Amazon Geleceğin Bankası Olabilecek mi?

Teknolojideki gelişmeleri ürün, hizmet ve süreçlerine en başarılı şekilde uygulayan sektörlerin başında bankacılık geliyor. Ancak finans alanında dijitalleşme ile başlayan dönüşüm bankalarla sınırlı kalmadı ve yarışa yeni oyuncular dahil oldu. Yüzyıllar boyunca bankalardan finans hizmeti alan insanoğlu, son on yılda FinTech şirketlerinin sunduğu çözümlerle tanıştı. İçinde bulunduğumuz bu dönemde bankalar ile FinTech şirketleri arasında kurulan işbirlikleri, ürün ve hizmetlerin çeşitliliğini ve kalitesini arttırırken finansal erişime de olumlu katkı yaptı.

Finans sektöründe; başrolünde Apple, Google, Facebook, Alibaba, Tencent gibi ‘BigTech’ olarak da anılan dev teknoloji şirketlerinin yer alacağı yeni bir dönem başlamak üzere. Bu anlamda en büyük atılımı yapan şirketlerden birinin Amazon olduğu söylemek yanlış olmaz. Bugün dünyanın en zengin insanlarından biri olan Jeff Bezos tarafından 1994 yılında Seattle’da online kitapçı olarak kurulan Amazon, zaman içerisinde ürün ve hizmet çeşitliliğini arttırarak dünyanın en büyük internet perakendecisi haline gelirken bulut teknolojisi, sesli asistanlar, insansız mağazalar gibi yeni ufuklara da yelken açtı. 2017 sonu itibarı ile 566 bin çalışanı olan Amazon’un odaklandığı son alan ise finans oldu. Amazon Pay çözümü sayesinde Amazon dışındaki e-ticaret sitelerinde kullanıcıların Amazon hesaplarında kayıtlı ödeme araçları ile ödeme yapmasını sağlayan Amazon’un bu hizmetini kullanan kişi sayısı 2016 sonu itibarı ile 33 milyona ulaşmıştı. Hediye kartları da sunan Amazon’un finansa ilgisi tüm bunların ötesine geçmiş durumda. Amazon’un kullanıcılarına çek hesabı açma imkanı vermek için ABD’de bankalarla görüşmeler yapmaya başladığı yönündeki bilgi, geride bıraktığımız hafta içerisinde basında yer aldı. KOBİ’lere yönelik kredi kartı ve kredi çözümü sunmak için de bankalarla işbirliği düşüncesi olduğunu biliyoruz. Amazon’un attığı adımlarda dikkat edilmesi gereken nokta, Amazon’un gerekli lisansları alıp bir banka gibi hizmet vermek yerine bankalarla iş ortağı olmayı tercih etmesi, bankaların hizmetleri üzerinde kendi çözümlerini inşa etmesidir. Bu durum; Amazon’un sıkı düzenlemelerle karşı karşıya kalmadan finansal ürün ve hizmetlerini, tüm dünyadaki kullanıcılarına agresif bir stratejiyle sunmasına imkan tanıyacaktır. ABD’de yapılan bir araştırmanın sonuçlarının, bireylerin %45’inin bankacılık hizmetlerinde ilk tercih olarak Amazon’u seçeceğini ortaya koyuyor. Bu veriyi de göz önüne alacak olursak, açık bankacılık yapılarının yaygınlaştığı bir dünyada Amazon’un her ülkede çeşitli bankalarla işbirliği yaptığı bir modeli hayata geçirip hızlı bir yaygınlaşma göstermesi ve ‘geleceğin bankası’ olması sanırım kimseyi şaşırtmayacaktır.

Amazon’un yaptığına benzer ve daha olgun örneklerin Çin’de de bulunduğunu görüyoruz. Amazon gibi farklı işkollarından gelmesine karşın zaman içerisinde teknoloji devlerine dönüşen Alibaba ve Tencent gibi şirketler; ödemelerden krediye, varlık yönetiminden kredi skoruna birçok alanda sundukları çözümlerle bireylere bir banka gibi hizmet veriyor. Amazon’dan farklı olarak Tencent ve Alibaba doğrudan lisans alarak bu hizmetleri sunmayı tercih ediyor. Lisans alarak çözüm sunmak, bir başka deyişle bankaya dönüşmek, şirketlere bağımsız hareket etme avantajı sağlasa da sıkı düzenlemelere uyum sağlamanın teknoloji şirketleri için kolay bir süreç olmadığı da açıktır.

Bankaların kendisini “finans hizmeti veren teknoloji şirketleri” olarak tanımlamaya başladığı günümüzde, teknoloji şirketleri ile köklü ve saygın finans kurumları arasındaki köprünün altından daha çok sular akacağa benzer. Apple, Google, Facebook, Samsung gibi şirketlerin de finans ve bankacılığa ilgisini ödemelerin ötesine taşıması sürpriz olmayacaktır. Bu alandaki gelişmeleri ve ülkemize yansımalarını büyük bir merak ve heyecan ile gözlemlemeye devam edeceğiz.

Like what you read? Give Soner CANKO a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.