TAREM Hakkında

Toplumsal Araştırma ve Eğitim MerkeziTAREM niçin kuruldu ve perspektifi nedir?

(TAREM) Türkiye’de işçi hareketiyle Türkiye’nin alternatif akademik birikimi arasında son çeyrek yüzyılda zayıflayan ilişkinin yeniden güçlendirilmesini sağlamak ve bu işbirliğinin ortaya çıkaracağı yeni olanakları işçi hareketinin hizmetine sunmak amacıyla kurulmuştur. TAREM bu misyonuna uygun olarak çalışmalar yaparak, Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecinde ve genel olarak toplumsal ilerleme sürecinde temel bir dinamik olarak rol oynaması beklenen sendikal hareketin daha bilinçli, kurumsal kapasitesi gelişmiş, uluslar arası dayanakları güçlenmiş bir seviyeye ulaşmasına da katkı sağlamaya çalışmaktadır.

Sendikaların burada tarif edilen rolü oynayabilmesinin, öncelikle işçi sınıfının geniş kitlelerinin örgütlenme merkezleri olarak yeniden inşa edilmesinden geçtiğinin farkında olan TAREM, yerel-ulusal ve uluslar arası boyutlarda örgütlenme kampanyalarına destek vermeyi stratejik bir öncelik olarak değerlendirir.

TAREM, 2000’li yılların teknolojik atılımını yakından takip eder ve işçi sınıfının, sendikaların ve genel olarak toplumsal muhalefetin içinde bulundukları yeniden yapılanma sürecinde, yeni iletişim teknolojileri alanındaki gelişmelerden daha etkin bir biçimde yararlanması için çalışır. Bu alandaki çalışmaların orta vadeli hedefi Türkiye çapında örgütlenmiş bir Emek Haber Ajansı’nın kuruluşunun gerçekleştirilmesi ve bu alanda yapılan çalışmaların ortaya çıkardığı birikimlerin kurumsal güvenceye kavuşturularak işçi sınıfı hareketin günlük mücadelesinin ve tarihsel ihtiyaçlarının hizmetine sunulmasıdır.

TAREM’in araştırma, eğitim ve yayın alanındaki çalışmaları, yukarıda tarif edilen temel amaçlar çerçevesinde planlanır ve hayata geçirilir.

Bu yönleriyle TAREM, eşitlik-özgürlük-adalet için örgütlü sınıf, örgütlü toplum ideallerine bağlı olarak sınıf perspektifini temel alarak çalışır.

TAREM bu perspektifle planladığı ve hayata geçirdiği çalışmalarında kısa-orta ve uzun vadeli somut sonuçlara ulaşabilmeyi önemser ve işçi hareketinde temsilcisini bulan insanlığın ilerleme kavgasında işçi sınıfından, emekçilerden, ezilenlerden yana sağlanacak her türlü ilerlemede küçük de olsa rol oynayabilmeyi başarı ölçüsü olarak benimser. Bu çabalarında TAREM, Türkiye işçi hareketinin uzun vadeli hedeflerine ulaşabilmesi için stratejik bir rol oynayabileceğini düşündüğü bir Emek Enstitüsünün kuruluşunu çalışmalarının uzun vadeli hedeflerinden birisi olarak ele alır.

TAREM Neler Yaptı?

TAREM 2006 yılında gerçekleşen kuruluşundan bu zamana kadar ağırlıklı olarak sendikalarla birlikte olmak üzere, kadın örgütleri, insan hakları örgütleri, belediyeler, gençlik örgütleri ve çeşitli STK’larla birlikte 40’un üzerinde farklı sempozyum, forum, panel, seminer, çalıştay, kamp, konser türü etkinlikler düzenlemiştir.

Yine TAREM bir yayınevi kurmuş şu ana kadar 9 kitap yayınlamıştır. TAREM tarafından kurularak yayın hayatına başlayan EmekDünyası.net isimli internet işçi gazetesi üç dilli olarak yayın hayatını sürdürmekte ve giderek daha fazla ilgi çekerek uluslar arası sendikal harekette kalıcı bir yer edineceğini göstermektedir.

TAREM uluslar arası işçi hareketine yakın bir ilgi göstermektedir. Bu amaçla pek çok uluslar arası etkinliğin düzenleyicisi veya katılımcısı olmuştur. Bunlar içinde Dünya Genç İşçi Buluşması, Kriz Döneminde Uluslar arası Dayanışmanın Artan Önemi ve Sendikalar, Avrupa Sosyal Forumu, Mezopotamya Sosyal Forumu, LabourStart Küresel Dayanışma Konferansı öne çıkmaktadır.

