BİR DEVRİN CEMİYET ADAMI: FUAD UMAY

Doktor Mehmet Fuat Umay 1885 yılında eski adı Kırkkilise olan ve yine kendisinin TBMM’ye sunduğu teklifle değiştirilen Kırklareli’nde doğmuştur. Asıl mesleği doktorluk olan Mehmet Fuat, Balkan Savaşları sırasında görev almış, Kırklareli Belediye Tabibliği yapmıştır. Bu dönemde Himaye-i Etfal’in Kırklareli şubesinin kuruluşu için çalışmalar yapmıştır. Kurtuluş Savaşı’nda da yer alan Mehmet Fuat, savaştan sonra siyasete girmiş ve 1950 yılına kadar Meclis’te görev almıştır.

Dr. Mehmet Fuat, savaştan çıkmış, kaynak sıkıntısı çeken, geleneksel olarak nüfus problemi yaşayan bir ülkede, korunmaya ihtiyacı olan çocuklar için nüfuzlu arkadaşları ve mebuslarla birlikte Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin kuruluşu içinde yer almıştır. Bu çerçevede, ilk başta Cemiyetin Genel Sekreteri olmuştur. Cemiyetin Genel Sekreteri unvanına Bolu Mebusluğu unvanını da ekleyerek, korunmaya ihtiyacı olan çocuklar için kafasında tasarladığı dönemin tek karlı çıkan ülkesi olan ABD’den bağış toplama ve bu bağışlarla yuvalar yapma fikrini Mart 1923’te uygulamaya geçirmiştir. Fuat Umay bu amaçla Amerika’ya giden ilk Türk vapuru olacak olan “Gülcemal” ile yolculuğa çıkmıştır. New York’tan başlayarak ABD’nin birçok eyaletinde başta Müslümanlar ve Yahudilerden olmak üzere 400.000 ABD Doları bağış toplamış ve bu bağışlarla 6 apartman, 2 garaj, Anafartalar’da merkez binalar, iki sinema ve Keçiören’deki bugünkü Çocuk Esirgeme Kurumu Yuvası kurulmuştur.

Doktor Mehmet Fuat Amerika ziyaretinde yalnızca bağış toplamakla kalmamış, sosyal bilimlerde oldukça gelişmiş olan bu ülkedeki kurumları da gezmeyi amaç edinmiştir. Gittiği birçok eyaletteki kamu kurumları veya gönüllü şekilde sivil toplum örgütleri tarafından işletilen çocuk bakım merkezlerini gezmiş, bunlar üzerine notlar almış, Türkiye açısından değerlendirmeler yapmıştır. Doktor Reeder ve John Dewey gibi dönemin ünlü bilim insanlarıyla buluşmuş ve fikirlerinden yararlanmıştır. Özellikle Doktor Reeder’in New York’un kuzeyinde bulunan yuvasını ziyaretine ilişkin değerlendirmeleri, ülkemizdeki çocuk yuvalarının sonraki 80 yılına damga vuracak mahiyettedir.

“Yetimevlerinde, büyük yemekhanelerde kalabalık olarak yatanların, aileleriyle ilişkide bulunmayanların, kışla hayatı yaşayanların duygularında gelişme ve aile arasında büyüyen çocuk kadar incelik ve içtenlik olmadığından, yaşam savaşında başarılı olamadıkları kanısı oluşmuş. Kışla yaşamındaki çocuklar görgü, duygu konusundaki eksiklik nedeniyle aileye karşı, arkadaşlarına karşı sert davranmaktan kendilerini alıkoyamıyorlar. Bu nedenle bu çocukların aile kurması da mutlu sonuçlar vermiyormuş.

Bu durumu uzun süren inceleme ve araştırma sonucunda anlamış bulunan Doktor Reeder kurduğu cidden güzel kurumda, çocukları aile arasında yaşatan bir düzen meydana getirmiş. (…) Bu yöntemde çocuk başına masraf çok. Bu nedenle ancak ABD gibi zengin ülkelerde uygulanabilir.”

Dr. Mehmet Fuat bu gezisinde yetimler için sanat okulu, Columbia Üniveristesi’nden John Dewey’i ziyaret edip, çocuk yetiştirilmesi üzerine tecrübelerini dinleyerek Türkiye’ye davet etmesi, çocuk adalet sistemi, Ermeni ve Rumların Türk karşıtı propagandalarına karşı çalışmaları, Amerika’daki Müslüman ve Türkler arasındaki çekişmeler, kadının toplumdaki yeri, Amerika’da Sosyal Çalışmanın 50. Yılı Kongresine katılımı gibi farklı konularda çalışmalar gerçekleştirerek notlar derlemiştir. Bu notlardan özellikle çocuk yetiştirilmesi konusunun Türkiye’ye döndüğünde Gürbüz Türk Çocuğu Dergisi’nin çıkarılması ve halkın bilinçlendirilmesi çalışmalarında katkıda bulunduğu aşikardır.

Tarih Vakfı’nın 2000 yılında gerçekleştirdiği “Tarihe 1000 Canlı Tanık” projesinde Doktor Neriman Ungur’un anıları Doktor Mehmet Fuat Umay ve Atatürk Çocuk Yuvası’yla ilgili çok önemli bilgileri içermektedir:

“Mehmet Fuat (Umay) 30 Haziran 1921 tarihinde kurulan Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin kurucuları arasında yer almış ve uzun süre genel başkanlık yapmıştır. 1963 yılında İstanbul’da vefat eden Dr. Fuat bey, Himaye-i Etfal’e gelir sağlamak amacıyla pek çok çalışma yürütüyordu. Çıktığı Amerika seyahatinin sonrasında, Ankara’da Çocuk Esirgeme Kurumu’nun meydana getirdiği ilk çocuk sarayları, bakım evleri, hastane, çocuk yuvaları Amerika’daki işçilerin gönderdikleri paralarla kurulmuştur. “Mehmet Fuat Umay o müesseseyi kurmuştu. Üst katta bebeklere eşyalar ve sonra bütün tedavi yerleri ayrı, hatta benim yatak yerim bile vardı, istersem kalacaktım. Aşağı katta koskoca salon, depolar vardı. İki tane ayrı okul vardı bahçenin içinde, okula gidip geliyordu çocuklar, yani öyle hem okul hem de yuvaydı. Yuvada yeni doğmuş çocuklar, sütanneler vardı. Çok da güzeldi. Orada 32 tane ineğimiz vardı, onlar süt verirlerdi. Sonra ben bir hemşire okulu açtım oraya, biraz orada faydamız oldu… Dört sene çalıştım Mehmet Fuat beyin kurduğu yuvada da müdürlük yaptım.”

1950 yılına kadar ilk önceleri Himaye-i Etfal Cemiyeti, daha sonra da 1935 yılında Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu olacak olan kurumun Başkanlığını yapacak olan Dr. Mehmet Fuat’a Türk Mitolojisinde “Çocukların Koruyucu Meleği” anlamına gelen Umay soyadı Atatürk tarafından verilmiştir. 1950 yılında hem mebusluktan hem de Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu Başkanlığından ayrılan Doktor Mehmet Fuat Umay, 1963 yılında İstanbul’da hayata gözlerini yummuştur. Umay soyadı bugün Atatürk Çocuk Yuvasında “Umay Pavilyonu”nda yaşatılmaktadır.


Originally published at www.projepanosu.com.