Bir hukukçunun silikon vadisi izlenimleri
İnsanın duyduğu/okuduğu şeyleri bir de yakından izlemesi gibisi yokmuş…
Bu yaz gerçekleştirdiğim California seyahati sırasında ve sonrasında Silikon Vadisi iş kültürü ve trendleri hakkında düşünme fırsatım oldu. İşte size bir hukukçunun gözünden SV izlenimleri:
Veri=Para
21. yy’ın yeni (belki de çoktan klişeleşmiş) denklemi, SV’ni güden dinamiklerin başında geliyor.
Örneğin veri üzerine çalışan bir girişim olan Instapio’nun dümeninde bir ekonomist oturuyor ve verinin paraya dönüşmesi için akla hayale sığmayacak kestirmeler tasarlıyor. Ya da mesela sadece eğlence için elektrikli scooter kiralayan BIRD girişiminin şirket değeri 2 milyar dolara ulaşıyor. Şüphesiz BIRD’ün değeri kolayca taklit edilebilecek bir iş modeli ile kelimenin tam anlamıyla oyuncak kiralamasından değil, bu sayede kullanıcılarının konum bilgisini elde ederek bu veriden faydalanma potansiyelinde yatıyor.
Kişisel verilerin korunması konusunda hukuk politikası tüm dünyada (doğası gereği) ağır ağır oluşurken, SV’nde büyük verinin baş döndürücü bir hızla ekonomik değere dönüşmesi devam ediyor. Bu da gösteriyor ki bundan sonra iş dünyasının her alanında veri ve hukuk üzerine düşünmek, çalışmak zorunda olacağız.
Girişimci – yatırımcı ilişkisinde devrim
Klasik yatırım ilişkisinde finansçılar ve hukukçular çok kritik öneme sahipken, SV kültüründe bu iki meslek adeta devre dışı bırakılmış durumda.
Klasik (SV öncesi) yatırım işlemlerinde, uzun süren finansal ve hukuki incelemeler (due diligence) sonucunda elde edilen somut veriler üzerinden kıran kırana yapılan pazarlıklar sonucunda oluşan şirket değeri, hisse fiyatlaması ve hisse alım-satım sözleşmeleri sayesinde işler uzuuuuuuuun sürerdi ama riskler çok iyi hesaplanmış olurdu.
Ancak uzun süredir vadide işler başka türlü yürüyor: hesaplanmış riskler yerine işin macera (venture) boyutu ön planda olduğundan yatırım süreci akıl almaz şekilde hızlanmış. Şirket değerlemeleri yüzeysel ve varsayımsal, sözleşmeler ise (eğer yapılacaksa) çoğunlukla Y Combinator adlı kuluçka merkezinin 2015 yılında açık kaynak olarak paylaşmaya başladığı standart yatırım sözleşmeleri üzerinden boşlukları doldurarak hazırlanıyor. Bu sayede dramatik biçimde kısalan yatırım süreci SV’nin büyümesine katkı sağlamış. Mesleğim ile ters düşse de, bunun sektörün çok hızlı büyümesine katkı sağlayan yerinde ve akıllıca bir hamle olduğunu teslim etmem gerekir.
Ama hukuktan vazgeçmek ne mümkün!..
SV’sinde görüştüğüm girişimciler, yatırım için değil ancak işin kendisi için hukuk ve uyum konusunda temkinli olduklarını, kısıtlı bütçelerine rağmen bu alanda dışarıdan danışmanlık aldıklarını (biraz da gururla) belirtti. Yani biz hukukçulara SV’nde hala yer var. :-)
SV’nin unicorn girişimler ve teknoloji devlerinden ibaret olmadığını, vadi tabanında kalabalık bir başarısız girişimler mezarlığının olduğunu unutmamak gerekiyor.
Duyduğum hikayeler, girişimler için hukuki zeminde oluşan bir zayıf noktanın rakipler tarafından kötüye kullanılabildiğini, bazen sadece masrafların altında ezmek için yeni başlayan girişimlere karşı davalar açıldığını ve bu tür dava tehditleriyle girişimlerin yok fiyatına el değiştirip projelerin sonlandırıldığını gösterdi.
Yazımın ürkütücü hikayelerle bitmesini istemem :-) o yüzden bitirirken size Silikon Vadisi adlı müthiş komedi dizisinden bahsetmek istiyorum.
Yer yer cıvık, epey +18 ama aynı zamanda çocukça eğlenceli bir hikaye olmasına rağmen, dizinin vadi kültürü hakkında gerçeğe çok yakın bir tablo çizerek yerinde eleştiriler getirdiğini düşünüyorum. Yukarıda andığım ibret hikayeleri dahil birçok gerçekçi detay dizide yer almış.
SV’sinde çalışan bir arkadaşımın da bunu doğrulamış olmasından aldığım cesaretle, diziyi tavsiye ediyorum. :-)
