Böyle afili şeyler hayal edin, sonra hepsini unutun! Şahıs Şirketi daha farklı bir kavram.

Bir “Şahıs Şirketi” Kurmak ve Sonrası

Her şey artık yaptığım freelance işlerin fatura kesmemi gerektirecek kadar büyümesi ile başladı. Devlet-i Aliyyemiz için her para kazanan kişi ve kurum bir gün bu yoldan geçecek. İşte adım adım bir “Şahıs Şirketi” kurmak.

İnsanlar iki farklı şekilde para kazanırlar. Ya birileri için birileri adına çalışırsınız ya da birileri için kendi adınıza çalışırsınız. İlk modelde ücretiniz genellikle bir yıl boyunca sabit olur ve yasal vergileri işvereniniz tarafından (aslında sizin tarafınızdan, yani alacağınız maaştan kesilerek) devlete ödenir. İkinci modelde ise bu vergileri ya bizzat kendiniz ya da ortak olduğunuz şirketiniz tarafından devlete ödenir. Kısacası eğer para kazanıyorsanız, ne şekilde olduğu önemli değil ama yasal olmak zorunda, mutlaka devlete vergi ödersiniz. Bundan kaçış yok.

Türk Ticaret Kanununa göre farklı şirket tipleri bulunuyor. Bunların içinde en çok bilinenler Anonim Şirketler (A.Ş), Limited Şirketler (LTD.) veya Şahıs Şirketleridir. Burada A.Ş ve LTD. detaylarına hatta ana hatlarına bile hiç değinmeyeceğiz. Anlatacağımız şey bir Şahıs Şirketi kurmak olacak. Yazının en sonunda ise kişisel bir değerlendirme yapacağım.

Önce “Gider Pusulası” gelir

Şahıs Şirketi kurma aşamasına nasıl gelindiğini anlatacağım ancak öncesinde, bir şirket kurmadan da yasal olarak vergisini vererek iş yapabileceğinizi bilmenizde fayda var. Eğer yaptığınız iş düzenli kazanç sağlamayan, yapılma zamanı belirli periyotlarda olmayan bir iş ise müşteriniz bir Gider Pusulası düzenleyerek sizinle çalışabilir. Bu durumda yaptığınız iş için alacağınız ücretin belli bir yüzdesini Stopaj adında devlete ödenir. Bu stopajın ücretin içinde mi kesileceği yoksa ücretin dışında müşteri tarafından mı karşılanacağı aranızdaki anlaşmaya kalmış. Vergiden kaçış yok demiştim!

Gider Pusulası ile iş yapmak için yaptığınız ödeme miktarının bir önemi yoktur. Yani bir üst sınır yoktur.

Güncelleme: Bunu biraz açmamız gerekiyor. Şirket olarak sizin (Şahıs veya LTD veya A.Ş) Gider Pusulası ile yapacağınız ödemelerde bir üst sınır yoktur ancak bir şahıs yılda belirli bir üst sınır (bu rakam her sene değişiyor, lütfen farklı kaynaklardan güncel değerleri araştırın) ile gider pusulası karşılığında hizmet sunabilir.

Devletimiz Gider Pusulası düzenlendiğinde işin düzenli olup olmadığına bakar. Yani her ay 500 TL’lik bir iş yapıyorsanız ama düzenliyse bu işi uzun süre Gider Pusulası düzenleyerek devam ettiremezsiniz. Öte yandan Gider Pusulası karşılığı yaptığınız işin bedeli bir yılda belirlenen üst sınırı geçmiyorsa ve bir defaya veya bir kaç kez düzenli olmayan şekilde ise bu Gider Pusulası ile yasallaştırılabilir. Daha fazla detay isteyen şuraya bakabilir. Ayrıca Gider Pusulası ile alakalı olarak Özgür Kuru’nun yorumlarını da okumanızı tavsiye ederim. Farklı yaklaşımlar için bazı açıklamalar içeriyor.

Güncelleme: Fikri Mülkiyet kapsamına giren işlerde (Sanat eseri, yazılım geliştirme, içerik oluşturma vb.) Gider Pusulası kesilirken devlete ödenmesi gereken stopaj miktarı %17'dir. Yani 1.000 TL bedel ile bir iş yaparsanız bunun 170 TL’sini Gider Pusulası ile size ödeme yapan şirket bu bedelden keser ve sizin adınıza devlete öder, sizin elinize de 830 TL geçer. Bu şekilde iş yaparken bu stopajın anlaştığınız ücrete dahil veya hariç olduğu konusunda önceden anlaşmalısınız.

Ne zaman bir Şahıs Şirketi kurulur?

Eğer yaptığınız işler karşılığında aldığınız ödemeler süreklilik içinde devam ediyorsa artık fatura kesmek zorunluluğu doğmuş demektir. Buradaki ana unsur kazancın düzenli şekilde süreklilik arzetmesidir. Kurabileceğiniz en kolay, düşük maliyetli ve basit işletme ise bir Şahıs Şirketidir.

Neden bir Şahıs Şirketi kurulur?

Kolay olduğu, size yasal kimlik kazandırdığı ve kolayca kapatılabildiği için. Üstelik kurulum ve işletme maliyeti düşüktür. Belli vergi dilimleri açısından avantajlıdır.

Bir Şahıs Şirketi kurmak için neler gereklidir?

Aşağıda malzeme listesini veriyorum ancak detaylarına sonrasında ayrıca bakacağız.

