Bir ekosistemin mihenk taşı: Samsung Galaxy Note 7

Küresel teknoloji devi Samsung için dünyanın en iyi mobil cihazını üretmek pazar başarısı için tek başına yeterli değil.

Güney Kore merkezli Samsung bildiğimiz ve varlığından pek çok kişinin bile haberdar olmadığı ürün çeşitliliği ile küresel bir teknoloji ve sanayi devi. Elektronik cihazların içindeki mikroişlemcilerden gemi motorlarına, ekran teknolojilerinden medikal çözümlere kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Ülkemizdeyse akıllı cep telefonları ve televizyonları ile Samsung büyük bir pazar payına sahip.

Şirketin Ağustos ayının başında New York’ta ve 23 Ağustos’ta İstanbul’da resmi tanıtımını yaptığı, büyük ekranlı cep telefonu ailesi içindeki Note serisinin son modeli Galaxy Note 7 oldu.

Note 7 tasarım, donanım ve yazılım bütünlüğü açısından şu anda dünyanın mevcut en iyi akıllı telefonu durumunda. Bu tespit sadece benim sübjektif bir değerlendirmem değil. Bunun ötesinde tüm dünyadaki önde gelen teknoloji uzmanlarının ortak fikri*. Elbette bu durum gelecek günlerde piyasaya sürülecek yeni marka ve model ürünler ile değişebilir ve tartışmaya da açık bir hale gelecek.

*Galaxy Note 7'nin teknik incelemesi için DonanımHaber’den Erdi Özüağ’ın videosunu izlemenizi tavsiye ederim.

Peki, Türkiye’de tavsiye edilen 3.599 TL satış fiyatına sahip olan bu teknoloji harikası Samsung’un pazardaki başarısı için yeterli olabilir mi? Bu sorunun kısa ve net bir cevabı var; Hayır.

Yerel bir ekosistem kurmak gerekiyor

Samsung’un küresel bir çözüm ekosistemi kurma gayreti içinde yaptığı milyarlarca dolarlık AR-GE yatırımı ve devasa pazarlama bütçeleri artık sektörün standart bir gereksinimi olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu gayret marka algısı ve ürün başarısının ötesinde stratejik bir yönetim kabiliyeti ve yerel pazarda güçlü iş ilişkilerine ihtiyaç duyuyor. Kurulmaya çalışılan ekosistemde gerçekleştirilecek tüm işbirliklerinin içinin doldurulması lazım. Üstelik bu çalışmaların markanın küresel hedefleri içinde de kabul görmesi gerekiyor.

Samsung Electronics Türkiye Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen

Samsung Electronics Türkiye Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen,Note 7 tanıtım toplantısında; “Gazeteciler ‘bu ürünü zaten ay başında tanıttınız bize farklı ne göstereceksiniz’ diye soruyor. Bu gün sahneye daha önce duymadığınız farklı bir şeyler taşımak için de buradayız” diyerek Türkiye pazarına özel bir dizi çalışmalarını izleyicilere aktaracağının sinyalini veriyor.

Yeğen’in aktardığı başlıkların tümü aslında çift yönlü bir mücadele gerektiren adımlar. Bir yanda yerel işbirliklerinde küresel markanın bir kaldıraç aracı haline gelmeden ve müşteri nazarındaki değerini koruyacak fayda sağlaması ihtiyacı var. Diğer tarafta ise markanın yerel işbirlikleri için, o ülkenin dinamiklerini iyi bilmek zorunda olmayan, küresel yöneticileri ikna etme çabası var.

Sanal Gerçeklik yenilikçi ve cazip bir fırsat

Samsung küresel olarak hızla yükselen sanal gerçeklik dünyasına birkaç yıl önce Samsung akıllı telefonlar için pazara sunduğu Gear VR başlığı ile adım atmıştı. Bu Türkiye gibi bir pazarda tüketicilerin en çok tükettiği görsel içeriklerin başında gelen futbol müsabakaları için yerel yöneticilerin, bahsettiğimiz çift yönlü mücadele adına, kullanabileceği harika bir fırsat.

Tansu Yeğen; “Samsung Electronics ve Digitürk arasında yapılan anlaşma çerçevesinde Her hafta bir Spor Toto Süper Lig futbol maçı sanal gerçeklik deneyimi, Eylül ortasından itibaren Samsung Galaxy Note7 desteğiyle izlenecek. Note7 ve yenilenen Gear VR maçları stadyumdan izleme keyfini evinize taşıyor.” Sunulan bu çözüm ile salondaki kanepenizden bir futbol karşılaşmasını VIP locadan izlermiş gibi seyretmek artık mümkün.

