Ağalar Tüm Enstrümanları Kullanarak Oyunu Kuruyorlar..

Şu aralar Dünyada neler oluyor düşünmeden edemiyorum.Üst aklın planları cidden iş yapmıyor mu? Yahut mikro düzeyde mi çuvallıyorlar? Yoksa insanlar üzerinden sadece belli algılar oluşturmak istiyorlar da işleri de tıkırında mı gidiyor? Öncelikle şunu belirtmek isterim ki dış politikadan çok anlamam ve öngörülerim çoğu zaman yanlış çıkar.Ancak yorumladığım olaylarda ters köşe olduğum olaylara baktığım zaman done eksikliklerini görüyorum.Çok az şey biliyor ve sadece komplo teorileri ve var sayımlar üzerine düşünüyoruz.Bu yazımda az bilgi ve bolca komplo teorileri üzerine olacak..

Ben klasik medyada yahut sosyal medyada bize sunulanı almak istemeyen birisiyim.Bilindiği üzere insanlar üzerinde algılar oluşturmak günümüzde çok da kolay bir hal aldı.Algıyı yönetmek, yeni bir kavram gibi gözükse de yüzyıllardır kullanılan bir yöntem aslında.Belirli kişi ve odaklar farklı materyaller ile bunu yüzyıllardan beri yapıyorlar.

Roma antik dönemlerde Tiranlar (diktatör imparatorlar) tiyatroyu kullanarak bunu yaptı.Evet sanatı bir politik güç olarak kullandılar.Her ne kadar o dönemlerde tiyatrocuları aşağı görseler de politikanın gücü sürekli bu sanat dalının üzerindeydi.

Peki meşhur İngiltere kralı VIII. Henry sanatı kullanarak neler yaptı. Boşanamamasını bahane ederek ve Papanın gücü altında bir kral olmayı kendine yediremeyen Henry 16. yüzyıl İngiltere’sinde çok köklü değişiklikler yapmadı mı? Hem de halka, köklü dini inanışlara ve Papalığa rağmen…Roma Katolik Kilisesi’nden ayrılarak Anglikan Kilisesini kurmadı mı? Kısaca kendine göre bir mezhep kurguladı ve tüm zorluklara karşı bunu ayakta tutmadı mı. Nasıl peki? Rönesans sanatçıları sayesinde tabi..Londra’da halka açık yapılan tiyatro gösterilerinde Papa’yı ve katedralleri itibarsızlaştırarak..Peki o dönemlerde sinema, tv ve internet olsa Henry’in işi daha kolay olmaz mıydı?

Peki 20.yüzyıl Nazi Almanya’sında durum neydi. Adolf Hitler’in Propaganda bakanı Joseph sinemayı nasıl kullanmıştı? Aynı dönemlerde Sovyet Rusya da durum neydi?Lenin ve Stalin de kendi dönemlerinde algı yönetimi yapmadı mı? 1925 yapımı Potemkin Zırhlısı filmi neydi? ABD 1. ve 2. Dünya savaşı sırasında çok büyük bütçeler ve reklamcılar ile çalışarak (Başta Lippman ve Bernays olmak üzere) kendi halkında bir algı oluşturmak sureti ile savaşta taraf seçmiyor muydu? Son yüzyılda algı yönetimleri yapılarak ülkeler savaşlara girmiyor mu? En yakın örneği Irak ve Afganistan’a düzenlenen harekatlar değil mi?

Çok uzatmak istemiyorum.Benim düşüncem basit insanlarız ancak geri zekalı da olmamalıyız.Soru sormalı ve sorgulamalıyız? Bize öğretilen veya empoze edilen kalıplardan çıkmalı doğru ve kusursuz gözüken olaylara bile soru cümleleri ile bakmalıyız.Paranoyak olalım demiyorum ancak her şeyi de kabul etmeyelim diyorum.Bilgisiz bir şekilde söylentiler ve kaynağı belli olmayan bilgileri hemen alıp doğru addetmeyelim. Örnek vermek gerekirse bir arkadaşımızın paylaştığı bir propaganda resmini google imajlardan aratmadan veya bir konu hakkında çıkan haber ile ilgili tüm kaynaklara bakıp kendi zihnimizde yargılamadan doğru diye atlayıp bu yanlı propagandayı dağıtan basit bir obje olmayalım diyorum.

Yazımın bundan sonraki kısmında daha çok teoriler üzerinde duracağım. Doğru veya yanlıştır.Bugün bana mantıklı gelir yarın farklı doneler oluşur ve yazdıklarım farazi kalabilir?Kim bilebilir? Ancak yapacağım varsayımlarımın en önemli özelliği kitlelerin inandığı olaylara ters bakarak olacak.Evet… Yavaş yavaş sadede geliyoruz. Bundan sonraki kısım Dünyada yaşanan köklü politik değişimler ve üst aklın bu olaylarda nerede durduğu olacak..