  • Bir gerçek şahıs; bu sizsiniz.
  • İşi yapacağınız bir adres; Kendi eviniz, kirada oturduğunuz ev veya sanal ofis, hazır ofis ya da paranız çoksa iş için kiraladığınız hatta satın aldığınız bir gayrimenkul olabilir. Bu konuyu daha detaylı ele aldığım bir yazıma da göz atabiliriniz.
  • Güvenilir bir muhasebeci (mali müşavir).
  • Bir takım belgeler: Hepsinden ikişer adet olmak üzere: ikametgah, noterden tasdikli nüfus cüzdanı sureti, imza beyannamesi (sirküleri değil, sadece beyanname), vesikalık fotoğraf, bir adet kira kontratı veya sözleşmesi veya mülkün sahibi olduğunuzu gösterir belge. Nüfus cüzdanınızın aslı.
  • Mali müşavirinize vereceğiniz bir adet noterden tasdikli işlem vekaletnamesi.

Başka bir şeye gerek yok. Evet yanlış duymadınız hepsi bu kadar.

İ̶k̶a̶m̶e̶t̶g̶a̶h̶ ̶N̶ü̶f̶u̶s̶ ̶D̶a̶i̶r̶e̶s̶i̶n̶d̶e̶n̶ ̶ü̶c̶r̶e̶t̶s̶i̶z̶ ̶o̶l̶a̶r̶a̶k̶ ̶a̶l̶ı̶n̶a̶b̶i̶l̶i̶y̶o̶r̶ ̶a̶m̶a̶ ̶t̶a̶v̶s̶i̶y̶e̶ ̶e̶t̶m̶e̶m̶,̶ ̶ö̶z̶e̶l̶l̶i̶k̶l̶e̶ ̶b̶u̶ ̶y̶a̶z̶ı̶n̶ı̶n̶ ̶y̶a̶z̶ı̶l̶d̶ı̶ğ̶ı̶ ̶v̶e̶ ̶b̶e̶n̶i̶m̶ ̶ş̶i̶r̶k̶e̶t̶i̶ ̶k̶u̶r̶d̶u̶ğ̶u̶m̶ ̶d̶ö̶n̶e̶m̶d̶e̶ ̶y̶e̶n̶i̶ ̶k̶i̶m̶l̶i̶k̶l̶e̶r̶e̶ ̶g̶e̶ç̶i̶ş̶ ̶s̶ü̶r̶e̶c̶i̶ ̶n̶e̶d̶e̶n̶i̶y̶l̶e̶ ̶n̶ü̶f̶u̶s̶ ̶d̶a̶i̶r̶e̶l̶e̶r̶i̶ ̶m̶a̶h̶ş̶e̶r̶ ̶y̶e̶r̶i̶n̶e̶ ̶d̶ö̶n̶m̶ü̶ş̶t̶ü̶.̶ ̶B̶u̶ ̶y̶ü̶z̶d̶e̶n̶ ̶b̶a̶ğ̶l̶ı̶ ̶o̶l̶d̶u̶ğ̶u̶n̶u̶z̶ ̶i̶l̶ç̶e̶ ̶m̶u̶h̶t̶a̶r̶l̶ı̶ğ̶ı̶n̶d̶a̶n̶ ̶t̶a̶n̶e̶s̶i̶n̶i̶ ̶7̶ ̶T̶L̶ ̶k̶a̶r̶ş̶ı̶l̶ı̶ğ̶ı̶n̶d̶a̶ ̶b̶u̶ ̶b̶e̶l̶g̶e̶y̶i̶ ̶a̶l̶a̶b̶i̶l̶i̶r̶s̶i̶n̶i̶z̶.̶ ̶T̶o̶p̶l̶a̶m̶ ̶1̶4̶ ̶T̶L̶.̶ ̶ ̶

İkametgah bir süredir e-devlet üzerinden alınabiliyor. e-Devlet üzerinden yasal geçerliliği olan ikametgah belgesi alabiliyorsunuz.

Noter işlemleri için belgeler yaklaşık 226 TL tutuyor. Altı üstü dört kağıt parçası.

İlk etapta Ticaret Odasına kaydolmanız zorunlu değil. İlle de kaydolacağım diyorsanız 1.500 TL civarında bir ilk maliyeti var ve her yıl yaklaşık 250 TL sabit gider oluşturuyor. Yurt dışına çıkarken vize alacaksanız, aslında bunlara zerre kadar ihtiyaç duymayan, AB ülkeleri bunları sizden istiyor. Not: Şahıs şirketimi kurduktan sonra İngiltere ve Fransa’dan vize aldım. Her ikisinde de Ticaret Odası kaydı ve buna bağlı belgeleri vermedim. Sadece iyi bir mal varlığı dökümü verdim.

İş adresi konusunu biraz açalım

Her işletmenin mutlaka bir adresi olmak zorunda. Tartışmayı en sona saklayalım lütfen. Bunun için seçeneklerinizi yukarıda belirtmiştim. Kendi eviniz, kiradaki eviniz, sanal veya hazır bir ofis veya iş yeri izni olan kiradaki veya kendinize ait bir mülk olabilir.

Eğer evinizi işletme adresi olarak gösterecekseniz seçenekleriniz yine biraz sınırlı. Evin tamamını iş yeri olarak gösteremezsiniz. Yatak odanız veya çocuk odası iş yapılan yerler değildir. Bu yüzden çalışma odanız veya ufak bir tezgahınız varsa bunun bulunduğu mekan iş yeri olarak tanımlanır.

Maliye Sanal Ofis diye bir kavramı resmen kabul etmiyor. Ancak itiraz da etmiyor. Yoklama ve kontrole geldikleri ve sizi mekanda buldukları takdirde sanal ofisler birer işletme adresi olarak gösterilebiliyor.