TAREM şu ana kadar 3 araştırma tamamlamıştır. Aynı zamanda öncekilerin de güncellenmesini hedefleyen üç yeni araştırma da tamamlanmak üzeredir. İşçiler ve Kitle İletişim Araçları Araştırması (2008), Genç İşçi Profili Araştırması(2009), Kadın ve Kriz Araştırması(2010), İşçiler ve Kitle İletişim Araçları Araştırması (2012), İşçilerin AB’ye yaklaşımı Araştırması (2012) ve İşçiler ve Siyaset Araştırması (2012) olmak üzere tamamlanan araştırmalar sendikaların yeni örgütlenme kampanyalarında özellikle yeni kuşak işçileri daha yakından tanımalarını sağlamış ve daha etkili örgütlenme stratejileri oluşturmalarına katkı sağlamıştır.

TAREM eğitim merkezi olarak, sendikal eğitim pratiklerini önemsemektedir. Bir yönüyle çeşitli işçi gruplarına yönelik eğitim çalışmaları düzenleyen TAREM, diğer yandan sendikaların eğitim alanındaki deneyimlerini merkezileşmesine katkı sağlayacak ve bu birikimin uluslar arası sendikal harekete mal edilmesini kolaylaştıracak çalışmalar yürütmektedir.

Şu ana kadar TAREM tarafından düzenlenen çeşitli eğitim toplantılarına yüzlerce işçi katılmıştır.

TAREM ilk andan itibaren alternatif medya alanında yoğun çalışmalar içinde olmuştur. Medya ve basın özgürlüğünün güvence altına alınması demokratikleşmenin ve genel olarak toplumsal ilerlemenin ön koşullarından birisidir. Yeni iletişim teknolojileri alanındaki gelişmeler, ilerlemeler bu çerçevede pek çok yeni olanak yaratmaktadır.

Toplumsal ilerleme ve demokratikleşme mücadelesine kendi cephesinden etkin destek sunmayı temel görevi olarak değerlendiren Toplumsal Dayanışma, Eğitim, Araştırma ve İletişim Derneği (TODAY) ve TODAY bünyesinde faaliyet yürüten Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (TAREM), bu nedenle medya-yeni medya alanında sağlanan teknolojik atılımı yakından takip etmektedir. TODAY/TAREM bu gelişmelerin ortaya çıkardığı yeni medya araçlarını işçi sınıfının, sendikaların ve genel olarak toplumsal muhalefetin hizmetine sunmak için yoğun çalışmalar yapmaktadır.

Medya ve yeni medya, yurttaş medyası alanındaki gelişmeleri eğitim-araştırma-yayınlar-toplantılar kanalıyla desteklemekle yetinmeyen TODAY-TAREM, bu alanda doğrudan haber-içerik üretecek ana mecralar yaratılması için de çaba sarf eder.

Bu alandaki çalışmaların orta vadeli hedefi Türkiye çapında örgütlenmiş bir Emek Haber Ajansı’nın ve daha kapsamlı bir yurttaş haber ajansı ağının kuruluşunu gerçekleştirmektir.

Bu amaç doğrultusunda TODAY TAREM, ülke çapında yüzlerce kişinin desteğiyle Türkiye’nin ilk yurttaş haber ajansı ağı olan dokuz8haber’in kuruluşuna önderlik etmiştir.

Dokuz8haber ajansı ağı, kurumsal olarak bir TODAY/TAREM girişimidir.

İlk örgütlenme çalışmaları Temmuz 2013'te Abbasağa Parkı’nda başlayan Türkiye’nin ilk Yurttaş Haber Ajansı Ağı/dokuz8haber, bir buçuk yılı aşkın bir süredir; onlarca toplantı, pek çok test yayını, çalıştaylar, yüzlerlerce görüşme ile devam eden kuruluş çalışmasını 5 Mayıs 2016'da tamamlayarak kuruluşunu ilan etmiştir.

HAYATIN RİTMİNİ HABERE TAŞIMAK İÇİN DOKUZ8HABER…

Haber alma hakkının kullanılması önündeki engellerin kaldırılması, bu amaçla bağımsız-demokratik bir medya düzeninin tesis edilmesi, demokrasi ve özgürlükler mücadelesinin en önemli taleplerindendir.

Ancak Türkiye’de medya, vatandaşların haber alma özgürlüklerini kısıtlayan, yoğun anti-demokratik sansür politikalarının yoğun baskısı altındadır. Bu politikalara medyada tekelleşme süreci eşlik etmektedir.

GEZİ DİRENİŞİ MEDYA VE YURTTAŞ MEDYASI İÇİN DE YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALADI

Özellikle Gezi eylemleri ve sonrasında yaşanan gelişmeler, medyanın içinde bulunduğu sansür-oto sansür cenderesini hiç olmadık boyutlarda açığa çıkarmış ve milyonların gözleri önüne sermiştir.

