Kedili Post

“Bu yazıyı bir sürü kedi gif’i paylaşabilmek için mi yazdın?” diye soranlar olacaktır. Cevap: belki.

Ağız alışkanlığıyla evcil hayvan dediğimiz kedilerin aslında evcil mevcil olmadığını biliyorsunuz değil mi? Bilmiyorsanız anlatayım:

Kedi dediğin hayvanlarla insanların münasebeti yaklaşık 9.500 yıl önce başlamış. Sebep? İnsanların yerleşik hayata geçip tarım yapmaya başlaması. İnsanlar tahılları depolamaya başladıkları zaman önce “Biz de o kaynaktan faydalanmak istiyoruz” diyen fareler peydah oluyor. Hemen arkalarından da kediler “Abi, cüzi bir miktar karşılığında biz bu farelerle baş ederiz” diye geliyorlar.

Kedilerin ticarete olan ilgileri ilk çağlardan beri biliniyor.

2014 sonunda Çin’de yapılan bir araştırmada bulunan fosiller yaklaşık 5.300 yıl önce kedilerin insanlarla birlikte yaşadığını, her iki cinsin de tahılla beslendiğini ve kedilerin tahıla ek olarak fareleri de mideye indirdiğini göstermiş.

Kedilerle insanların müşterek hayatı binlerce yıldır kabaca bu şekilde ilerlemeye devam ediyor. Bugün evlerimizde yaşayan kediler, binlerce yıl önceki vahşi atalarından genetik olarak pek de ayrışmıyor. Seçici çiftleştirme gibi yöntemlerle evcilleştirdiğimiz köpeklerle ataları olan kurtların arasındaki farkla karşılaştırınca evlerimizdeki kedilere en iyi ihtimalle “yarı-evcil” demek mümkün. Bir başka deyişle, kendi istekleri doğrultusunda insanlarla yaşamayı tercih ediyorlar.

Modern zamanda da avcılık alışkanlıklarını sürdüren bir kedi

Farelerle mücadele için kedilerden faydalanmak sadece 9.500 yıl önceki atalarımızın yaptığı bir uygulama değil tabii. St. Petersburg’daki Hermitage Müzesi’nin sergilediği eserleri farelerden korumakla görevli, kadrolu 70 adet kedisi var mesela. Kediler müzenin bodrum katında kendilerine ait bir odaya sahip. Odada yatakları, yemekleri, suları ve üzerleri yumuşak kumaşlarla kaplanarak konforlu hale getirilmiş kalorifer boruları mevcut. Aynı zamanda müzenin belli bölgelerinde dolaşabiliyor, fare avlayabiliyor ve keyifleri isterse müze ziyaretçileriyle takılabiliyorlar.

Kedilerin müzedeki idari görevlerde çok başarılı olamadıkları da gözlemlenmiş.

Rusların kedi sevgisi aslında bayağı kültürel bir olay. Moskova’daki Kedi Müzesi’nin sitesine göre (Evet, Kedi Müzesi) kedi sahibi olmanın insana iyi şans getirdiğine inanılırmış Rusya’da. Hatta, yeni bir eve ilk giren canlının kedi olması da çok uğurlu sayılan bir olaymış. Rusya’nın en büyük bankası (Türkiye’deki Denizbank’ın da sahibi olan) Sberbank da bu inanıştan yola çıkarak bir 2012’de bir kampanya yapmış. Sberbank’tan mortgage kullanarak ev sahibi olanlara, evin kapısından ilk adımı atması için 2 saatliğine kedi ödünç verme hizmeti. Anladığım kadarıyla geçici bir kampanyaymış, Rusya’dan ev alma niyetiniz varsa bilginize…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.