Sanal Ofis nedir?

Adı üstünde aslında gerçekten var olan ama sizin bundan asgari şartlarda istifade ettiğiniz ofis şeklidir. Öncelikle fiziksel bir mekandır. Yani gidip kapısı çalınabilir. İçinde çalışmak için uygun ortam da hazırlanmıştır. Ancak sizin bu ortamı kullanma hakkınız sınırlıdır. Bunun karşılığında kira ücreti olarak çok düşük bir bedel ödersiniz. Bu ücretler aylık 250 TL seviyesinden başlayarak aldığınız hizmetin kapsamıyla doğru orantılı olarak değişir. Benim çalıştığım kurum Kamara oldu. Artıları ve eksileriyle, “Sanal Ofis” ve çok daha fazlasını detayları ele aldığım farklı bir yazıda anlattım.

Sanal/Hazır Ofis reklamları hep böyle. Zaten gitmeyeceksiniz ve bu odalar hep dolu oluyor. Genelde bir han katında, ışıksız bir oda sizi bekliyor.

Burada ifade edilmesi gereken nokta ise bir sanal ofisin diğer kiralık ofislere nazaran önemli avantajının olması. Sanal ofis için bir kira kontratı değil, sözleşme düzenlenir. Normalde ödediğiniz kira bedelinin belli bir yüzdesini devlet sizden Stopaj adı altında vergi olarak alır ancak Sanal Ofislerde bu bedel ortaya çıkmaz. Ödediğiniz bedelin tamamı giderdir. (Ayrıca değineceğiz.)

Hadi Başlayalım

Tüm belgeler hazır olduktan sonra bunları bir dosya şeklinde muhasebecinize teslim edersiniz. O da sizin adınıza iş adresinizin bağlı olduğu Vergi Dairesine müracaat ederek işletme kurulum işlemlerini başlatır.

Sonradan Eklenen Not: İlk başta mali müşavirim ile bu konuyu yeterince net konuşmamış olduğumuzu maalesef sonradan farkettim ve öğrendim ki mali müşavirler bu şirket kurulum işlemini aylık anlaştığınız bütçe dahilinde değil ek bir maliyet ile gerçekleştiriyor. Benden 500 TL talep ettiler. Bunu baştan konuşup konuşmadığımızı hatırlayamıyorum ama notlarım arasında böyle bir bedel göremedim. Bu konuyu Mali Müşaviriniz ile en başta görüşün ve netleştirin. Bence sürekli çalışacağınız bir mali müşavirin bu ücreti talep etmesi doğru değil. Bunu da pazarlık olarak masaya koyun. Hatta genelde yapılmıyor ama mali müşavir ile bir hizmet sözleşmesi yapmak bence gerekli.

Güncelleme: Mali müşavir bir okuyucumuz bazı noktalarda ek bilgilendirmeler paylaştı. Şöyle ki; “Bizim mükelleflerin beyannamelerini göndermemiz için yapılan sözleşmeyi gelirler idaresine bildirme zorunluluğumuz var. Yani her sene yenilenen bir sözleşme mutlaka oluyor. Ve sizler bunun damga vergisini ödüyorsunuz. Burada sizin muhasebeciniz bu sözleşmeyi kendi kendine yapmış anladığım bu. Ama ondan isterseniz sizede bir kopyasını verecektir. Ayrıca fiyat konusunda da devletin belirlemiş olduğu bir tarifeye göre ücretlerimiz belirlenmiş durumda serbest piyasa ekonomisi yok maalesef. Ama tabi rakam konusunda alt limit çalışanda var çok yüksek rakamlar alanda var. Rekabet yasağı gereği fiyat kırma-indirim yapma şansımız yok sadece.”

Şirket kurulum işlemi için sizin ilgili vergi dairesine gitmenize gerek yoktur ancak Nüfus Cüzdanınız Vergi Dairesindeki müdür beye mali müşaviriniz tarafından gösterilir. Sonra geri alırsınız.

Başvurudan yaklaşık bir hafta sonra iş adresinize vergi memuru yoklama için gelir. Eğer bir sanal ofis tuttuysanız bir kaç seçeneğiniz var. Ya tahmini geliş tarihlerinde ofisin yakınlarında olacaksınız veya bazı iyi niyetli memurlara denk düşerseniz bir gün öncesinden gelecekleri saati haber verirler.

Not: 2018 yılı itibariyle bu yoklama işlemi artık zorunlu görülmediği takdirde uygulanmıyor. Ancak bunun detaylarını yine mali müşavirinize sormanız lazım.

Benim sürecimde maalesef, ilk başvuru esnasında, belirtilen gün ve saatlerde yoklamaya gelmediler. Kimse önceden aramadı. Neyse ki yoklamaya geldiklerinde ofise yakın bir yerdeydim ve hemen sanal ofis hizmetini aldığım adrese giderek yoklama fişine imza attım. Çok mutluydum derken memur bana işletme faaliyet kodlarımı sordu!

İşletme Ana ve Yan Faaliyet Alanı Kodları

Her işletmenin bir ana faaliyet alanı olmak zorunda. Örneğin benim şirketimin ana faaliyet alanı kodu 62.01.01. Açıklaması şöyle; Bilgisayar programlama faaliyetleri (sistem, veri tabanı, network, web sayfası vb. yazılımları ile müşteriye özel yazılımların kodlanması vb). Tam olarak yaptığım işi kapsamıyor ama bu şekilde de diğer işlerim için fatura kesebiliyorum.

