Yeni MacBook 2015 ile ilgili görüşlerim
Apple, 9 Mart 2015 tarihinde Apple Watch tanıtımı yapmak üzere düzenlediği basın toplantısında yeni MacBook Air ve 13’’ retina ekranlı MacBook Pro’yu da tanıttı.

Yeni MacBook’ların bence öne çıkan en önemli özelliği; eski Haswell işlemcilerinin yerini Broadwell ULT mimarisine dayalı beşinci nesil işlemcilerin almış olması. Intel Core i5 ve i7 seçenekleriyle satışa sunulacak olan MacBook’ların özellikle Air modellerinde tercih edileni i7 işlemcili olanları.
Yeni MacBook Air’ların performanslarının önceki Air modellere göre gözle görülür bir artış sağlanmış. 13’’ MacBook Air’e iki katına kadar daha hızlı flash da eklenerek zaten mükemmel olan günlük dizüstü bilgisayarları daha da iyi hale getirdiler.
Apple’ın Temmuz 2014’te üretimine başladığını duyurduğu retina ekranlı yeni MacBook’larının çıkışında gecikme sebepleri olarak yeni kasa tasarım testlerini gösteriyorlar. Peki bu kadar beklenen bu yeni tasarım bizlere neler sunuyor?
MacBook’ların kasalarını daha çok inceltmek için Apple’ın sadece kulaklık bağlantısını, çift mikrofon ve hem şarj hemde veri aktarımını sağlayacak USB girişi ile değiştirdiğini görüyoruz. Yeni bir USB teknolojisini hayatımıza sokan Apple bizi USB-C teknolojisi ile, tek bir çıkış noktasından, şarj, hızlı USB 3 veri aktarımı ve video çıkışı ile tanıştırıyor. Tümü, bu küçük, çift yönlü ve mevcut USB bağlantı noktalarının üçte biri boyutundaki harika bağlantı noktasında birleştirilmiş durumda. Yeni MacBook’ta klavye komple yenilenmiş durumda. Klasik tuş takımlarındaki makas sisteminin yerini kelebek sistemi almış ve bu sitemle birlikte tuşlar artık %40 daha ince ve her tuşun altına gelen özel bir aydınlatma sistemine sahip. Ayrıca klavye bölümünde ise hoparlörler üst kısıma taşınmış. Bu da %24 daha ince yapısının temel özelliklerinden birini oluşturmuş. Yeni MacBook’lar da artık fan yok ve sessiz bir yapıya sahip. Fanlardan arda kalan yerler ise pillerle doldurulmuş durumda. Bu sayede yeni MacBook’lar 9 saate kadar wi-fi üzerinden internetten gezinmeye ve 10 saate kadar video izlemeye olanak sağlıyor.
Tüm MacBooklar’ın toplamda 900gr ve 13,1mm kalınlığında olması piyasanın en hafif ve zarif laptopları olmalarını sağlıyor.
Yeni MacBook’larda ilk bakışta göze çarpan en önemli özelliklerden biri ise; standart gümüş renk alüminyumun dışında altın ve uzay grisi ve gümüş renk seçenekleri ile sunulmuş olmaları. Şuana kadar hep aynı renkte görmeye alıştığımız MacBook’lara çok farklı bir hava katmışa görünüyor bu özellik.
Apple’ın yeni MacBook Air’i ve 13 inç MacBook Pro modelleri Boot Camp ile kullanıcılarını şaşırtacak bir diğer kullanım özelliği ise Windows 7’yi desteklemiyor oluşu. Bu modeller üzerine Windows kurmak isteyenler Windows 8 veya daha üst bir sürümü tercih etmek zorundalar. Bu yaklaşımı zaten şuan piyasaya Windows 8’in sunulmuş olması ve Windows 10’nun kullanımının yaygınlaşmaya başlamasıyla beraber Windows 7’nin artık yavaş yavaş tercih ortadan kalkacağını düşünmelerini olduğunu sanıyoruz.
9 Mart’ta tanıtılan yeni Mac’lerle beraber hayatımıza Force Touch teknolojisi diye yeni bir trackpad yerleşmiş durumda. Bu teknolojide dokunma panelinin hangi köşesine dokunursanız dokunun algının kesilmemesi için geliştirilmiş sensörlerle beraber dokunma gücünüze göre ekrandan tepki alabilmeniz de mümkün. Force Touch teknolojisine sahip Mac’lerle uyumlu olan Inklet uygulaması da, Force Touch teknolojisini destekleyen ilk uygulama olarak piyasaya sunuldu. Özellikle çizimlerinizi kolay bir şekilde hazırlayabilmeniz için tasarlanmış bu programda, Pogo adlı özel bir çizim kalemini de uygulama ile birlikte satın alabilirsiniz. Bu kalemle trackpad üzerinde çizimler yapabilirsiniz.
Yeni ürünler ile ilgili internette yer alan haberler arasında en dikkat çekicisi bence Apple’ın Küresel Pazarlamadan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Philip Schiller’in yaptığı “Bugün çok sevilen Retina Ekranlı 13 inç MacBook Pro, 11 inç MacBook Air ve 13 inç MacBook Air’in hepsi çok önemli gelişmeler kaydetti,” şeklindeki açıklaması. Philip Schiller, “13 inç MacBook Pro en yeni işlemciler, daha güçlü grafikler, daha hızlı flash, daha uzun pil ömrü ve yepyeni Force Touch trackpad ile güncellendi. Ayrıca 11 inç ve 13 inç MacBook Air’e en yeni işlemci ve grafiklerle daha hızlı Thunderbolt 2’yi getirdiğimiz gibi, 13 inç MacBook Air’e de iki katına kadar daha hızlı flash getiriyoruz” açıklamasını yaptı.
Peki bu retina ekranlı yeni MacBook’lar sadece 13’’ ile sınırlı kalabilir mi? Hiç sanmıyorum. Şuan resmi bir açıklama yapılmamış olsa da 8–12 Haziran 2015 tarihleri arasında 15’’ retina ekranlı MacBook’ların satışa sunulabileceği dedikoduları da internette alıp başını gitmiş durumda. Bekleyelim ve görelim.