Bu adım yine de şüphe sentezi için sürekli arayış içindeki bir gazeteci için yeterli ikna gücüne sahip olmayabilir. İki firmanın ticari bir anlaşması söz konusu. Ancak Yeğen sunumunda Samsung Gear VR teknolojisini yerli AR-GE firmaları ile özel olarak paylaştıklarını ve bu çalışmalar için donanımın bazı özelliklerine erişim sağladıklarını anlatıyor.

Sanal ev tasarımı için WhiteCad, fiziksel hareket ile sanal gerçekliği birleştiren Amega, sanal eğitim çözümleri için Smarttek, sanal üniversite turları için VR Masters, canlı sanal yayınlar için Zenger ve sanal uçuş ve savaş simülasyonları geliştiren GFDS.

Bu firmaların hepsi yerli ve geliştirdikleri çözümler uluslararası arenada gerek kendi gerekse ülkemizin adını duyurmak için fazlasıyla yeterli. Tüm bunları göz önüne bulundurarak; VR ekosistemi için yerli girişim ve şirketlerin desteklenmesinin, yabancı bir markanın yöneticisi olmanın ötesinde, bu ülkenin topraklarına hizmet etme gayretini de barındırdığını belirtmek lazım.

Samsung Pay 2017’de Türkiye’ye geliyor

Samsung’un sadece NFC anteni ile değil, Manyetik Güvenli Transmisyon adı verilen bir teknoloji ile tüm temassız ödeme ve geleneksel kart okuma noktalarında da çalışan mobil ödeme çözümü Samsung Pay için de ülkemizde bazı adımların atıldığını öğreniyoruz. İki banka özel çalışma yaptıklarını ancak bu bankaların borsaya kayıtlı olması nedeniyle şimdilik isimlerini açıklayamayacağını belirten Tansu Yeğen, Samsung Pay çözümünün 2017 Ocak ayından sonraki dönemde Türkiye’de faaliyete gireceğini belirtiyor.

Tüm dünyada hızla yükselen finans teknolojileri içindeki mobil ödeme çözümlerinin önemli bir payı var. Gelecek yıl pazardaki diğer yerel oyuncular ile birlikte Türkiye pazarında çekişmenin güçlü olacağını şimdiden söyleyebiliriz. Ancak gelecek yılı beklemeden Samsung Türkiye’nin şapkadan çıkartacağı bir tavşanı daha var; Galaxy Fırsatları.

Galaxy Fırsatları sadece Samsung marka telefonlar üzerinden çalışacak” diyor Tansu Yeğen. Bu uygulama ile Samsung kullanıcıları sinema biletinden otomobil temizlik hizmetlerine, masaj seansından açık büfe sabah kahvaltısına kadar pek çok fırsatları kolaylıkla satın alıp kullanabilecek. Bir dönem oldukça popüler hale gelen fırsat sitelerinin bir uygulama olarak cep telefonuna girmiş ve birkaç tıklama ile kullanılabilen hali olarak düşünebilirsiniz.

Samsung’un tüm dünyada alanında lider olmak için uyguladığı saldırgan AR-GEve pazar stratejisinde başarıya ulaşmak için başarılı yerel operasyonlara ihtiyacı var. Bu bir satış değil ekosistem kurma mücadelesi ve bu mücadele için Samsung Türkiye’nin doğru hamleler yaptığını söyleyebilirim.

Ancak yine de eleştirecek bir şeyler yok değil. 3.599 TL etiket fiyatı bu lükse sahip olmak isteyenler için yüksek gelebilir. Bu noktada sadece ekosistem için değil, otomotiv sektöründe gördüğümüz dev küresel markalar gibi, Samsung’un üretim adına Türkiye’de atılabilecek adımlar için lobi faaliyetlerine ağırlık vermesi gerekiyor. Ülkemizde gerçekleşecek bu tarz bir üretimin fiyatlar kadar Türkiye’nin teknoloji devleri için de bir cazibe merkezi haline gelmesi adına da tarihi bir değeri olacaktır.

Bu yazıyı ilk olarak Karar.com haber sitesinde yayınladım.

Teknoloji ağırlıklı olmak üzere, güncel konulardaki haber ve analiz paylaşımlarım için beni @ahmetusta Twitter hesabımdan takip edebilirsiniz.