Delirttiler Hamlet’ i..

Var olmak mı, yok olmak mı, bütün sorun bu! 
 Düşüncemizin katlanması mı güzel, 
 Zalim kaderin yumruklarına, oklarına, 
 Yoksa diretip bela denizlerine karşı 
 Dur, yeter demesi mi? 
 Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız 
 Bitebilir bütün acıları yüreğin, 
 Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. 
 Uyumak. Ama düş görebilirsin uykuda, o kötü! 
 Çünkü o ölüm uykularında, 
 Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından, 
 Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. 
 Bu düşüncedir uzun yaşamayı cehennem eden. 
 Kim dayanabilir zamanın kırbacına? 
 Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, 
 Sevgisinin kepaze edilmesine, 
 Kanunların bu kadar yavaş 
 Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine. 
 Kötülere kul olmasına iyi insanın 
 Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? 
 Kim ister bütün bunlara katlanmak 
 Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek. 
 Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa, 
 O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya 
 Ürkütmese yüreğini? 
 Bilmediğimiz belalara atılmaktansa 
 Çektiklerine razı etmese insanı? 
 Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: 
 Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor 
 Yürekten gelenin doğal rengini. 
 Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar 
 Yollarını değiştirip bu yüzden, 
 Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.

“Hamlet”, William Shakespeare, Türkçesi: Sabahattin Eyüboğlu, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Sekizinci Basım, 2012, İstanbul.

El birliğiyle delirtilir insan, el birliğiyle delirttiler Hamlet’ i. Düşün ki ihanet en yakınından geldi. Sığındığın güvenli limanlar bombalandı. Kendi annenin ihaneti aldı babanı senden. “Kral adamdı” babam diye efkarlanıp iki kadeh rakı içecek bir acı değildi bu. Her mahzun çocuk gibi uykuyu sevdi Hamlet de. Yaşın kaç olursa olsun baban öldüğünde çocuksun çünkü. Hatırlasana ağladığında hemen uyumak istersin sen de, uyuyayım da uyanınca geçsin. Hiç bir acı sonsuza kadar sürmez çünkü. Sürer. İnsana bahşedilen en büyük yetenek kaçmak bence. Kimi uzaklara, kimi uykulara. Ölümün kardeşi olarak gördüğü uykularda kaçabilir miydi acılarından onu sorguladı Hamlet. Bir insan ancak bu kadar gitmek isteyebilirdi. Düşlerinde yarattığı yeni bir dünyada tekrar başlamak istedi. Bu aralar sana sorsalar “yeniden başlamak ister misin?” diye, denemez misin? Uyanık kaldığın anlarda acı çektiğin için hasta muamelesi yapıyorlar insana. Depresyon diyorlar genelde. Tüm dünyaca şuraya biraz kestirelim mi hep beraber. Geçer belki.

Kötü haberlerim var.

Öpünce geçmiyor, uyanınca da.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.