Maalesef bu noktada eğer siz önceden hazırlıklı değilseniz size saçma sapan bir şey verebiliyorlar. İçerik üreten insanlara davetiye basım işleri gibi kodlar verilmiş. Çok büyük dert değil ama ileride bu kod değişirse yoklama işlemi tekrarlanmak zorunda. Ayrıca kestiğiniz ve aldığınız faturaların bu alanlara yakın işlemler olması lazım (bu kuralın da kaldırıldığını duydum ama teyid etme gereğini duymadım). Yani bilgisayar işi yaparken düğün davetiyesi basarsanız ve ileride bir soruşturma olursa hesap veremeyebilirsiniz. Gerçi bir soruşturma olursa açık vermeden kurtulmak Türkiye’deki ticaret kanunu çerçevesinde imkansız.

Mali Müşaviriniz ile bu kodları önceden konuşun ve son dakikada saçmalamayın.

Artık Şahıs Şirketim var! Acele etme Ahmet!

Evet artık bir şahıs şirketiniz var. Ancak fatura kesmeye başlamanız için atmanız gereken bir kaç adım daha var.

Kırtasiyeden alınan fatura böyle bir şey.

Öncelikle bir fatura sahibi olmanız lazım. Bunun için iki yöntem var. Birincisi anlaşmalı bir matbaada fatura bastırmak. İkincisi kırtasiyelerden bir adet Otokopili Fatura Defteri alıp noterden onaylatmak.

Noterden onay işlemi öncesinde üzerinde Tam Adınız, İş Adresiniz, Vergi Daireniz ve Vergi Numaranız olan bir kaşe yaptırmanız gerekiyor. Yaklaşık 25–35 TL tutuyor.

Cep tipi kaşeler havalı ve ufak ancak ard arda kaşe basacaksanız ayrıca bir mürekkep kartuşu lazım (hani şu kaşeyi içine basıp mürekkep aldırdığınız, Noterlerde filan olan, yanlışlıkla parmağınız değince boya veren şey. Kısacası bildiğiniz mürekkep.)

Bir diğer seçenek ise her yerde sıkça görmeye alışkın olduğumuz klasik kaşeler.

Cep kaşesi katlanınca cebinizde potluk yapmadan sığıyor. Üstelik hafif. Normal Kaşe ise cepte taşınmaz, çantada taşımak lazım. Daha çok ofisler için.

İşletmenizin adı bu noktada siz doğarken size verilen isim olacak. Adı üstünde “Şahıs İşletmesi”. Öyle havalı afili şeyler hayal etmeyin. Benimki Ahmet Said Usta. Buna da çok şükür Satılmış Tembel gibi bir isimde de olabilirdik. Vergi Numaranız ise doğrudan TC Kimlik Numaranız. Alternatifiniz yok. Kaşenizde bunların güzelce ve okunaklı yazıldığından emin olun. Not: Sonradan öğrendim ki aslında bir tane de vergi numaramız da oluyormuş ama o numara nerede ve ne için kullanılıyor bilmiyorum.

Ayrıca Fatura veya Gider Pusulası gibi kırtasiyeden aldığınız belgelerin onayı için Noter’e giderken bir tane Vergi Levhası çıktısı almanız lazım. Benimkini muhasebeci bana e-posta ile yolladı, sanırım Gelir İdaresi Başkanlığı (veya e-devlet emin değilim) sitesinden bir kopya alabiliyorsunuz. En iyisi muhasebecinizden isteyin.

Şirketinizin, kendi isminizden farklı bir adı olması için aşağıda size bir alternatif yöntemi de anlatacağım.

Matbaada fatura bastırmanın maliyeti 150 TL civarı. Daha havalı ve kurumsal görünüyor. Noterden fatura defteri onaylatmanızın maliyeti ise 40 TL civarında. Daha basit bir işlem ama elle fatura kesmeniz gerekiyor. Ayrıca notere gitmeden önce defterdeki tüm sayfalarda şirket bilgileri kısmına kaşenizi basmanız lazım. Yoksa Noter’de sırada bekleyenler homur homur içlerindeki kin ve nefreti size boşaltıyor.

Havalı fatura konusuna gelince; işin doğrusu hiç bir şirket kestiğiniz faturanın ne kadar havalı göründüğüne bakmaz. Muhasebecilerin işi onları kayıt altına almak. Siz de usulüne uygun işlem yaptığınız sürece sorun olmaz.

Büyük Kolaylık e-Fatura — Mutlaka Kullanın!

Bu yazı yaşayacak demiştim ve sözümü tutarak bu paragrafı, yazıyı yaklaşık 50 bin kişi okuduktan sonra, buraya ekliyorum. Haziran 2017 itibariyle e-Fatura’ya geçiş yaptım. Düşük bir maliyeti var ve fatura kesme ayrıca alma sürecini inanılmaz kolaylaştırıyor. Detayları ayrı bir yazıda ele almayı planlıyorum ama benim için kolay bir yol olan online ön muhasebe uygulaması Paraşüt’e abone oldum* ve onun üzerinden bu hizmeti aldım. Bu uygulama aynı zamanda müşterilerinize online mütabakat, tahsilat ekranı gibi bileşenler ile geliştirilebiliyor. Vakit bulursam detaylı olarak yazıp buradan linkleyeceğim.

