“Evet” Bende Varım..

REFERANDUM, Sen de söz sahibisin demektir. Halkın iradesinin sistem değişikliğinde aktif bir role sahip olacağının net bir şekilde göstergesi ve kanıtıdır. Milletin doğrudan kendisini ve iradesini, istikbalini ilgilendiren mühim bir meselede fikrinin sorulmasından daha demokratik ve doğal ne olabilir ki?

Milletin sandık başında Hayır veyahut Evet demesinin önünde herhangi bir engel teşkil eden yanlış bir durum yok. Hiç kimse Evet ya da Hayır dediği için özgür hür iradesinden dolayı sorgulanmıyor, dışlanmıyor tam tersi o hakkını kullanabilmesi için şartlar daha uygun ve şeffaf hale getiriliyor diyecem ama kabul etmek gerekir ki ülkemizde fikrini beyan edenler karşıt görüş tarafından eleştirilmekte ve “öteki”leştirilmektedir. Şaşırtıcı olan mevzu şudur ki bunu yapan grubun kendilerini demokrasi savunucusu olduğunu, modern hayat tarzına kendini şartlandırdığını eylemleriyle gösteren, Dağda ki çobanın oyu ile şehirdekilerin oylarının eşit olmadığını dile getiren müptezaller…

Demokrasi yanlısı, Reform ve Çağdaş düşünce taraftarı olduklarını dile getiren ama son 15 yıldır toplumla örtüşen ve toplumun kendisi olan bir varlığa dönüşen demokratik devlet yapısını eleştiren ve kendi ideolojisine göre yorumlayan, ülkenin refah düzeyini artıran ve şartların iyileştirmesini sağlayan tüm büyük devlet proje ve çalışmalarına engel olmaya çalışarak karşı çıkan, baş kaldıran hatta ve hatta karşı çıkma ve muhalefet olma uğruna dış mihraklarla, emperyalist güçlerle işbirliği içine giren, onların yönlendirmeleriyle şekil alan hain ve gözü dönmüş, kandırılmış zihni yıkanmış bir kesimle karşı karşıyayız.

Sahi nedir sizin Çözüm Öneriniz? Mevcut sistemle devam edilmesi ise bunca badireler atlatan şanlı ve şerefli, köklü bir geçmişi olan Türkiye’nin sistemden kaynaklanan yaşanan işleyiş tıkanıklığının neden önüne geçilemiyor? Darbe Anayasası olan bu sistemin ilerleyişinin sağlanmasının alternatif çözümü neden gerçekleştirilemiyor? Daha düne kadar Başkanlık Sistemini savunan ve modern toplumsal devletlerin yönetiminin en iyi işleyiş sağladığı sistem olduğunu, Ülkemize yeni bir soluk getireceğini dile getirip savunan siz değil miydiniz? Peki değişen ne oldu da fikriniz değişti, Ak Parti İktidarının bunu getirmeye çalışması mı sizi rahatsız etti? Ortak mutabakatın sağlanması için tüm tarafların kapısını çalan ve görüş önerilerinin alındığı, değerlendirildiği bir süreçte neden muhalefet partileri bu ülkenin geleceğini şekillendirecek arayışta elini taşın altına koymamak için engellemelerde bulundukları, bir milletvekiline yakışmayacak hal ve hareketler içinde bulunmaları ne kadar etik ve doğrudur? Bunca gerçekliğe rağmen halen kararsız olduklarını dile getiren veyahut “Hayır”cı olduklarını savunanlar hiç mi oturup bu şeffaf gerçeklikleri mukayese edip düşünme vakitleri yok diye düşünmüyor değilim.

Sahi bugüne kadar halka efendilik taslamaktan, aşağılamaktan, red ve yok saymaktan, fikirlerine, düşüncelerine saygı duymamaktan öte ne yaptınız?

Tarih’in bizlere apaçık çıplak ve tarafsız bir gözle gösterdiği gibi, Halkın çağrılarına ve sorunlarına kulak asmayan, gelişim ve değişim göstermeyen Devletler, kendi kendini otomatikmen zamanla tarihin derin boşluğuna sürüklemektedir. Şekillenen Dünya sisteminde: Dünya 5'ten büyüktür diyerek baş kaldıran ve hazır konmuşluğa değil fikir ortaya koyan, stratejik olarak oyunları altüst ederek yeni bir perspektif getiren, oyun kuran, anlaşmalarda zorla taraflarca kural kabul ettirilen değil “Bende Varım diyen bir Türkiye var.”

Son olarak; Hiçbir şahsiyet ve grup tarafından yönlendirilmeden tamamen araştırıp, üzerinde uzun zamandır çalışma yaptığım Başkanlık Sistemi diğer deyimiyle Partili Cumhurbaşkanlığı’na kendi öz hür irademle, bu memleketin kürt bir vatandaşı olarak Evet, bende varım diyor ve Sistem değişikliğinin ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Vesselam…

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.