UX Profesyonellerinin Gizli Silahı : Sesli Geri Bildirim

“ Sesli düşünme belki de tek başına en önemli kullanıcı deneyimi ölçüm metodudur. “ Dr Jakob Nielsen

Jakob Nielsen’in da bahsettiği gibi, tasarım süreçlerinde kullanıcının düşüncelerini duymak, kullanıcı odaklı tasarım geliştiren bir tasarımcının en önemli silahıdır. Sesli düşünme, hedef kitledeki bir kullanıcının, düşüncelerini, duygularını ve tepkilerini, kullanıcı uygulamayı kullanırken sesli olarak olarak paylaşmasıdır. Bu süreç sırasında gözlem yapılarak geri bildirim alınabilir veya ekran kayıtları ile birlikte ses kayıtları alınarak tekrar tekrar incelenebilir.

Kullanıcılar neden ve nasıl harekete geçiyor?

Sesli geri bildirim kullanıcıların bir davranışı neden yaptığı hakkında veri almanızı sağlar. Ürün ile ilk kez etkileşime giren kullanıcı spontane bir şekilde tepkilerini paylaşır, bu deneyim sırasında nasıl hissetiğini, zorlanıp zorlanmadığını ve davranışlarının ne anlama geldiğini bildirir. Bu şekilde tasarımcı ,hedef kitlesinin tam olarak ne istediğini anlar ve aksiyon alabilir. Tasarımcılar :

  1. Kullanıcının arayüz ile kendi düşündüğü gibi etkileşime geçip geçmediğini test edebilir.
  2. Tasarımın kullanıcının ihtiyaçlarını hangi noktada karşılayıp karşılamadığını inceleyebilir.
  3. Kullanıcılar tarafından ürün yapısını değiştirmek üzere yönlendirilebilir
  4. Eğer bir problem mevcut ise problemin ne ölçüde sorun teşkil edeceğini anlayabilir.

ANALİTİK? HERKES İÇİN DEĞİL

Kullanıcı testleri dışında, analitik veriler de kullanıcılar hakkında içgörü elde etmemizi sağlar. Yüksek etkileşime sahip uygulamalar özellikle analitik verilerden ciddi bir biçimde yararlanabilir. Analitik veriler objektif bir şekilde, kullanıcıların belki de farkında olmadıkları konular hakkında bir içgörü sağlayabilir. Ancak tamamen yansız bir portre çizebilen bu araçlar bazı noktalarda geri kalmaktadır. Örneğin halihazırda yüksek kullanım oranına sahip olmayan bir mobil uygulama veya yeni çıkan bir mobil uygulama için çok da etkili bir geri bildirim sağlamayacağı gibi ayni zamanda kolay elde edilemeyen kullanıcılar basarisiz bir uygulama ile karşılaşırlarsa uygulamayı bir daha kullanmayacaklardır. Yine ayni şekilde analitik veriler tamamen objektif bir portre çizse de yorumlamalar yine insan faktörü içermektedir.

Analitiğin yetersiz kaldığı yer!

Özellikle analitik verilerin yoruma açık ve kısıtlı olmasından dolayı bu veriler halihazırda müşteri isteklerini tam anlamıyla yansıtmamaktadır. Uservision olarak servis verdiğimiz ilk müşterimiz, Alkolmetre bu duruma çok yerinde bir örnek teşkil etmekte. Alkolmetre kullanıcıların ne kadar içki içtiklerini ve kilo, boy, cinsiyet gibi özelliklerini girererek kaç promil alkollü olduklarını öğrenmelerini sağlayan bir mobil uygulama. Yaptığımız kullanıcı testi sonucunda kullanıcıların %72’sinin Efes marka birayı en sevdiği bira markası olarak seçtiği görülmüştür. Ancak sesli bildirimler dinlendiğinde kullanıcıların %90 ından fazlasının Bomonti markasını seçimler arasında bulamadığı ve bu noktada sadece görevi bitirmek için Efes markasını seçtiği gözlemlenmiştir. Sayısal veriler bu noktada kullanıcıların büyük bir kısmının bira seçebildiğini ve uygulamanın basarili olduğunu belirtse de, gerçekte kullanıcılar istedikleri secimi yapamadığı için uygulamadan uzaklaşmaktadır.

Özellikle kullanıcı sadakati ve kullanıcı deneyiminin üst seviyede istendiği ürünlerde mutlaka kullanıcılar ile iç içe bir geliştirme sürecinin izlenmesi önerilmektedir.