*Verdiğim linkden Paraşüt’e abone olursanız ben de 3 ay ücretsiz üyelik kazanıyorum. Ufak bir ipucu vereyim; deneme süresinin son saniyesine kadar bekleyin ve %50'ye varan yıllık abonelik indirimi kapmaya çalışın. Ben öyle yaptım ;)

Şirketimin bir adı olsun diyorsanız: Marka Tescili yaptırın

Logonuzu tasarlatın ve bunu Patent Enstitüsünden onaylatın. Bunu faturalarınızda kullanabilirsiniz. Ancak şirketinizin adı yine sizin adınız olacak. Yine de “havalı” konusuna takıntılıysanız sizi bir nebze mutlu edebilir. Maliyeti ilk başvuru için 750 TL civarında ve marka onaylanınca yaklaşık 800 TL daha ödüyorsunuz. B̶e̶n̶ ̶ş̶u̶ ̶a̶n̶d̶a̶ ̶b̶e̶k̶l̶e̶m̶e̶ ̶a̶ş̶a̶m̶a̶s̶ı̶n̶d̶a̶y̶ı̶m̶,̶ ̶e̶l̶i̶ ̶k̶u̶l̶a̶ğ̶ı̶n̶d̶a̶ ̶y̶a̶k̶ı̶n̶d̶a̶ ̶m̶a̶r̶k̶a̶m̶ ̶t̶e̶s̶c̶i̶l̶l̶e̶n̶e̶c̶e̶k̶.̶ Markam tescillendi, daha sonra bir kaç markayı da kendim aracı hizmeti olmadan tescil ettirdim. Her şeyi Türk Patent Ofisinin online portalından yapabiliyorsunuz. Başvuru ücreti 330 TL civarında, tescil olduktan sonra marka tescil belgesi için de 660 TL ödüyorsunuz (2018 rakamları).

Sigorta — Bağkur Meselesi

Eğer Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yasal olarak bir özel sektör çalışanı, devlet memuru veya işletme sahibi iseniz mutlaka sigortalı olursunuz.

Fi tarihinde bu üç kurumun sosyal güvence sağlayan, yani hastalandığınızda size bakan, yaşlandığınızda emeklilik maaşı bağlayan, sigorta kurumları bir birinden farklıydı.

Özel sektörde çalışanlar SSK, devlet memuru olanlar Emekli Sandığı ve iş sahibi olanlar BAĞKUR üzerinden bu sigorta sistemine katılır, arada statüsü değişenler bu kurumlar arasında mekik dokurdu. Ancak hükümet 2006 yılında güzel bir adım atarak bu üç kurumu SGK çatısı altında birleştirdi. Genel olarak isimleri hala bu şekilde ifade ediliyor ama e-devlet sistemine girdiğinizde eski SSK’lılar 4A, bağkurlular 4B ve memurlar 4C olarak çalışma dökümünü SGK bünyesinde alıyor.

Şimdi eğer bu üç kurumdan birine kayıtlı değilken şahıs şirketini kurarsanız doğrudan eski Bağkur, yeni SGK 4B kapsamına girersiniz. İş biter. Ayda yaklaşık 550-600 TL sigorta primi ödersiniz. (Bu prim her sene beyan ettiğiniz toplam kâra göre güncellenir)

Eğer devlet memuruysanız ne oluyor bilmiyorum ama sanırım devlet memurları özel şirket kurma konusunda çeşitli ve farklı kanunlara tabiler. Bunu araştırın. Net: ben bilmiyorum!

Eğer zaten bir şirketin çalışanı iseniz SGK 4A kapsamındasınız demektir. Eğer çalıştığınız şirkette imzaladığınız iş sözleşmeniz size iş kurma izni vermiyorsa bu durum hukuken gidip şahıs şirketi kurmanıza engel değil. Ancak mevcut iş yeriniz size bir kuruş tazminat vermeden sizi kapının önüne koyabilir. Sözleşme yoksa bile pek çok özel şirket çalışanlarının bir şirket sahibi olmasından hoşlanmaz. Bu bir kenarda dursun.

Eğer 4A kapsamında SGK kaydınız varsa bu durumda şahıs şirketi kurduğunuz 4B kapsamına girmezsiniz. 4A kaydınız bitmediği ve sigortanız yatmaya devam ettiği sürece 4A’lı olarak devam eder ve 4B kapsamında prim ödemenize gerek kalmaz. Ancak 4A kaydınız silindiği anda (işten çıkartıldığınız anda) otomatik olarak 4B’li statüsüne girersiniz.

Tüm bu süreçleri mali müşaviriniz (muhasebeciniz) sizin adınıza takip eder. Ancak 4B primleri için size bildirimde bulunmaz. 4B kaydınız yapıldıktan sonra aylık olarak bu primleri bankanızın SGK — Sigorta Ödemeleri menüsünden sizin girip düzenli ödemeniz lazım yoksa faiz işler. En iyisi benim gibi otomatik ödeme talimatı verip sadece gelir gider tablolalarına ay sonunda bu kalemi işlemek (offf bu cümle şimdi yeni bir yazı veya bu yazıya ek bir bölüm olarak “işletme hesaplarını takip etmek” anlamına da geldi, hayırlısı bakalım :))

Macera başlasın!

Artık fatura kesmek için gerekli her şeye sahipsiniz. Bundan sonra işinizi yapmaya odaklanıp, fatura kesip, tahsilatlara bakacaksınız. İşte bu noktada devletin yeni bir yüzü ile tanışacaksınız; Şahıs Şirketinizin büyük ortağı Devlet-i Aliyye’dir.

Şahıs Şirketinde — Muhasebe 101

Sevgili okuyucu bunun dersi filan yok. Var da koskoca bir dönem kelli felli hocaların anlattığı, insanların öğrenmek için yıllar harcadığı bir şeyi buraya sıkıştırmak haksızlık olur. Bu yüzden “Muhasebe for Dummies” tadında anlatacağım.

