Öğrenmek Vakit Kaybı Olabilir!

Hepimizin hayatta ulaşmak istediği hedefleri var. Bu hedefler, yeni bir dil öğrenmek olabilir, sağlıklı beslenmek, daha iyi bir ebeveyn olmak ya da tasarruf yapmak gibi birçok şey olabilir.

Şimdiki halimiz ve gelecekte olmak istediğimiz halimiz arasındaki boşluğun, hemen yeterli bilgiye sahip olmamaktan kaynaklandığı varsayarız. Bu yüzden, yeni bir girişim kurmak ya da kilo vermek, 3 ayda nasıl yabancı dil öğrenilir? şeklinde dersler almaya, yazılar okumaya başlarız. Eğer daha iyi bir stratejimiz olursa, daha iyi sonuçlar alacağımızı düşünürüz. Farklı sonuçlar için farklı bilgilere sahip olmak gerektiğine inanırız.

Benim son zamanlarda fark etmeye başladığım şey ise farklı bilgilerin, farklı sonuçlar elde etmek için yeterli olmadığı yönünde. İşin aslı, yeni bir şey öğrenmek, eğer amacınız ilerlemekse; sadece yeni bilgiler edinmek değilse, vakit kaybından başka bir şey olmayabilir.

İşte tam bu nokta da öğrenmek ve pratik yapmak arasındaki ciddi farklar ortaya çıkıyor.

Öğrenmek ve Pratik Yapmak arasındaki farklar

“Bir şeyi pratik yaptığımızda, bir süreci belirli bir hedefe ulaşma amacıyla, düşünerek tekrarlarız. Burada “amaç” ve “düşünerek” kelimeleri anahtar kelimeler çünkü aktif olarak pratik yapma ve pasif öğrenme arasındaki farklı ortaya koyuyorlar.”

— Thomas Sterner, The Practicing Mind

Bir şeyi öğrenmek ve pratik yapmak, birbirlerine çok benzer eylemler gibi gözükseler de çok farklı sonuçlanabilirler. Bir kaç örnek ile bu farklılığı tartışmak mümkün.

  • Güçlü ve fit olmak istiyorsunuz: İnternette en iyi egzersizleri ve yönlendirmeleri bulabilir, defalarca okuyabilir ya da izleyebilirsiniz. Ama kilo vermenin ve fit olmanın tek yolu ağırlıkları gerçekten kaldırmayı deneyerek başarabilirsiniz.
  • Girişiminizi büyütmek istiyorsunuz: Yatırımcı sunumları, asansör pitchleri yapmak konusunda ipuçlarını (sonsuz sayıda) okuyabilirsiniz.
  • Bir kitap yazma hayaliniz var: Best-seller bir yazar ile sohbet edebilirsiniz hatta bu kişi ailenizden birisi bile olabilir. Ama daha iyi bir yazar olmanın yolu, sürekli olarak yazmaktan ve yayınlayarak geri bildirim almaktan geçiyor.

Tek cümleyle, pasif öğrenmek bilgi birikimini artırırken aktif pratik size yetenek kazandırıyor.

Aktif Pratik vs. Pasif Öğrenme. (Tekrar çizilmiştir.)

Üç ana madde ile neden pratik yapmanın daha öncelikli olması gerektiğini daha net bir şekilde açıklayabiliriz.

1. Öğrenmek Tembelliğe Neden Oluyor Olabilir.

Çoğu zaman, öğrenmek önem verdiğimiz hedefler ve ilgiler doğrultusunda hareket etmekten kaçmanın bir yolu olabilir. Örneğin, yabancı bir dil öğrenmek istiyorsunuz. Bir dilin nasıl öğrenileceği konusunda kitap okumak size ilerleme hissi (“Ama dil öğrenmenin en iyi yollarını araştırıyorum!”) verebilir. Maalesef, size istediğiniz sonucu yani yeni bir dil öğrenme yolunda ilerlemenizi sağlamaz çünkü o dili pratik yapmıyor olursunuz.

Bu gibi durumlarda çoğu zaman hazırlık ya da ön araştırma yaptığımızı iddia ederiz ve bu rasyonelleştirme, yerinde saymamıza rağmen sanki ilerleme sağlıyormuşuz gibi hissetmemizi sağlar. Harekete geçmek ile hareket halinde olmayı birbirine karıştırırız. Unutmamak gerekir ki,

Öğrenmek, ertelemenin bir başka şekli olmadığı takdirde yararlıdır.

2. Pratik, öğrenmektir. Öğrenmek, pratik yapmak DEĞİLDİR.

Pasif öğrenmek, her ne kadar yeni bilgi sahibi olmamızı sağlasa da o bilgileri nasıl uygulayacağımızı keşfetmek konusunda fikir vermez. Bu nedenle öğrenmek pratik yapmak değildir. Oysaki, pratik yapmak yapılan hatalardan önemli içgörüler sağladığı için öğrenmenin en güzel şekillerinden biridir.

Hatta daha önemlisi, pratik yapmak sahip olunan bilgi ile anlamlı bir katkı sağlamanın tek yoludur. İş kurmak hakkında online bir ders alabilirsiniz ya da gelişmekte olan bir ülkedeki felaketler hakkında makaleler okuyabilirsiniz ancak bu bilgiler kendi işinizi kurmadıkça ya da o ülkelere bağışta bulunmadıkça üretken olmayan bilgilerdir. Öğrenmek kendi başına sizin için eğerli bir eylem olabilir ancak başkaları için değerli olabilmesi için sizin o bilgileri bir şekilde dışarı vurmanız gerekir.

3. Pratik Yapmak Enerjinizi Süreç Üzerinde Odaklanmanızı Sağlar

Hayatınızın şu anki hali, her gün uyguladığınız alışkanlıklarınızın ve inançlarınızın sonucudur. Bunu fark ettiğinizde ve odağınızı gün içinde ve dışında daha iyi alışkanlıklar edinmek için kullandığınızda, sağlanan ilerleme kendiliğinden mantıken gelecektir. Sonuçları belirleyen etkenler, öğrendiğimiz şeyler ya da hayal ettiğimiz vizyon değil her gün yaptığımız alışkanlıklarımızdır. Bu yüzden sıkıcılığa aşık olmalı ve enerjimizi sürece harcamalıyız, sonuca değil.

İşin Özü…

Pasif öğrenmek değersiz bir şey midir? Hayır. Birçok durumda, öğrenmiş olmak için öğrenmek güzel bir şey olabilir. Zaten, aksiyona geçtiğinizde daha iyi kararlar almanızı sağladığı aşikar.

Bunun yanı sıra, bu yazının ana konusu tek başına öğrenmek ilerlemeyi sağlamaz. Sıklıkla bilgilerin arkasına saklanırız ve öğrenmeyi daha zor ve önemli bir karar olan gerçekten yapma eylemini ertelemek için bir bahane olarak kullanırız. Kısacası, pasif öğrenmeye daha az vakit harcamalı ve enerjimizi pratik yapmaya harcamalıyız.

İşin özü, düşünmeyi bırakmalı ve yapmaya başlamalısın.

Kaynak: James Clear tarafından yayınlanan yazıdan çevrilmiştir.