ABD Başkanları

Medyada günlerce konuşulan Amerikan seçimi ve ABD’nin 45. başkanı Donald Trump’ın başkan seçilmesi ile domino taşı misali önümüzdeki günlerde yaşanabilecek politik ve reel olaylar hakkında bir şeyler karalamak istiyorum.Ancak öncelikle Amerikan başkanlarının sadece muhtar olduğu ve bir ağanın görüşleri çerçevesinde muhtarlığını yaptığını düşündüğümü belirtmek isterim. Hatırlayın bakalım canı gönülden Guantanamo kampını kapatacağını yüzlerce kez ifade eden Barack Obama 7 yılda ne yaptı? Büyük umutların başkanı Barack Hussein Obama kendi iradesi doğrultusunda neler yapabildi? 45. Başkan Trump dan önceki 44 başkanın 4 tanesi görevinde iken suikasttan, 4 tanesi görevi başında iken doğal yollardan (Zatürre falan deniyor da???) ve Richard Nixon da skandaldan (Daha büyükleri var amma??) gitmedi mi..44 başkandan suikast, ölüm ve skandaldan toplamda 9 başkan görev süresini tamamlamadan ayrılıyor.Bu da %20 demek..Bu yüzdenin doğal bir yüzde olmadığını düşünüyor ve bu başkanların dönemi ve yaptıklarını okumanızı istiyorum.(ABD Başkanları)

Muhtarlar (ABD Başkanları) hakkında biraz bilgi sahibi olduktan sonra Köy Ağaları (Burjuva Aileler, şirketler her ne derseniz) hakkında biraz bilgi sahibi olmamız gerekliliğini düşünüyorum.Özellikle ailelerden ikisi Rockefeller ve Rothschild’ler bir çok kitaba, makaleye ve belgesele konu olmuştur. Sulandırmak istemiyorum her şeyi bunlar yönetiyor falan da demek istemiyorum ancak parasal güçlerinin (bunun ile satın aldıkları politik ve medya) gücünün yadsınamaz olduğunu söylüyorum. Her olayı bu iki aileye bağlamak ve rakı masası ülke muhabbeti etmeden biraz bu ailelerden bahsetmek istiyorum.

Yapmak istediğim bu değil!!!

Yapmak istediğim bu değil ama Dünya siyasetinde, ekonomik krizlerde, terör olaylarında vb bu ailelerin isimlerini duyuyoruz. Rothschild ailesinin bilinen servetinin 16 trilyon dolar olması ve 18. yüzyıl da Avrupa da saygın bir aile olması ailenin ne kadar köklü olduğunu göstermektedir.Alman Yahudi kökenli bu ailenin Napolyon savaşlarına verdikleri finansal destekleri ve savaşların kaderleri ile oynamaları da dikkat çekmekte. Savaş tahvilinin babası ailelerden bahsediyorum.Yani savaşlardan bile finansal kaynak elde eden aileler.ABD merkez bankası yani FED’in büyük bir kısmını elinde bulunduran savaş ve krizlerden (1929 ABD Büyük Buhran’ın mimarı) hep para kazanarak yoluna devam eden bir aileden. Doları basan ABD merkez bankası FED’in sahibi Rockefeller, Rothschild, Lehman, Warburg ve J.P. Morgan aileleri sizce basit bir gücü mü ellerinde barındırıyorlar. Rockefeller Dünyada finansı ellerinde tutmanın yanında dünyadaki petrol, altın, elmas,çelik vb maden piyasalarını da hakimi iken ve Irak da Standard Oil şirketi petrol kuyularını satın alıyorken bu aileler politikadan uzak dememiz mümkün müdür acaba? Yahut ABD deki medya grupları bu ailelerin elindeyken bir anda ABD halkının İslamofobi duyması ve savaş istemesi sizce olağan mı? Peki Aaron Russo’nun ikiz kuleler açıklamasından hemen sonra güya kanserden ölmesi olağan mı?…Biraz komplo teorisi kokan bir video ama..

Her neyse uzatmak istemiyorum dileyen bu aileler hakkındaki kitapları, makaleleri okuyabilir ve belgeselleri izleyebilir. ABD’nin ağaları hakkında bilgi sahibi olabilir.Yahut daha mikro olaylara bakar Mortgage Krizi, Büyük Buhran gibi yine bu ailelerin isimlerine rastlayabilir.

ABD deki politikacıları (muhtarları) ve Paranın Sahiplerinden (Ağalar) bahsettikten sonra detaya girmeden kısaca ABD seçim sisteminden de bahsetmek istiyorum. Seçimlerde açık açık yapılan yardımlar ve eyalet eyalet uzunca süren ön seçimler.Yani tek bir seçim ile oldu bitti olayı yok.Sizce para, medya gücü ile Cumhuriyetçi ve Demokratların seçime gireceği son adayın belirlenmesi hasbelkader bir olay mıdır?

