iş kesimimiz adına ilgili daireleri ziyaret ederek iş kesimimizin gelişimi için iletişim ağı kurmaya çalıştık.

Tosgeb derneği başkanı Rasim Aydın, Bitkisel Üretim Daire Başkanı Metin Kaycıoğlu ile Solucan gübresinin değerleri üzerinde bir tartışma sırasında…

Bitkisel Üretim dairesi yönetici ve personeli ile ziyaretin anısına bir anı fotoğrafı …İlk çalışma ziyaretimizi ‘Bitki besleme ve Teknoloji Geliştirme Dairesi’ne yaptık.Bu kapsamda ilgili yönetmeliği hazırlamak için çalışan Bitkisel Üretim Genel Yönetmenliği bünyesinde ki, Bitki Besleme ve Teknoloji Geliştirme Dairesi Solucan gübresi iş kesimi için yem kaynaklarından başlayarak son ürüne kadar olan süreçte ölçütleri belirleyecek, yönetmeliği yayınlayacak ve ürüne yeterlilik belgesini hazırlayacak olan dairedir.Bu dairedeki muhataplarımız Bitki Besleme Birimi Eşgüdüm Yönetmeni Yaşar Orhan ve bölümün Ziraat Mühendisi Esin Mertol oldu.

Çalışma toplantımızın son bölümünde Daire Başkanı Metin Kaycıoğlu da aramıza katıldı. Solucan Gübresi üretiminden büyük umutlar beslediklerini ifade etti. Kaycıoğlu özetle şunu söyledi: “Bu işi başarmak için pazardaki sahtecileri tespit edip durduralım, geçmişte tavuk gübresi iş kesiminin akıbetine uğramayalım” dedi.

Yaptığımız çalışma toplantısında daha önceden listelenmiş olan sorunları irdeledik ve bunlarla ilgili çözüm seçeneklerini derneğimizin görüşü olarak aktardık.

Ardından bu daireye yansıyan konular ve bunlarla ilgili yapılan çalışmaların içeriklerini dinledik.

Buradaki çalışma toplantımıza ilgi çekici bir kararname damgasını vurdu diyebilirim. 1934 yılında ülkemizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk tarafından çıkarılan ve organik gübrelerin ihracatının yasaklanmasını öngören yasa hükmündeki kararname damgasını vurdu.

“Bu kararnameye göre ihracattan gelir elde etmek pahasına üreticinin üç beş kuruşa tenezzül etmemesi ve bu sağlıklı gübreyi doğrudan kendi sebze ve meyvelerimizin üretilmesinde kullanmamız ve halkımızın sağlığını korumamız öneriliyor.” Bu kararname halen geçerliliğini koruyor bu yüzden organik nitelikli gübrelerin yurt dışına satılması halen yasak görünüyor. Çünkü bu yasa hükmündeki Kararname daha sonra meclis tarafından da tartışılarak yasalaştırılmış.

Çalışma toplantısı sırasında Ziraat Mühendisi Esin Mertol’un aktardığına göre, üzerinde tartışılan önemli başlıklardan biri Isıl İşlem konusu;

Bu konuda gereksizlik ve gereklilik üzerine iş kesimimiz içinde farklı görüşler var.

Bilim kurulu üyemiz Biyoloji Doçenti Doktor Uğur Tutar’ın bildirdiğine göre Yemin ana bileşeni olan sığır bokunun niteliği sığırların yaşadığı bölgeye ve beslenme kaynaklarına göre değişkenlik gösteriyor. Çevresel atıklarında büyük önemi var.

Çalışma ziyaretimiz sırasında Bilim Kurulu Üyemiz Biyoloji Doçenti Dr. Uğur Tutar’ın raporuna dayanarak Bitki Besleme dairesindeki muhataplarımıza şunu söyledik. “

“Bokun niteliğine göre solucan bokunun organik zenginliği çeşitlilik ve yoğunluk bakımından büyük ölçüde değişkenlik gösterdiğine göre ısıl işlemin son ürüne uygulanması yerine, yeme uygulanması ve varsa patojenlerin bu aşamada bertaraf edilmesi yönetmelikte güvenceye alınsın. Patojenleri bertaraf ederek yemi zararlı organizmalardan arındırmak için için ısıl işlemin sağlayacağı etkiyi yaratacak başka seçenekler olması halinde bunlar da tercih edilebilsin.”

