VW işin içinden nasıl çıkar?

Çok basit: Etkilenen tüm araçları sorgusuz sualsiz değiştirerek. Araç değiştirmenin dışında başka hiç bir yöntem Volkswagen için çok zor geçecek bir sorgulanma / planlama / tamirat / tamirattan memnun olmama / tazminat davaları / prestij kaybı / pazar payı kaybı / ikinci el değeri kaybı / finansal zarar sürecini ve son aşamada da herkesin birbirini suçladığı bir kaos ortamını engelleyemez.

Bu noktada şöyle bir soru gelebilir akla: Bir aracı değiştirmek ne kadara mal olur? Bunun hesabını ortalama olarak yapmak mümkün: Araçların fiyatlarının ortalama 25,000 Euro olduğunu varsaysak bu fiyatın %20'inin geri alım + onarım + uygun kanallardan ikinci el satışı için gerekecek bedel olacağını öngörebiliriz.

Yani araç başı 5,000 Euro’luk bir maliyete bakıyoruz demek oluyor.

Toplamda eğer 11 milyon etkilenen araç varsa bu hesaba göre operasyonun toplam maliyeti ortalama 55 milyar Euro civarında olur. Bu rakam da yıllık ortalama vergi sonrası net geliri 10 milyar Euro olan Volkswagen AG’nin 5–6 yıllık kazancı kadardır. İnce hesap yapmak istersek — vergi sonrası gelirin %25'inin hissedarlara temettü olarak dağıtıldığını düşünerek hesap yapsak bile VW en fazla 8–10 yıllık bir kazancı gözden çıkarmış olur. Fazlası değil.

Bu yöntem Volkswagen’i içine düştüğü açmazdan çıkaracak tek yoldur.

Değiştirmezse ne olur?

Kısa yanıt: Kimseyi (müşterisini, resmi kurumları, iş ortaklarını, akademisyenler, çevrecileri, kanun yapıcıları, eleştirmenleri, sektörün sivil toplum örgütlerini) tam olarak memnun edemez.

Uzun yanıt: Araçlarda yapılacak revizyon teknik olarak basit olmayacak. Muhtemelen katalitik konvertör değişecek, buna yakın bir noktaya bir üre (adblue) deposu ve bunun konvertöre püskürtülmesi için bir pompa mekanizması konulacak. Şu anki teknoloji düşünüldüğünde eksozdan çıkan NOx’i parçalamanın daha basit bir yolu yok.

Bu da aracın bir çok dinamiğini etkileyecek: Yakıt tüketimi, motor gücü, aracın gaz tepkisi vb kolaylıkla hissedilen bir çok araç karakteristiği değişecek. Hatta motorun ömrü bile etkilenebilir: Motor tasarımı bütünsel bir kavram, yani motorun tasarımı aşamasında verilen bir çok kritik karar aracın eski ayarlarına göre düşünülmüş bir çok lokal çözüm içeriyor. Motorun temel unsurlarından biri olan eksoz çıktısının içeriğini değiştirdiğinizde diğer bir çok noktada da değişimlerin olması kaçınılmaz.

Teknik konular bir kenara, bir de bunları araç sahibine makul şekilde anlatmanın ve sorunların tamamen giderildiğine dair onu ikna etmenin zorluğu var. Bu boyut belki de teknik tamirattan çok daha zor, zira muhattabınız bir insan.

Benzer şekilde sorunun resmi kurumlar ve hukuki boyutu da oldukça karmaşıklaşır: Yapılan tamiratı kabul etmeyecek çok kişi ve kurum olacak ve global anlamda bireysel ve toplu halde açılacak tazminat davalarının sonu gelmeyecektir. Mecazi anlamda değil, gerçek anlamda sonu gelmeyecektir…

Değiştirirse Ne Olur?

VW dünya lideri bir kurumdan bekleneceği gibi markasına, ürününe, müşterisine sahip çıktığını göstermiş olur. Kendisi için büyük maliyet getirmesine rağmen gerekeni yapmaktan çekinmeyecek kadar cesur olduğunu kanıtlamış olur. Yaptığı hata konusunda kullandığı “özür” söyleminde samimi olduğunu belgelemiş olur. Tazminat davalarının (tamamı olmasa da çok büyük bölümünü) teorik olarak engellemiş olur. Engelleyemedikleriyle mücadele etmek için güç kazanır. Kaybetme riski taşıdığı marka onurunu korumuş olur.

Herşeyden önemlisi uzun yıllar verilen çaba ile elde edilen “yüksek kaliteli ürün” algısını, büyük bir kriz anında sergilediği güçlü ve kararlı kurumsal duruşuyla desteklemiş olur.

Olmak ya da Olmamak

Bu durum öyle ciddi bir tehdit ki varabileceği noktaları hayal ve ifade etmek zor: Bana göre dünya lideri bu marka için olmak ve olmamak arasındaki tercih.

VW için öncelikle müşterisi sonra da olaydan etkilenen ya da ilgilenen tüm paydaşların kafasında hiç bir soru işareti bırakmadan tatmin etmenin yegane yolu etkilenen tüm araçları değiştirmek.

Dünya devi olmak zor, ama olduktan sonra liderliği sürdürmek daha zor. VW içinde bulunduğu durumun ciddiyetini anlamaz, müşterisi, iş-ortakları, tedarikçileri, kendi çalışanları ve dünyanın dört bir yanındaki sempatizanlarının güvenini kaybettiğini fark etmeyip bu sorunu sadece “teknik” bir sorun olarak çözmeye çalışırsa çok geçmeden markanın sektörden silinmesi ihtimali yok değil.

Herhangi bir marka değil, sadece bir otomotiv sever olarak umuyorum ki VW bunun sıradan bir vaka olmadığını, insanların aklı ve kalbinde olmak ya da olmamak arasında bir tercih yaptığını fark ederek seçim yapar.

Like what you read? Give Yalcin Arsan a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.