Tamam Donald Trump ABD’nin 400. zengini ama serveti ağaların yanında sözü dahi edilemeyecek bir boyutta değil mi? Almanya dan gelen dedesi Kaliforniya eyaletinde muhabbet tellalığı (kadın ticareti) yapması, babası ise müteahhit olan bir adamın oğlu ABD başkanı oluyor ve tabiri caizse Dünyayı yöneten ailelere kafa tutuyor.Hiç zannetmiyorum….

Bence yapılmak istenen Dünyada çok köklü olaylar var ve faturanın da bürokrasiden gelen bir ABD başkanı yerine biraz dengesiz bir profil çizen bir adama yıkılmak istenmesi.Ben kişi ve olaylardan çok sonuca bakmayı seviyorum.Sıradan bir adam olan Adolf Hitler Yahudileri yaktı, kendi halkını sömürdü ve sonucunda ne oldu? Alman kökenli Yahudi aileler yani savaşı finanse eden kaynaklar hala İngiltere’den savaş tahvillerinin (yani verdikleri borçları) tahsil etmiyorlar mı? Peki Naziler Yahudileri katletmemiş olsaydı Avrupa da ki Yahudiler İsrail’e göç ederler miydi? Peki aynı dönemlerde Rusya’nın Yahudi bölgelerde yaptığı ve göçe mecbur bırakılan politikalar tesadüf müydü?Kim kazandı savaşı? İngiltere mi Almanya mı yoksa ABD mi? Hepsi kaybetti sadece ağalar kazandı..

The Economist dergisi (Rockefeller Ailesinin yayın kuruluşu) Türkiye de darbe girişimi olmadan 6 ay önce çıkarttığı kapağında ne demek istedi? Papanın yanında duran adam kimdi?

Eğer planları işlemiş olsaydı Suriye den önce Türkiye’yi bölmeye çalışmayacaklar mıydı? Rabbim yardımcımız oldu planları ters gitti ve ülkemizde de demokrasimiz kazandı.

2017 yılı The Economist kapağı ne anlatmak istiyor? Her istedikleri olmuyor bu ailelerin tamam ama düşüncelerini yahut toplumlar üzerinde oluşturmak istedikleri algılar (Planları) belli olmuyor mu? David Rockefeller’in Yeni Dünya Düzeni ve Nüfus Kontrolü söylemleri ne ifade ediyor? Donald Trump neden seçim çalışması boyunca ÇİN kelimesini dilinden düşürmedi? Ekonomiden çok anlamam tamamda neden FED faiz artırımı yapıyor ve Dünyada dolar çıkıyor? Sürekli fiyatı düşürülen petrol neden şimdi artışa geçiyor? Peki Avrupa ve küçük ülkeler bu sömürü karşısında direnebilecek mi?

Soruları çoğaltabiliriz ancak yazımın bu kısmından sonrasını cevaplara ayırmak istiyorum. Cevaplar olacak ancak bu cevaplar teori ve tahminler şeklinde olacak. Farklı bakış açıları ile bakılarak verilen cevaplar…

Öncelikle bu ailelerin Donald Trump’ı desteklememiş gibi görünseler de desteklediklerini düşünüyorum.Eğer desteklemiyorlarsa yazımda bahsettiğim görev süresini tamamlamadan hayatını kaybeden ABD başkanları yüzdesinde bir artış olabilir. Kim bilir belki de ABD de siyah başkan kehanetinin de sahibesi kahin Baba Vanga’nın bir diğer kehaneti yani ABD’nin 45. başkanı olmayacak kehaneti de çıkabilir.Böyle bile olsa bu ailelerin bu işten de karlı çıkacağını düşünmekteyim.Ancak kahin ile aynı fikirde olmadığımı belirtmek isterim.

Donald Trump Türkiye için hayırlı olur mu? Hiç zannetmiyorum…Suriye de büyük orta doğu projesi kapsamında bir Kürt bölgesi oluşturacaklarını düşünmekteyim.İnşallah bu emellerine ulaşamazlar ancak benim görüşüm oyalanmadan hızlı bir şekilde Suriye’yi bölecekleri yönünde..

