Düşük Örneklemler İle Anlamlı Sonuçlar Almak Mümkün Mü?

Günümüzde niteliksel(kalitatif) araştırmaların olması gerekenden daha nadir yapılmasının belki de en önemli nedenlerinden biri, düşük örneklemler ile anlamlı sonuçlar alınamayacağı yanılgısıdır. Oysa ki pazarlama, kullanıcı deneyimi, iletişim, ürün geliştirme ve servis tasarımı gibi kullanıcıya dokunan alanlarda kullanıcıların ne yaptıklarının ötesinde, bu davranışlarının arkasındaki motivasyonu anlamak, yalnızca bir kaç kullanıcıdan bile iç görü almak, markanın gerçekten kullanıcı odaklı olmasını sağlayacaktır.

İstatistiksel Olarak Anlamlı!

Diyelim ki markamızdaki kullanıcıların %25'ini etkileyen bir problemi, bir arayüz sorununu veya hedef pazarımızın %25'i için önemli olan bir değeri anlamak istiyoruz. Eğer 10 kullanıcı ile derinlemesine bağlamsal görüşmeler gerçekleştirirsek, istatistiksel olarak %94 ihtimalle bu sorunu yaşayan en az 1 kullanıcı ile konuşup sesini duymuş olacağız. Nasıl mı? Hemen açıklayalım:

Eğer hedeflediğimiz kullanıcı topluluğunun %25'i bir problem yaşıyorsa, bu kitle üzerinde bir hedefleme yaptığımız zaman, bu problemi yaşamayan bir kullanıcıya rastlama oranımız %75.

Bu rakamı 10 kullanıcı yaptığımız zaman, yani hedef kullanıcı topluluğumuz içinde bu problemi yaşamayan 10 kullanıcı bulma ihtimalimiz:

(0.75)^10 = 0.06

Yani %6. Bu rakamı toplam ihtimaller, yani %100'den çıkardığımız zaman geriye kalan rakam ise %94!

İşi formüle döktüğümüz zaman aşağıdaki gibi bir tablo oluşuyor:

p = 1 — (1-i)^n
i = Bahsi geçen problem/sorun/ihtiyaç ne kadar sıklıkla yaşanıyor
p = Yüzde kaç ihtimalle çalışmayı gerçekleştirmek istiyoruz
n = kaç kişi ile çalışmayı gerçekleştiriyoruz

Bu noktada düşük örnekler ile bile çok güçlü sonuçlar alabileceğimizi görebiliriz.

Uservision ile hızlı bir şekilde hedef kitlenizdeki kullanıcılara ulaşıp onların bilinçaltı ve bilinçli yönelimlerinizi inceleyebilirsiniz.