Bu aşamada Tosgeb Derneği Bilim Kurulu Başkanı Sayın Cezmi Saday söze girdi ve “Isıl işlem hakkında her işletmenin ayrı/ayrı pahalı bir yatırım yapması yerine birbirine yakın olan işletgelerin ortak yararlandığı ısıl işlem birimlerinin de kurulabilmesi yönetmelikle güvenceye alınmalı. Amaç Patojenleri bertaraf etmek ise ki öyle diyoruz. Dedi.

Bitki Besleme Dairesinden Sayın Esin Mertol böyle bir uygulama için bakanlığın bu yöntemleri de önceden onaylamış olması gerektiğini ifade etti.

Bu değerlendirmeler ışığında Operatör Dr. Cezmi Saday, özellikle ürünün adlandırılmasının önemine değindi. Şöyle konuştu :

Bildiğimiz kadarıyla Solucanlar uluslararası NACA koduna sahip. Buna rağmen Solucan Gübresinin henüz tanımlanmamış olması yatırımcıların önündeki en büyük duvar. Solucan Gübresi sıfatının ürüne bir ad olarak verilmesi ile birlikte şu anda yaşanan tartışmaların sonlanacağını ve bunu bir an önce yapılması gerektiğini ifade etmek istiyorum” dedi.

Sonuç olarak özetlersek: Tosgeb Derneği olarak biz ve bakanlık temsilcileri arasındaki ortak görüş;

“ürünün Solucan Gübresi olarak tanımlanması ve niteliğine göre katı ve sıvı olarak listelenmesi ve ayrıca başka ürün çeşidi varsa bunlarında saptanması ve listelenmesi” yönünde oldu.

Çalışma sonucunda ayrıca şu konularda da görüş birliği sağladık.

10 gün içinde Tosgeb Derneği — Bilim Kurulu — Operatör Doktor Cezmi Saday başkanlığında bir çalışma yaparak ‘Solucan Gübresi ile ilgili ölçütleri listeleyecek ve bu ölçütler kurumsal bir yazı ile bu daireye öneri biçiminde sunulacak.

Derneğimiz adına bu çalışmayı Operatör Doktor Cezmi Saday başkanlığındaki Bilim kurulumuz hazırlayacak. Biyoloji Doçenti Doktor Uğur Tutar ve Bitki Besleme Doçenti Doktor Korkmaz Bellitürk bunu sağlamak için çalışmaya başladılar. Derneğimizin bu konudaki görüşüne temel ölçüt şu andaki üyelerimizin ürettikleri ürünlerin analiz raporları olacak.

Bakanlık kendi bilim kurulunun görüşleri ile bizim sunduğumuz görüşleri kıyaslayacak ve ardından Avrupa Birliği’nden davet edilen bir teknik ekibi de Ankara’da ağırlayarak, Avrupa’daki uygulamaları dinleyecek, Tüm bu verileri elde ettikten sonra bir karara varacak ve Türkiye’nin SOLUCAN GÜBRESİ yönetmeliğini yazacak.

Kanatlılar ve Küçük Evciller Dairesi Başkanı Hakan Öztürk özellikle üreticilerin ‘Kırmızı Kaliforniya Solucanı’ sıfatını kullanmaları ile ilgili olarak, bu kaynakların ülkemizde varlığı hakkında bilgi istedi. Kendisine bunun tamamen yapay bir ifade olduğunu söyleyip, bu iş kesiminde başlangıçta bilgisizce yapılan içselleştirmelerle İngilizce sözlerin Türkçe ‘imiş’ gibi sağlıksız olarak alıntılandığını, bir söz kirliliği yaratılmış olduğunu, ancak derneğimizi üreticilere rehberlik ederek Türkçe sözlerimizin kullanılmasını özendireceğimizi ifade ettik.

Öte yandan hatırlayacağınız üzere ocak ayında İstanbul’da yapılan kuruluş kurultayımızda Kanatlılar ve Küçük Evciller Dairesi Başkanlığı ‘nda bir masa oluşturulmasını talep etmiştik.

Bu isteğimizin gerekçesi Solucan Gübresi üreticilerinin bakanlıktaki girişimlerinde muhatap bulmalarını sağlamaktı.

Bakanlık bu talebimizi olumlu karşılayarak ‘Omurgasız Canlılar’ masasını oluşturmuştu. Bu masaya bakmak üzere Mühendis/Zooteknist Bayan Gönül Öztürk’ü atanmıştı. Üyelerimizde hatırlayacaklardır ki, Bayan Öztürk Ankara’da ki Birinci kurultayımız da gözlemci olarak aramızdaydı. Kendisinden Kurultay sırasında bir istekte bulunmuştuk.