“Haber alma hakkı” talebinin en yakıcı haliyle gündeme gelmesini sağlayan bu gelişmeler, binlerce yurttaşın haber alma talebiyle haber kanalları önünde eylemler yapmasına neden olmuştur. Binlerce yurttaşın fiili olarak yaptığı eylemler, yüz binler ve hatta milyonlar tarafından sosyal medya ve yurttaş medyası üzerinden yoğun olarak desteklenmiştir.

Geleneksel ana akım medyanın iyice görünür hale gelen yetersizliği ve medyaya yönelik büyüyen güvensizlik; sadece tepkilere neden olmamış, alternatif arayışlarına hız vermiştir. Özellikle yeni medyanın, yurttaş gazeteciliğinin ve dijital aktivizmin önemi toplumun büyük bölümü açısından daha anlaşılır hale gelmiştir.

Gazeteciler susturulmak istendikçe meslek ahlakına sadık kalmakta ısrar eden pek çok gazeteci #direngazeteci diyerek sahneye çıkmıştır.

Gazetecilerin susturulmak istendiği, medyanın sansür ve oto-sansür cenderesine aldığı her durumda binlerce yurttaş gazetecisi de sahneye çıkmıştır. İnternet, sosyal ağlar ve medya kitleler için sansürün boğucu havasını aşmak için adeta bir nefes borusu olmuştur.

Medyanın tarihinin en kötü dönemini yaşadığı bu dönem yeni bir medya düzeninin temel toplumsal dinamiklerinin adım adım öne çıkmaya başlamasına da neden olmuştur.

GAZETECİLİĞİN BİRİKİMİ VE AHLAKI, YURTTAŞ HABERCİLERİNİN DİNAMİZMİYLE BULUŞUYOR

Kurulduğu andan itibaren alternatif medya alanında çalışmalar yapan TODAY-TAREM, Gezi direnişinin ortaya çıkardığı ihtiyaçlardan ve ortaya çıkardığı toplumsal dinamiklerden yola çıkarak 9 yıla yakın bir süredir yürüttüğü çalışmaları yeni bir aşamaya yükseltmiştir.

TODAY-TAREM, yurttaş habercilerinin, yurttaş haberciliği/alternatif medya tabanlı pek çok oluşumun ve meslek ahlakına sadık kalmakta ısrar eden gazetecinin katılımıyla; toplumun haber alma, gerçeklere ulaşma ve yayma talebini karşılayacak yeni tipte bir haber ajansı kurmak üzere çalışmalara başlamıştır.

Gezi’de ve sonrasında topluma dayatılan sansürü aşmak için etkin bir rol oynayan yurttaş haberciliğinin dinamizmi, meslek ahlakına sadık kalmakta ısrar eden gazeteciler şahsında gazeteciliğin birikimiyle buluşmaktadır.

dokuz8haber ajansı ağı bu tarihi buluşmanın ilk adresi ve ürünüdür. “dokuz8haber” yurttaş gazeteciliğinin bireysel ve kolektif dinamiklerini ortak bir platformda buluşturan çok sesli, çok bileşenli, çok renkli bir dijital haber ajansı-ağı olarak adımlarını atmaya devam etmektedir.

Türkiye’nin ve medya dünyasının yeni tipte haber ajansı ağı olacak olan dokuz8haber bir buçuk yılı aşkın bir süredir sürdürdüğü çalışmalar kapsamında; içerik tiplerinden, organizasyon yapısına ve gelir modellerine kadar pek çok alanda ilklerin hayata geçirildi bir platform haline şimdiden gelmiştir.

