KİRALIK AŞK : Başka Bir Elma Hikayesi

Tarihte elma bir çok mitolojik öyküye,masala konu olurken Kiralık Aşkta sadece Adem ve Havva’nın yasaklı elma hikayesini mi izledik bu zamana kadar sizce?

“Zeus, Akhilleus’un annesi ve babası Thetis ve Peleus’un evlilik törenleri şerefine bir ziyafet verir. Fakat bu ziyafete Eris davet edilmez. Törene sinirle gelen Eris, “καλλίστῃ” (“en güzel olan için”) diye bağırarak bir altın elma fırlatır. Hera,Athena ve Afrodit elma üzerinde hak iddia ederler. Bunun üzerine de Zeus’tan aralarında en güzelin kim olduğunu seçmesini isterler. Bu seçimi yapmakta isteksiz olan Zeus, Troyalı bir ölümlü olan Paris’in değerlendirmeyi yapacağını duyurur. Paris daha önce boğa kılığındaki tanrı Ares’in kendi boğasını yenmesi üzerine tanrıyı ödüllendirdiği için adaleti ile tanınıyordu.

Hermes’in yol göstericiliğinde 3 tanrıça Paris’in seçimini yapması için Ida Dağı’na gittiler. Orada, dağın pınarında yıkanmalarının ardından Paris’e güçlerini gösterdiler. Hera, Paris’e onu Avrupa ve Asya’nın kralı yapmayı önerdi. Athena ise savaşta kullanabileceği bilgeliği ve yetenekleri vaadetti. Son olarak yanında Kharitler ve Horalar olan Afrodit dünyanın en güzel kadınının aşkını vermeyi teklif etti. Bu kadın Yunan kralı Menelaos’un karısı Spartalı Helen idi. Paris, Afrodit’in önerisini kabul etti ve onu elmayla ödüllendirdi. Yunanların düşmanlığını kazanmak pahasına Helen’i aldı. Helen’i Paris’in elinden geri almak için Yunanların açtığı savaş Truva Savaşı olarak anılır.”

Sinan’ın hastalanması corbalar savası sanki bize Paris’in yargısınındaki altın elmayı anlatır gibidir. Ece ve Sude Sinan’ı tavlamak için ellerinde çorbalarıyla çıkagelir. Kimisi battaniye örter üstüne kimisi yatmasını söyler. Kendilerini seçtirmek için ellerinden geleni yaparlar ama nafiledir. Çünkü Sinan Helen’in Paris’i değildir artık hani Sude’nin üstüne basa basa söylediği” benim Sinan’ım” dediği. Baharların üstünden çok bahar geçmiş ,sular akmış, zaman değişmiştir. Çelik’in değiştiği zaman gibi Sinan da değişmiştir. Sude fırtına öncesi sebep olmak istediği Truva Savaşını bekleyedursun o savaş çoktan bitti bile.

Pamuk Prenses ve 7 Cüceler hikayesinde cadının verdiği zehirli elmayla uykuya dalip prensin öpüşüyle sonsuz mutluluğa ulaşması size de bir şey hatırlatıyor mu bu aralar? Kırmızı Simurg yuzunden zehirlenen Defne Ömer’in öpeceği günü bekliyor gibidir ne dersiniz?

Hayallerle kalın…

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Bastet’s story.