Solucanlar için bakanlık kütük kayıtlarında hiç bir başlık bulunmadığını hatırlatıp, TAGEM deki kütüğe ‘Solucanlar’ başlığının yazılarak bilinen türlerin listelenmesini talep etmiştik.

Bu ziyaretimizde Mühendis/Zooteknist Gönül Öztürk Solucan kavramının TAGEM’deki kütüğe kaydedilmesi için yasal bir yazı gönderdikleri müjdesini verdi.

Bildiğiniz gibi TAGEM Tarımsal Araştırmalar Genel Yönetmenliği’dir. Bu yönetmenlik diğer tarımsal konularda olduğu gibi hayvan ve su ürünleri Genetik kaynaklarının tesciline dair yönetmenlik ile genetik kaynakların toplanması korunması ve kullanım izinleri hakkındaki yönetmenlikleri yürütmekle de görevlidir.

Ayrıca; Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Anabilim Dalı’ndan biyoloji Doçenti Doktor Mete Mısırlıoğlu, tarafından geçmiş yıllarda hazırlanan ve Nobel kitabevi tarafından basımı yapılarak dağıtılan TOPRAK SOLUCANLARI adlı bilimsel kitaba atıf yaparak ülkemizde 70 dolayında solucan türünün var olduğunun sanıldığına değindik. Ancak bu çalışmanın doğrudan bir saha araştırmasına dayanmadığı uluslararası başka üniversitelerde görevli olup ülkemizi ziyarete gelen ve tatilini yaparken akademik duyarlılıkla bunları tespit edip örnek alıp kendi tez çalışmalarına dayanak yapan ve bu bilgileri uluslararası bilimsel toplantılarda sunanların belgelerinden alıntı yapılarak oluşturulduğunu ifade ettik. Bu yüzden gerçek bir program ile sahada yapılacak araştırmaya olan ihtiyacımızı belirttik.

Kanatlılar ve Küçük Evciller Dairesi Başkanı Hakan Öztürk özellikle üreticilerin Kırmızı Kaliforniya Solucanı sıfatını kullanmaları ile ilgili olarak, bu kaynakların ülkemizde varlığı hakkında bilgi istedi.

Kendisine bunun tamamen yapay bir ifade olduğunu söyleyip, bu iş kesiminde başlangıçta bilgisizce yapılan içselleştirmelerle İngilizce sözlerin Türkçe ‘imiş’ gibi sağlıksız olarak alıntılandığını, bir söz kirliliği yaratılmış olduğunu, ancak derneğimizi üreticilere rehberlik ederek Türkçe sözlerimizin kullanılmasını özendireceğimizi ifade ettik.

Sonuç olarak solucan her yerde, bu ifadeyi (Kırmızı Kaliforniya Solucanı) bundan sonra kullanmayalım bunun adı Eisenia fetida’dır. (Savigny tarafından1826) da teşhis edilip bu adla kayıt edilmiştir” dedik.

Solucanlar ve diğer türlerle ilgili temel bilgi kaynağının solucanları Morfolojik olarak tanımlayan ‘Doğa Tarihi’ adlı ‘Bilgi Kitabı’ olduğunu ve Milattan önce 700’lerde Azerbaycan’da Alitalyalar tarafından listelendiğini aktardık.

Ülkemizde gübre üretmek için işçi solucan türlerinin tespitine yönelik bir araştırma programı modellemesi üzerinde çalıştığımızı ifade ettik.,

Kanatlılar ve Küçükevciller Daire Başkanı Hakan Öztürk, Tosgeb Derneği’nin bu çalışmasının önemli bir boşluğu dolduracağını sandığını söyledi. Ardından “Bakanlık olarak bunun alıcısı olmaya talibiz”dedi. Projenin genişletilerek sürdürülmesi konusunda aramızda sözel bir görüş birliği oluştu.

Sevgili üyelerimiz,

Bu kapsamda sizlerle ayrıca şu bilgileri paylaşmak isterim. Bildiğiniz gibi özellikle türlerin anatomik ve morfolojik olarak teşhisi büyük önem taşıyor.