Kestiğiniz fatura karşılığında aldığınız tüm ödemeler: Gelir

Devletin yaptığınız harcamalardan “kabul ettikleri”: Gider

Gelir — Gider=Kazanç (Kâr)

ve kazancınız için her zaman vergi ödersiniz. Ayrıca hiç kâr etmeseniz bile kestiğiniz faturaların tahsil ettiğiniz KDV’sini, dönemsel olarak çıkan geçici vergileri, stopaj, muhtasar ve benzeri bir sürü şey ödeyeceksiniz. Hiç biri sizi öldürmez ama yeterince can sıkıcı işlemler. Neyse ki dijital bankacılık ile ödenebiliyor.

Şahıs Şirketlerinde devlet alacağı vergiyi şöyle belirliyor; ne kadar çok kazanıyorsan, ben de o kadar çok vergi alırım.

2018 yılı için, yıllık, 14.800 TL’ye kadar kârınızın yüzde 15'lik kısmını yani tam 14.800 TL kazandıysanız, 2.220 TL’yi devlete vergi olarak ödersiniz.

14.800 ila 34 bin TL arasındaki kazancınız için yüzde 20 vergi ödersiniz. Ama burada ilk 14.800 TL için ödeyeceğini vergi yine yüzde 15'dir. Bir hesap ile anlatayım.

Diyelim tüm yıl boyunca kazandığınız para (kâr) 34.000 TL olsun. İlk 14.800 TL için devlete 2.220 TL kalan 19.200 TL içinse yüzde 20'lik kısmı olan 3.820 TL ve toplamda 2.200 + 3.820 = 6.040 TL vergi ödersiniz.

Benzer şekilde 34 ila 80 bin TL arasındaki kazanç için yüzde 27 ve 80 bin TL üstünde olan tüm geliriniz için yüzde 35 vergi ödersiniz. Örneğin 100.000 TL net kârınız var diyelim.

14.800 TL kısmı için 2.220 TL 
19.200 TL kısmı için 3.820 TL
46.000 TL kısmı için 6.420 TL
80 bin TL’nin üstendeki 20 bin TL için 7.000 TL 
Toplamda 27.680 TL vergiyi devlete ödersiniz.

Devlet bu gelir vergisini yıllık dönem olarak hesaplar ama sizin bir yılın sonunda kaçıp kaçmayacağınızı bilmediği için üçer aylık dönemler şeklinde “Geçici Gelir Vergisi” adı altında sizden tahsil eder. Nihayet yıl bitince genel bir hesap yapar alacaklı ise tahsil eder, borçlu çıkarsa daha sonra sizden alacaklarından mahsup eder (düşer).

Bu işleri muhasebeceniz yapacak ama sonuçları hep sizin cebinizi yakacak!

Gerçek Dünyaya Hoşgeldiniz! (Neo’ya kırmızı hapın patladığı an!)

Bütün muhasebeciler aynı şeyi söyler;

Vergi Kaçırmak Suçtur ancak Vergiden Sakınmak Yasal Bir Haktır.

Vergiden sakınmak için şirketinizin harcamaları gider oluşturur ve gelirlerinizi düşürür. Bu sebeple bir şeyleri gider göstermek önemli.

