Yediye Övgü

Bugün sizlere değişik bir şeyden bahsedeceğim dostlarım. Yüce rabbimizin Kuran’da da belirttiği üzere muazzam bir düzen üzerine kurulmuş olan evrenimizin, ebced hesabına göre de anahtarı 7 (yedi) sayısındhahah. Hayır. Böyle konulara girmeyeceğim. Her kesimden insanın rahatlıkla dahil olabildiği ve sonu olmayan tartışmalar hiç çekici gelmiyor bana, zira argümanlarımı tam anlamıyla savunamıyorum bu tür ortamlarda. Daha doğrusu savunuyorum da anlamıyorlar.

Bugün sizlere forma numarası 7 olan efsanevi futbolculardan/basketbolculardan da bahsetmeyeceğim. Zira Cristiano Ronaldo’nun veya Carmelo Anthony’nin dün yemekte ne yedikleri veya maçlardan önce ne dinledikleri beni pek de ilgilendirmiyor bu ara.

Ama yine de yedi iyidir abi. Bildiğin 7, dümdüz, standart yedi. Bazen doksan yedi, ama genel olarak yedi. Neden böyle düşünüyorum. Bi kere asal sayı, asal sayıları severim. Bi duruşları var, biraz da asiler hatta, “beni kimse bölemez ulan” havaları var. Ama asal sayılar küçük bir topluluk değil, çok fazlalar. İçlerinden bazıları, yedi gibi, bir adım öne çıkıyorlar.

Bir de yedide şöyle bir durum var. Yedi, 5 olmak için fazla büyük, ve 10′a da yeterince mesafeli. 5′ten büyük bir sayı seçmem gerekse 6 seçmem ben, o ne öyle, atanamamış 5 gibi. Ama 7 seçince 5′ten bayağı uzaklaşmış oluyorsunuz. Peki ya 8? E az daha büyüt de 10 olsun bari. Aynısı 9 için de geçerli. 7 sanki 5 ve 10′un tam ortasıymış gibi, 7.5 olmadan tam orta nokta olmuş gibi.

Bu 7′ye olan sempatim taa ilkokul yıllarından beri vardı bende. Bir sınavdan 95 aldığımda hafif bir burukluk olurdu, 96 aldığımda da 95 sayardım onu. Aynı şekilde 98 ve 99 aldığımda ise “neden 100 alamadım ki” diye düşünürdüm. Oysaki 97 aldığımda o hep 97 idi, tek başına ve hür bir 97. Sonra tabi yıllar geçtikçe sırayla 90′lar 80′ler hatta 70′ler ütopya olmaya başladı ama neyse ki konumuz şu an bu değil.

Demem o ki, 7′yi sevin.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Ahmet Ceran’s story.