Proje kapsamında Anatomik ve Morfolojik teşhis, programın ilk ayağını oluşturacak. Genetik araştırma ile şu anda bilinen çalışmaların da önünde bir seviye yakalayacağız. Yeni bulunan türlerin Türkçe olarak adlandırılması konusunda bir karara vardık. Sadece bu adımı atmamız bile ülkemizi dünya çapında bu alanda öncü bir konuma taşımaya yetecektir. Bunu başardığımızda Solucan Türleri konusunda dünyanın ‘Bilgi Kaynağı’ haline geleceğiz.

Veteriner Sağlık Ürünleri ve Halk Sağlığı Dairesi : Çalışma ziyareti kapsamında üçüncü sırada Veteriner Sağlık Ürünleri ve Halk Sağlığı Dairesi’ni ziyaret ettik. Toplantımız Daire Başkanı Veteriner Mustafa Bebek’in ofisinde gerçekleştiÇalışma ziyareti kapsamında üçüncü sırada Veteriner Sağlık Ürünleri ve Halk Sağlığı Dairesi’ni ziyaret ettik. Toplantımız Daire Başkanı Veteriner Mustafa Bebek’in ofisinde gerçekleşti. Solucan gübresi üreticilerinin işlemlerini yürütmekle görevlendirilen Veteriner Durmuş Kahveci ve çalışma arkadaşları da bu toplantıya katılarak bize eşlik ettiler.

Buradaki çalışma toplantımızda üretim süreçlerinin çevresel riskleri halk sağlığı bakımından ele alındı. Üretim yöntemleri mikrobiyolojik açıdan görsel açıdan ve çevreye yayılacak pis koku bakımından tartışıldı. Üretimlerle ilgili gelen şikayetleri değerlendirerek denetim yapan bu birim aynı zamanda koşullara uygunluk denetimlerinde önceden alınmış lisansları tek taraflı olarak geri çekebiliyor.

Daire Başkanı Veteriner Mustafa Bebek denetimlerin illerdeki birimler tarafından yapıldığını ve merkeze her şeyin kağıt üzerinde geldiğini bu yüzden doğrudan ellerindeki yönetmeliğe bakarak bu yazıları incelediklerini ve karar verdiklerini söyledi.

Bu açıdan sürdürülebilir bir çiftlik modellemesi ve sürdürülebilir üretim modellemesi yapılması ve kendilerine bu konuda yardım sağlanması konusunda Tosgeb Derneği’nden beklentilerini ayrıntılı olarak ifade etti.

Öte yandan denetimde sorunlar yaşandığını da kabul etti. Üretimin niteliksiz ortamlarda yapılmasından dolayı üreticilerle karşı/karşıya gelindiğini bildirdi.

Onlara şunu ifade ettik. “Bu yeni bir iş kesimidir. Yeterli danışman, mimari proje ve teknoloji yoktur. Büyük sermaye birikimleri yoktur. Daha da önemlisi neyi nasıl yapacağımız konusunda bilgi de yoktur.

Bilim okullarımızdaki çalışmalar henüz teori aşamasında veya deney sonuçlarından ibarettir. Bunları büyük ölçekli olarak deneyip iyileştirilmiş sonuçlar elde etmek için zamana ihtiyaç vardır. Henüz tüketici solucan gübresi hakkında yeterli bilgiye sahip değildir. Bu pazara güven vermek gereklidir.

Tarım Reformu Dairesi Başkanı Haluk Çağlar’dan önemli bir uyarı geldi. “Biz geçmişte tavuk gübresi konusunu da önemle ele aldık. büyük umutlar bağladık. Kırsal kalkınma programları çerçevesinde onu destekledik. Ancak sahteciler türedi ve bu iş kesimi büyük hayallere rağmen ilerleyemedi ve silindi onca teşvikte boşa gitti. Solucan gübresinin sonu da böyle olmasın” dedi.Bunu geliştirmek için iş kesimimizdeki bazı üreticiler zorunluluktan kendi teknolojilerini geliştirmeye yöneldiler. Bu üreticiler şimdi bir yandan solucan kültürü ve solucan gübresi üretirken aynı zamanda teknoloji üreten birer atölyeye dönüştüler.