  • Öncelikle tüm işletme giderleriniz için mutlaka fatura alın.
  • Her ay “her bir yasal çalışan için” 500 TL civarında yemek masrafınızı gider gösterebilirsiniz. Multinet, Sodexo veya benzeri yemek kartı edinerek bu rakamı bu karta yükleyin ve dışarıdan sipariş verirken, dışarıda yemek yerken bunu kullanın.
  • Ofis kira sözleşmesi veya kontratını gider gösterebilirsiniz.
  • Ayrıca kendi evinizi iş adresi olarak gösterdiyseniz metrekare oranına göre elektrik, telefon, internet, su, aidat gibi giderlerin belli oranlarını gider gösterebilirsiniz.
  • Cep telefonu faturaları, kırtasiye giderleri, varsa çocuklarınızın okul masraflarının yıllık gelirinize yüzde 10 oranında olan kısmı, benzer şekilde misafir ağırlama, seyahat, giyim gibi bazı giderler fatura alınarak gider gösterilebilir. Hepsinin oranlarını muhasebecinizden sorun öğrenin.
  • Aldığınız her türlü elektronik cihazı şirket adına faturalandırın ama burada çamaşır makinesi alıp bunu gider gösterirseniz ve ileride bir araştırma olursa sorun yaşarsınız. Bunları unutmayın.
  • Dışarıdan asla faturasız hizmet almayın, fatura kesemeyen işlemler için mutlaka Gider Pusulası düzenleyin (kırtasiyeden alıp, noterde onaylatmanız lazım). Gider pusulasında ödediğiniz rakama, önceden anlaşmadıysanız, yüzde 10 oranında (işin niteliğine göre bu oran ayrıca değişiyor) stopaj eklemeniz lazım, bunu unutmayın.
  • Yurt dışı giderlerine ait (Adobe CC, Facebook Reklamları, Envato, Hosting vb.) belgelerde mutlaka adınız, vergi daireniz, TC Kimlik numaranız ve adresiniz tam olarak yazdırın. Bu tarz giderler için ödediğiniz rakamın üstüne yüzde 18 oranında KDV eklenir (2018 yılı itibariyle bu şirketlerin büyük kısmı artık KDV dahil fatura kesmeye başladılar) ve bunu devlete ödersiniz ancak daha sonra tahsil ettiğiniz KDV’den bunu düşebilirsiniz (Neyse, bunları muhasebeciniz sizin için hesaplıyor)
  • Ayrıca artık SGK’lısınız. Her ay düzenli ödediğiniz primleri gider gösterebileceksiniz (yaklaşık 750-800 TL)
  • Çalıştırdığınız işçilerin maaşları ve devlete ödenen SGK giderleri…
  • Muhasebecinize ödediğiniz aylık hizmet ücreti bir gider kalemidir. Burada muhasebeciniz ile anlaşma şartlarınız çok önemli. Bazı muhasebeciler eğer işlem sayınız düşük ise ayda 100–150 TL gibi ücretlere bu hizmeti sağlıyor. Genelde piyasa ortalaması 250–350 TL civarı. Eğer muhasebeciye yüklediğiniz hesap kitap işi artıyor, vergi matrahınız yükseliyorsa bu rakama çat diye zam gelebiliyor. En baştan bunları da konuşmayı unutmayın.
  • Adınıza kayıtlı aracınızın plakasına kesilmiş tüm yakıt giderleri, motorlu taşıtlar vergileri, servis ve bakım giderleri. Bunların hepsi gider kalemi olarak işlenebiliyor.
  • Bu noktada gerçekten iyi bir muhasebeci ile çalışmak çok önemli. Muhasebeciniz ciddiyetsiz bir kişiyse kasanızda olmayan bir tutarda vergi ile karşılaşabilir ya da gerçekten çok düşük vergiler ödeyerek (vergiden kaçınma usulüne göre) bu yükü hafifletebilirsiniz.
  • Temizlik giderleriniz, evinize aldığınız kanepe, değiştirdiğiniz perde gibi şeyler gider olmuyor. Eşinizle çıktığınız yaz tatili gider olmuyor. İş adresiniz eviniz değilse faturalarınızın hiç biri gider olmuyor. Olmuyor da olmuyor.
Kısacası kazandığınız her kuruş vergiye tabi ama giderlerinizin hepsi devletin gözünde masraf değil!
  • Ben muhasebeci değilim, bu gibi işleri ben de keşfediyorum. Lütfen bana bu konularla alakalı soru sormayın. Bir sorunun cevabını bulursanız aşağıda yorumlara yazın ki hepimiz istifade edelim :)
  • En baştan bu işleri sıkı tutun, bir sene sonra 30 bin TL vergi ile karşılaşınca “Aaaa biz neden şunu bunu gider göstermemişiz?” demeyin! Böyle bir şey yaşarsanız da o muhasebeciden de bir an önce kurtulun!

İşte yukarıdaki vergi dilimleri nedeniyle yıllık kâr belli bir rakamın üstündeyse yüzde 20 sabit gelir vergisi ödenen (sanırım rakam buydu) LTD. veya A.Ş kurmak daha mantıklı oluyor. Lütfen muhasebecinize danışın!

Gelelim kişisel değerlendirmelerime

Son 10 yılda Türk Ticaret Kanunu’nda yapılan değişiklikler ile şirket kurma süreçleri gerçekten kolaylaştı. Ancak bu teknoloji çağında biz hâlâ rönesans öncesi karanlık Orta Çağ Avrupa’sını yaşıyoruz.

Her şeyden önce devlet baba hiç kimseye güvenmiyor! İkâmetgah, noterden onaylı belgeler, anlaşmalı matbaalar, her ay gelir ve giderlerin ciddi şekilde takip etmek, bunların belgelerini muhasebeciye taşımak, peşin ödenen vergiler… Tüm bunca yük içinde işe mi odaklanacaksınız? Devletin vatandaşı mı yoksa kölesi misiniz? Bunu pek çok kez sorguluyorsunuz. Ama gerçekler böyle. Kabullenmek Şart!

Şu sistem varken neden Noter? Neden koşturmaca? Neden? Neden? Neden?

Nasıl olmalıydı? Bu gün e-devlet diye bir yapımız var. Zaten devletimiz bizim kimliğimizi, ikâmet adresimizi biliyor. Şirket kurmak bu arayüzde, “Şirket Kur” menüsüne girmek ve adres yazmak kadar kolay olmalıydı. Aslında teknolojinin bu kadar geliştiği bir çağda adrese bile gerek olmadığını düşünüyorum. Şahıs Şirketinde muhatap kişinin kendisi. Gerisi teferruat.

Aynı e-devlet arayüzü kişiye fatura keseceği arayüzü de vermeliydi. Bu sistem zaten kurulmuş durumda: e-Fatura Sistemi ve gayet güzel çalışıyor. Şirket kurma başvurusu ile birlikte adınıza bu sistem de entegre şekilde açılmalıydı. Buradan iş yaptığımız diğer şirketleri seçip (hepsinin devlette kaydı var) bedeli girip tek tuşla bu faturayı o şirkete e-posta ile gönderebilmeliydik. Karşıdaki şirketin bir e-postası yoksa (bence yasal zorunluluk olmalı) devlet basıp faturayı adresine göndersin, biz de bedeli neyse ödeyelim. (Evet, hayal kuruyoruz ama teorik olarak gayet mümkün)

Devletin zaten e-fatura uygulaması var, neden bunu herkese kullandırmıyorsun ki?

Şahıs şirketlerinde her şey gelir ama her harcaman gider değil anlayışı saçma. Şahıs Şirketi bu, kişinin yaptığı tüm belgeli harcamalar gider olmalı. Zaten bunlar için KDV ödeniyor. Devletin bu noktadaki endişesini biliyorum, bu kadar kurnaz bir millet içinde bunu istismar edenler çıkabilir. Oysa bunu çözmenin bu teknoloji çağında çok kolay bir yolu var, anlatayım.

