Almanya’da Türk ne demek? (Yıllar önce yazdığım bir yazı…)
Uydu anteninin olduğu yerde uyum olmaz mı?
Almanya’ya geldiğim yıl olan 2002'den beri Almanya’daki Türk medyasından en sık duyduğum kavram oldu bu „Integration“ (Uyum, entegre olmak) Yazılır, çizilir, devlet tarafından sorun olarak görülür, devlete ben çözeceğim bu işi diye projeler götürülür, Alman devleti soyulur… vs. vs.
Almanya’daki Türk toplumu, ne zamanki artık devlet yönetiminde söz sahibi olabilecek vasıflı. insanlar yetiştirmeye başladı, ne zamanki basarili işadamları( dolayısıyla Alman ve dünya is örgütlerinde) ortaya çıkarmaya başladı, o zaman homojen bir yapıdan daha. heterojen bir sosyal yapıya bürünmeye başladı. Entegrasyon diye yıllardır içi boşaltılmış bir kavram gündeme getirilmekte, sosyal hayatta bu kavramın benim görüşüme göre tam karşılığı bulunamamaktadır. O yüzden gelin bu kavramı artık tarihe gömelim. Çünkü yaşadığımız uyum problemi, azınlık bir toplumun çoğunluk bir topluma uyma sorunu değildir. Konuyu 3 ana başlıkta söyle biraz açmak isterim:
Sosyal hayat uyumu:
Sosyolojik olarak Almanya’da uyum sağlanacak sadece bir çeşit Alman toplumundan söz edemeyiz. Kendi aralarında bir çok sosyolojik yasam tarzı katmanı oluşturmuş çeşitli Alman çevreleri bulunmaktadır. Bunlardan hangisine uyum sağlayacağız? Dindar Almanlara mı? Milliyetçi Almanlara mı? Liberallere mi? Sosyal Demokrat dünya görüsünü savunanlara mı? Ateistlere mi? Bunca katmandan oluşan bir Alman toplumuna uyum sağlayabilmek, bukalemunların bile başaramayacağı bir şeydir.
Ancak şurası kesin ki, hali hazırda var olan bir Alman Anayasası mevcuttur ve bu yukarıda bahsettiğim toplum katmanlarının hepsi bu anayasaya uymakla yükümlüdür. Almanya’da yasayan insanlarımızın „Integration“ denen şeyle kafalarını karıştırmak yerine, bu Anayasaya bağlı olmalarını talep etmek, kendi haklarını ve özgürlüklerini bu anaya çerçevesinde aramaları bilincini onlara vermek yeterli olacaktır.
Dil Sorunu:
Dil sorunu başlı başına ayrı bir konudur. Yeni nesilden. Almanya’da olup da Almanca konuşmayı öğrenmek istemeyen bir kişi bile çıkacağına inanmıyorum. Uyum sağlaması istenilen, söz konusu olan kişilerin ise zaten sosyolojik olarak aşağı yukarı 10 yıl ömürleri kalan 1. Nesil olmadığını biliyoruz. Yukarıda bahsettiğim sosyal katmanlardan oluşan toplum yapısı Almanya’daki Türklerde de mevcuttur. Kendi aralarında hayata bakış açıları ve eğitim seviyeleri çok farklı. insanlardan oluşan bir yapı ile karşı karşıyayız. Heterojen yapıdaki bu toplumu homojen hale getirmeye çalışmak, tıpkı anayasa gibi ortak bir bilinç etrafında bu insanları toplamak gerekir.O kanunun ismini toplum olarak kendimiz koymalıyız: „Almancayı öğrenmelisin!“ Burada bazı sorular kafada belirebilir. „Türkçeyi neden öğrenmiyoruz, Anadilimiz ne olacak?“ vs. gibi… Türkçe uyumun değil, asimilasyonun bir sorunudur. Asimilasyona uğramamak için gerekli bir kavramdır Anadil…Ayrı bir sorunun parçasıdır.
Eğitim:
Yukarıdaki iki sorununda, aslında asıl çıktığı yol EĞİTİM’ dir. Kasabasından, köyünden büyük şehre gelen insanların da uyum sorunu vardır, başka bir ülkeye yerleşen insanların da… Kişi kendini evrensel olan ahlak kuralları ile donatır, yasadığı ülkenin kanunları çerçevesinde hayatını idame ettirir ve yeni şeyler öğrenmeye kendisini açık tutar ise, problem ortadan kalkmış görünmektedir. Gençlerimize bu noktada tavsiyelerim;- Sadece sizi aşağılayanlar, size „Türkler bizim için sorun“ diyenler ortaya çıkacağı zaman Alman televizyonlarını izlemeyin. Sadece o zaman bir şeyleri araştırmaya başlamayın. Sürekli olarak kendinizi geliştirmeye çalışın.-Kesinlikle ve kesinlikle hem Alman edebiyatından, hem Türk edebiyatından ve hem Dünya klasiklerinden kitaplar okuyun. Yılda en az 10 kitap okuyan bir genç, bir çok Almandan daha fazla bu topluma uyumludur. Eğitim diye bahsettiğim şey de zaten sadece okulda elde edilen bilgiler değil, kendi çabalarınızla okuyup kendinizi geliştirmeniz.-Kendinizi ve yaşadığınız toplumu eleştirmekten korkmayın. Kendinizi dış dünyaya kapatmayın. Yeniliklere açık olun. Kitle iletişim araçlarının etkisi. (Internet, Radyo, TVvb.) dünyadaki yasam tarzları arasındaki farkın da azalmasına sebep olmuştur. Dünya da küreselleşme (Globalisierung) alıp başını giderken, yakında aynı değer yargılarına sahip dünya vatandaşları diye bir yeni sosyolojik yapı ortaya çıkarken, sizler de bu yapılanmayı fark edin ve pozisyonunuzu alın.
Entegrasyondan ziyade eğitime, kendinizi geliştirmeye zaman ayırın. Çözersiniz bu olayı..
Ömer Altıok
