Anne ben “real time marketing” gördüm :)

Sıra geldi, özellikle dijital pazarlamacıların zamanla yarışına…

Hepimizin aşina olduğu “gerçek zamanlı pazarlama” tanımını tekrarlarsak: Lokal ve global gündemi takip ederek; markanıza değer katacak ve müşterileriniz/takipçilerinizle etkileşim yaratacak; içerik pazarlamasıdır. Ağırlıkla sosyal medyada, Twitter’da, yürütülür.

Bu tanımı yazması kolay iken, yapması zordur. Sağlam efor, dedikasyon ve tüm partilerle işbirliği ister. Nitekim en büyük savaş zamana karşıdır.

Gerçek zamanlı pazarlamada odaklanmak çok kritiktir, çünkü markanın kendini eşleştirmek isteyeceği alanları bilmesi gerekir. Örneğin, o günkü C.Başkanlığı At yarışı bir bankanın gündeminde olmamalıdır ( eğer imar bankası değilseniz :) )

Gerçek zamanlı pazarlama tarifi:

1. Markanızın etkileşime konu olacak assetlerinin listesi.

2. Gündemi takip edecek bir pazarlama ekibi ve ajans.

3. Takvimli gündemin listelenmesi, öncelikli olanların belirlenmesi.

Örn; dünya kupası takvimli bir organizasyondur; ancak yarı final macında ING globalin sponsor oldugu takımın oyuncusu Kuyt’un ismini Ömer Üründül’ün telaffuz edememesi ve bu konunun twitterda trending topic olması “gercek zamanlı olay”dır. Ing Bank da dünya kupasını odak noktasına alıp takip etmiş, fırsatı yakalayınca da bu durumu lehine kullanmıştır.
Super Bowl bilinen ama elektrik kesintisi beklenmeyen bir olaydır. Oreo bu fırsatla “gerçek zamanlı pazarlama”nın kitabını yazmaya başlamıştır.

4. Konuşulmayacak konu ve zamanların netleştirilmesi (ülkenizdeki genç insanlar bir günde katledilirse, pazarlama konu olamaz)

5. Dedike ekibin inisyatif sahibi olması. İçeriğe onay beklerken fikrinizin benzeri çıkabilir ya da gündem soğuyabilir. Hızlı bir organizasyon gerekir. ( telefon görüşmeleri ve whatsapp en doğru yönetim kanalı olur)

Özetle, özellikle markanızın “spontan bilinirliği”ne destek verecek gerçek zamanlı pazarlama fırsatlarını yakından takip etmenizi, ettirmenizi öneririm.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated SinemSoydar’s story.