Avrupa ne olacak peki? Donald Trump döneminde Avrupa birliği ülkelerinde de ayrışma olacağına inanıyorum.İngiltere AB den ayrılma kararını aldı bile, İtalya da aynı şekilde tavır almakta.Fransa seçimlerden sonra hangi parti gelirse gelsin ayrılmayı masaya alacak..Eeee sadece Almanya ile bu kadar sorunlu ve küçük ülkenin kaderi ne olacak..Donald Trump ırkçılık ve milliyetçi bir tavır içinde yoluna devam edecek gibi görünüyor. Fransa da seçimlerdeki tüm adayların konuşmalarından hangisi seçilirse seçilsin bir ırkçılık olacağı apaçık ortada. Almanya’nın da bu birliği tek başına götüremeyeceği de ortada olduğuna göre ilerleyen dönemlerde AB diye bir yapının olmayacağını düşünüyorum.Hadi oradan diyebilirsiniz..Ünlü kahin Baba Vanga her istediğini söyleyecek Ahmet söyleyemeyecek.Yok öyle bir Dünya :) .

Peki Donald Trump’ın söylemlerine göre Nato’nun işlevi azaltılır veya fesih edilirse? Bilindiği üzere Nato Sovyetler Birliği tehdidine karşı kurulmuş askeri bir yapılanmadır. Trump’ın söylemlerinden Amerika’nın artık Rusya’yı dostu gibi gördüğünü çıkartabiliriz. Trump Avrupa’yı ve özellikle Rusya ile komşuluk ilişkileri olan Slaw unsurları önemsemiyorsa yahut Rusya’yı tehdit görmüyorsa Nato dan vazgeçebilir.Şimdi gelelim felaket senaryosuna. Nato’nun olmaması Avrupa da tek gücün İngiltere olması ve başıboş Avrupa ülkeleri sorununu ortaya çıkartır.İngiltere bile çok sorun yaşar ve nihai güç olamaz.Küçük Slaw ulus devletleri, İskandinav ülkeleri ve silah gücü olmayan Avrupa ülkeleri(İngiltere ve Fransa hariç) olası tehditler karşısında ne yapacaklardır?

Peki Dünyada ne olur? Dünyada başıboş ulus devletleri meydana gelir ve iş 3 kutuplu bir Dünya’ya gider.Bu üç ülke Amerika, Rusya ve Çin… Trump Rusya’ya yeşil ışık yakıyor ve Çin konusunda Rusya dan destek alacak gibi görünüyor.Rusya Çin kartından vazgeçerse neleri ister acaba??? Sadece Slav kökenli ülkeler ile yetinir mi? Hiç zannetmiyorum.

Evet….Acayip bir felaket senaryosu yazdım….. Avrupa’nın kısa vadede olmasa da orta vadede dağılacağını düşünüyorum.Ancak inşallah Nato üstte yazdığım gibi dağılmaz..Yoksa Dünya 3. Dünya savaşına hazırlansa iyi olur..İt ürür kervan yürür…Seçim dönemi söylenen dış politikadaki söylemler eğer ki gerçekleşirse bu senaryolar oluşabilir..

Birde üst kısımda The Economist’in 2017 kapağından bahsetmiştim ya..Geçenlerde bir tarot yorumcusunun kartları yorumlamasını izledim ve kadın savaş, hastalık, ölüm ve yeniden başlangıç gibi terimlerden bahsetti durdu..Aklıma David Rockefeller’in fazla nüfus söylemleri geldi…7,3 milyar nüfusu azaltmayı düşünebilirler mi ki diye kendime sormadan edemedim..Sonuçta ABD Çin’i düşman olarak görürse 1,3 milyar insanı karşısına alacak.Eğer Avrupa dağılır ve başıboş bırakılırsa er yada geç kendi içlerin de çıkar çatışmasına girecekler. Eee Rusya’ya ne verilecek?…

Eğer ABD Çin’i karşısına alırsa ne yapabilir? ABD kokuşmuş sanayisi ve tüketimci iş gücüyle ekonomik olarak bir şey yapamaz.Çin kendi para birimini de kullanmıyor zaten..Sürekli dolar rezervli yor..Ya finansal oyunlar içine girecek ki buna girerse ABD de benim düşünceme göre büyük zarar görür yada biyolojik silah ve hastalık kartını oynayacak..Çin’in enerji ve hammaddesini kesecek diyeceğim ancak tüm global şirketler Çin de..Kısaca Çin olayı şuan için kafamı en çok kurcalayan kısım..

O değil de ben ana konudan uzaklaştım Çin’e felan gittim..Sonuçta ağaların elleri finansal araçlar, medya ve politikayı kullanarak tüm Dünyanın üzerinde..Sonuç ne olur bilemem ancak durum da bu…

Ne roman yazdım amma… Daha durmasam yazacağım ama yeter… Olmaz bunların hiçbiri diyelim..Zaten olsa da ne ne için yapıldı bizim gibi insanların anlaması açısından üzerinden yıllar geçmesi gerekir…Niye bu kadar senaryo yazdım peki??? 3–5 yıl sonra okuyup gülmek için…. Sonuç olarak her ne olursa olsun Rabbim ülkemize yardımcı olsun diyor ve eksik cümle, anlatım bozuklukları için özür diliyorum..