Belki Maliye, Ekonomi diğer bakanlıklardan birisi bu satırları okur. Umarım okur! Okutabilen varsa aracı olsun lütfen.

Kişiyi tanıyorsun. TC Kimlik numarası var. Tüm banka hesaplarını API ile bağla e-devlete (PSD2'yi de bu arada mecbur kıl) hesabına giren tüm parayı gelir kabul et, hesaptan çıkan tüm harcamaları gider kabul et. Böylece hem kayıt dışılığı engellersin hem de nakitsiz bir yaşama geçişi teşvik et. Nakit harcamaları işlem dışı bırak. Deki; “Şahıs şirketinde bu uygulama yıllık belli bir üst sınır kâr içinde geçerlidir.” Yıl içinde, sonunda kes vergisini bankadan ödemesini al.

Hatta bak bu arayüzden bu şirketlere direkt POS hizmeti ver. Bunu online kullandırt, POS hizmetine mobil uygulama yap insanlar cep telefonlarına yükledikleri uygulama ile ödeme alabilsinler.

Yeni şirket kurmuş, üretmek isteyen insanları destekle. Evet KOSGEB, cart curt tonla teşvik var ama insanları UĞRAŞTIRMA! Basit olsun hayat. LTD. AŞ. gibi şirketlere ortaklığı olanları bu uygulamadan hariç tut. Belli bir limit üstünde işlemler için üç yıl sonra LTD. veya A.Ş geçişini zorunlu kıl ve hayatı onlara da aynı derecede kolaylaştır.

Kişiler yine mali müşavir ile çalışsınlar, mali müşavir yine denetlesin, yol göstersin ama yok noter, yok fatura, fiş, okul makbuzu, SGK ödemesi…

Offff yazarken baygınlık geldi…

Yine de birileri çakallık mı yaptı? Tespit ettiğin anda öyle bir ceza ver ki adamın hayatı kaysın. Bırak şirket kurmayı, limon bile satamasın!

Girişimleri bu şekilde teşvik et. Yine de şerefsizler, namussuzlar çıkacaktır kaçarı yok ama bu şekilde yılda kaç şirket kurulur? Devletin kazancı ve kaybı ne olur? Bu şirketlerden kaç başarılı girişim çıkar? Atıyorum 1 milyon şirketten bir tane Uber, Airbnb, Snapchat gibi büyük bir iş çıksa zaten ülkenin kaderi değişir.

Kapanış

Buraya kadar okuyan herkese teşekkürler. Deneyimlerim arttıkça ve işlerden fırsat buldukça bu yazıyı güncelleyeceğim. Lütfen sizlerde yorum olarak deneyim ve tecrübelerinizi paylaşın zira ben bu süreçte böyle bir kaynak bulamadığım için bunları yaşayarak öğrendim. Olan kaynaklara haksızlık etmeyelim ama onlar senelerce bu alanda dirsek çürüten insanlar için kanunların derlenmesi ile yazılmış içerikler. Vatandaşa kanun metni değil, pratik uygulaması lazım.

Umarım bu yazı birilerinin işine yarar.

Beni @AhmetUsta Twitter hesabımdan takip edebilirsiniz.

Faydalı Başvuru ve Kaynaklar (Tavsiye Ediyorum)

Mali Müşavir Evren Özmen’in bu yazının içeriği ile alakalı çeşitli sorulara cevaplar veren sunumu.


Eğer bu içeriği beğendiyseniz minik bir iyilik yapmak ister misiniz? 
BKM Express ile yapacağınız 1 TL bağış dünyayı daha iyi bir yer yapabilir.


Yazının Son Güncellenme Tarihi: 7.11.2018
- Artık bu satırlarda yenileme tarihi ve nelerin yeni olduğu bilgisi olacak
- 28.11.2017: Çeşitli yazım hataları giderildi ve ufak düzenlemeler yapıldı.
- 27.07.2017: Sosyal Sigorta bölümü eklendi
- 29.12.2017: Gider pusulası bölümünde bazı konuları düzelttim ve açıklamaları geliştirdim. 
- 29.12.2017: Tüm yazıyı okuduktan sonra lütfen
Kadir Bey’in yorumlarını da okuyun. Çok güzel eklentiler var. kendisine çok teşekkürler.
- 29.12.2017: Mühür fotoğrafları çok gereksiz büyüktü, küçülttüm.
- 15.01.2018: Güncellenme bilgileri yazının en sonuna alındı zira yeni gelenler için kafa karıştırıcı olduğunu öğrendim.
- 22.03.2018: Yazının sonuna
Faydalı Başvuru ve Kaynaklar bölümü eklendi.
- 14.05.2018: Gelir vergisi bölümü 2018 rakamları ile güncellendi (evet vergi dönemi gelmişti, ödeyeceğim vergi için hâlâ şoktayım.)
- 14.05.2018: Yazı içindeki pek çok notları düzenledim, yenilerini ekledim.
- 7.11.2018: Mali Müşavir bir okuyucumuzun sözleşme ve ücretler ile alakalı paylaştığı bilgileri yazıya ekledim.
- 19.12.2018: Yazıma bugüne kadar ulaşanların sayısı 200 bin kişiyi, tümünü okuyanların sayısı ise 75 bini geçti. Yazının en sonuna, bir iyiliğe de vesile olmak için, BKM Express ile 1 TL bağış yapılabilecek QR kodları ekledim.