Bu hızı desteklersek ileride bu küçük atölyeleri birer büyük üretge olarak göreceğiz Bu yüzden denetimlerde doğrudan lisans iptali gibi bir yola başvurulursa üreticileri caydırırız ki, bundan gelecek umutlarımızda zarar görür. Bu tür uygulamalar işe olan özeni ve ilgiyi azaltır. Bizim ilgiyi azaltmaya değil artırmaya özendirici olmaya ihtiyacımız var. Ancak sahteciler veya ürünü koşullara uygun üretmeyen ve tüketiciyi kandıranlar bu kapsam dışındadır dedik. Bu yüzden üreticinin kimliği kişiliği bu işle ilgili arzu ve hedefleri de dikkate alınarak kaliteye yönlendirilmelidir. Lütfen illerdeki yönetmenlerinizi de bu konuda özendirici olmaya yönlendirin dedik.

Çalışma ziyaretimizin son durağı Kırsal Kalkınma ve Kredilendirme Dairesi başkanı Haluk Çağlar oldu.

Buradaki ziyaretimizde derneğin amaçlarına değinerek, üreticilerimizin organik gıdanın temelini oluşturan organik gübre is kesimi içinde yeni filizlenen Solucan Gübresi hakkında temel bilgiler verdik.

Ardından gıda güvenliğinin artık birincil konumuz olduğunu, bunu sağlamak için organik gübreye ihtiyaç olduğunu, ülkemizin yıllık 6 milyon ton kimyasal gübre hammaddesi kullandığını sadece dış kaynaklı satın almalara 4 milyar dolar seviyesinde bir fon sağlamak zorunda kalındığını, halbuki solucan gübresi üretmeye özenen kesimin proje bazında desteklenmesi halinde bize önemli sürprizler yapabileceğini bildirdik

Yine devamla bu tür bir kredinin yarısı hibe yarısı geri ödemeli biçimde sağlanması halinde üreticilerimizin büyük bir şevkle işlerine bağlanacaklarını bunun sonucu olarak halkımızın organik gıdaya daha kolay ulaşacağını ve sağlıksız gıda ile zehirlenerek hastane kapılarında esir olmaktan da kurtulacağını söyledik.

Burada Bilim Kurulu Başkanımız Operatör Doktor Cezmi Saday “bu iş kesimi desteklenir ve özendirilirse kısa sürede yıllık 1 milyon ton solucan gübresi üretmek Türkiye için hayal değil” dedi.

Daire Başkanı Haluk Çağlar bunun üzerine söze girdi ve “geçmişte tavuk gübresi konusuna değinerek, kırsal kalkınma programları çerçevesinde onu destekledik. Ancak sahteciler türedi ve bu iş kesimi büyük hayallere rağmen ilerleyemedi ve silindi onca teşvikte boşa gitti” dedi.

Daire Başkanı Haluk Çağlar devamla şunları söyledi. “Sizlerin bu girişiminden yakın zaman önce haberim oldu. Gördüğü kadarıyla geniş bir bakışa sahipsiniz. Zaten kadronuza bakarak da bunu görüyoruz. Eğer piyasada sahtecileri ayıklayabilirseniz. Biz de bakanlık olarak kapasite ve yatırım ölçütlerine bakarak pazara bakarak değerlendirmek kaydı ile onayladığımız projelere 2 milyona kadar yarısı hibe yarısı geri ödemeli bazı fonları devreye alabiliriz.

Ancak bunu yapmamızın birinci koşulu, ürünün bakanlıkça tanımlanması ve adlandırılması gerekir. Pek çok başvuru alıyoruz ancak bunları reddediyoruz. Çünkü mevzuat henüz yok. Tabi bu süreçte dernek olarak sizin de doğru üreticileri tespit etmekte desteğinize ihtiyacımız olacaktır” dedi. Biz de kısa süre içinde Bitki Besleme Dairesi tarafından ürünün adlandırılması ile ilgili bir yönetmelik üzerinde çalışıldığını ifade ettik. Ürünün “Solucan Gübresi olarak adlandırılması konusunda tam bir mutabakat sağlandığını söyledik.

Sevgili üyelerimiz, Çalışma toplantılarımız sırasında ilgili personele ve yönetmenlere solucan gübresinin üretim yöntemleri ve sorunlarını yerinde görmeleri için bir teknik gezi düzenlemeyi önerdik.Yakın zamanda bazı üyelerimizin tesislerine bakanlık uzmanları ile günübirlik geziler düzenleyeceğiz. Bu geziler işbirliğimizin gelişmesi ve halk kurumlarının üreticiler hakkında bir yargıya varırken sağlıklı karar almaları için büyük önem taşıyor.

Kaynak:tosgeb.org

https://www.rivasol.com.tr/Blog/Icerik/tarim-ve-hayvancilik-bakanligina-calisma-ziyareti-41