Kuruluş Bildirgesi

Son yıllarda sonuçları iyice gözle görülür hale gelen küreselleşme, iddia edildiği gibi halklara refah, adalet ve huzur getirmemiştir. Bilimsel teknik altyapı ve üretici güçlerdeki gelişmeye bağlı olarak işsizlik, yoksulluk ve her türlü yoksunluk insanlığın gündeminden tümden çıkabilecekken; tersi bir durum söz konusudur. Dünyada ülkeler arası, ülkelerde ise sınıflar arası gelir adaletsizliği, eşitsizlik ve yoksulluk artmıştır. Emperyalist ülkeler arası paylaşım kavgaları şiddetlenmiş, bu da öncelikle ülkemizin içinde bulunduğu coğrafyayı hedef haline getirmiştir. Dünya çapında giderek şiddetlenen yeni paylaşım kavgasının ve emperyalist işgallerin bu dönem öne çıkan argümanıysa “terörizmle mücadele” olmaktadır. Bu yaşananlar çerçevesinde bilimsel üretimin hangi amaçla ve kimler için yapıldığı sorunu daha da önemli hale gelmiştir. İnsanlık tarihinin binlerce yıldır biriktirdiği bilgi, insanlığın daha ‘iyi’ bir geleceğe ulaşması, halkların eşitlik, özgürlük ve refah içinde yaşaması için mi kullanılacaktır; yoksa dünya nüfusunun çok küçük bir azınlığını oluşturan tekelci kapitalistlerin ve işbirlikçilerinin zenginliklerine zenginlik katmaları amacıyla dünyayı yakıp yıkmaları, halkları baskı altına almaları, yoksulluğa mahkûm etmeleri için mi? Bu soruya verilecek yanıt, bilimin ve bilim insanlarının insanlığın geleceğinde nasıl bir rol oynayacaklarını belirleyecektir. Ancak egemen bilim anlayışı ve bu anlayışla birleşen ‘bilim insanları’nın önemli bir çoğunluğu tercihini emekçi sınıflar ve ezilen halklardan yana değil, egemen toplumsal sistem olan kapitalizmden ve kapitalist tekellerden yana yapmaktadır. Oysa bilimin dünyadaki eşitsizlikleri, adaletsizlikleri meşrulaştıran işlevinin yerine; toplumsal gerçekliğin ifadesi işlevinin konması bugün her zamankinden daha elzemdir. Bu noktada bilimsel üretimin “toplum ve ezilen sınıflar yararına” yapılması gerektiğini düşünen bilim insanlarının dünyayı dönüştürme mücadelesine daha aktif katılımının zorunlu olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle egemen bilim anlayışına karşı alternatif bilimsel yaklaşımlar üretmek, var olanları geliştirmek, üniversiteler dışında ortak çalışma alanları yaratmak önemlidir. Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (TAREM), bu perspektifle oluşturmaya çalıştığımız bir kurumdur. Amacımız dünyayı ‘daha iyiye’ doğru dönüştürme çabasında rol oynamak isteyen bilim insanları, aydınlar ve araştırmacılarla ortak bir çalışma platformu yaratabilmektir.

TAREM’in benimsediği hedefler

• Türkiye’nin toplumsal, ekonomik ve siyasal yapısını anlamaya yarayacak, içinde bulunulan dönemin özelliklerini ortaya çıkaracak alan araştırmaları yapmak.

• Bu hedefin bir parçası olarak, sosyal bilimlerin çeşitli alanlarında ve çeşitli konularda çalışma grupları oluşturmak.

• Bu grupların ürünleri başta olmak üzere TAREM’in faaliyet alanlarıyla ilgili konularda yayın yapmak.

• Özellikle sosyal bilimlerdeki güncel konuları, tartışmaları ve çalışmaları paylaşmak amacıyla bir süreli yayın çıkarmak.

• Sosyal bilimleri bir bütün olarak ele alıp toplumla bağlarının güçlendirilmesine çalışmak ve bu amaçla çeşitli konularda eğitim atölyeleri oluşturmak.

• Toplumsal araştırmalar ve eğitim alanında başta sendikalar olmak üzere ilgili kurumlarla dayanışma ve işbirliği içinde olmak.

• Türkiye’deki benzer kaygılarla hareket eden kurum ve organizasyonlarla karşılıklı dayanışma ve işbirliği içinde olmak.

• Dünyada araştırma ve eğitim üzerine çalışma yapan kuruluşlarla ortak çalışmalar yapmak ve işbirliğini geliştirmek. Uluslar arası alanda güçlü bir bilimsel ağın oluşturulması çalışmalarına Türkiye’den katkı sağlamak.

• Üretilen bilginin paylaşımı ve genç bilim insanlarının araştırma istek ve yeteneklerinin arttırılabilmesi için ulusal ve uluslararası konferanslar, sempozyumlar, geziler örgütlemek.

• Kapsamlı bir Emek Kütüphanesi inşaa ederek bilim insanlarının, araştırmacıların ve toplumsal mücadelenin hizmetine sunmak.

• Tüm faaliyetlerinde sınıf perspektifini esas almak.

Toplumsal dönüşüme olumlu bir katkıda bulunabilmek öncelikle kolektif çalışmayı, paylaşmayı ve üretimi temel bir değer olarak benimsemekten geçmektedir. Toplumsal Eğitim, Araştırma ve Dayanışma Derneği (TODAY) bünyesinde faaliyet göstermek üzere kurulan, Toplumsal Araştırma ve Eğitim Merkezi (TAREM) burada ifade edilen amaç ve hedefleri benimseyen herkesi çalışmalarına katılmaya çağırmaktadır.

Like what you read? Give TAREM a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.