Gönülsüz Başlayan Sevda — Bocce

Ahrar Dalkılınç – Kerem Yılmaz

Bazen hiç hayal etmediğimiz, belki de adını bile duymadığımız şeyler bir gün hayatımızı değiştirebilir. Hüseyin Tükenmez, Türkiye’de boccenin en önemli isimlerinden biri. Aslında bu spora başladığında pek hevesli değildi. Bocce sporunda dört branşta da milli olan ilk sporcu ve milli sporcular yetiştiren bir antrenör. Şimdi Türkiye’de bocce hakkında yayınlanan iki kitaptan birisi kendisine ait.

Hüseyin Tükenmez Türkiye Milli Takımında mücadele ederken.

Türkiye’de çok popüler olmasa da boccenin dünyada oldukça popüler bir spor olduğundan bahseden Tükenmez, spora ilk başladığında bir çok zorlukla karşılaşmış. Tükenmez, “Bu spora ilk başladığım zamanlarda malzeme bulma konusunda çok sıkıntı çektim. İnsanlara aradığım ekipmanları tarif etmekte bile zorlanıyordum. Maç topumuzla antrenman topumuz farklıydı. Hiç unutmam bir gün bir spor mağazasında görevliye bocce ekipmanları hakkında sorular sorular sordum. O esnada tesadüfen bir spor kanalında bocce müsabakası yayınlanıyordu ve görevliye ancak bu ekrandan tarif edebildim. Ekipmanların tedarikini bırakın, sporun dahi adını duymamışlar.


Kaynak: http://infografiknedir.com/bocce-oyunu-nasil-oynanir-infografik/

Bocce Nedir? Nasıl Oynanır?

Maçlar bireysel veya ikişer, üçer kişilik ekiplerle oynanır. Bocce pallino adı verilen hedef topun atılmasıyla başlar. Her oyuncunun iki atış yapma hakkı bulunur. Boccede amaç, topların hedef topa yakın olmasını sağlamaktır. Daha sonra hedef topa yaklaşmak veya rakip topu hedef toptan uzaklaştırmak için atışlar yapılır. Hedef topa daha yakın olarak atılan her top için bir puan kazanılır. On beş puan alan oyuncu oyunu kazanır. Sporun herhangi bir yaş sınırlaması yoktur. Özel turnuvalar dışında (25 yaş altı turnuvaları, Veteranlar turnuvası gibi) turnuvalarda her yaştan sporcu birlikte yarışabilir.

Boccenin tarihi milattan önce 5000'li yıllara dayanıyor. Çatalhöyük’teki kazılarda rastlanan kalıntılar sebebiyle oyunun tarihinin Anadolu’ya dayandığı kabul ediliyor. Bocce, 2005 yılında kadar Herkes İçin Spor Federasyonunda avcılık, atıcılık, beyzbol, softboll gibi sporların altında faaliyetlerine başladı. 2005 yılından itibaren, Bocce Bowling ve Dart Federasyonu altında kendi federasyonunda faaliyetlerine devam ediyor. Boccede dört disiplin vardır. Bu disiplinler Raffa, Petank, Volo ve Çim Topu’dur. Şu anda ise Türkiye Bocce Bowling ve Dart Federasyonuna kayıtlı 166 bocce kulübü bulunuyor.


2005 yılında Federasyon kurulduktan sonra bocceye ilginin arttığını söyleyen Tükenmez, 2014 yılında boccenin okul sporlarına girmesinden sonra sporun ülke çapında bilinir hale geldiğini belirtiyor. Bu yıl ilk defa gençler arasında Türkiye’deki okullarda petank branşında turnuva yapılacak ve kazanan ekip Fas’ta düzenlenecek Dünya Şampiyonasına katılma hakkı kazanacak. “2005 yılında İzmir’e ilk geldiğim zamanlarda okullar tanıtım yapmama dahi izin vermiyorlardı. Şimdi ise boccenin tanıtımı için okullardan sıkça davet alıyorum. Ve gelecek nesillerle tecrübelerimi paylaşmak için antrenman teknikleri üzerine bir kitap yazdım. En başlarda tesadüfen tanıştığım bu spor benim için hem bir tutku, hem de bir misyon haline geldi”


Hüseyin Tükenmez, son zamanlarda Türkiye Bocce Milli Takımının başarılarının düşüş içinde olduğunu söyledi. Bunun en büyük sebebinin federasyonun içinde bulunduğu mali sıkıntılar olduğunu belirten Tükenmez, “2009 Akdeniz Oyunlarından itibaren ciddi bir trend yakalamıştık. Yukarıya doğru bir ivme kazanmıştık. 2013 Akdeniz Oyunlarından sonra artan bu ivme tersine döndü. Bireysel başarılar yine var. 2009 yılında Akdeniz Oyunlarında bocce takımından kimse herhangi bir başarı beklemezken beş tane madalya kazanmıştık. 2013 Akdeniz Oyunları evimizde yapıldı. Ancak orada aynı başarıyı gösteremedik. Toplu olarak başarımız nispeten azaldı. Bu spor yaygınlaştığı için bu sporla ilgilenen insan sayısı arttı ama bu spora gerçekten emek veren insan sayısı artış göstermedi. Oynayan kişi sayısı 2009'dan itibaren arttı fakat, buna oranla madalya sayısı yerinde saydı. Bunun en önemli sebebi federasyonun içinde bulunduğu maddi sıkıntılar. Sporcular turnuvalara kendi imkanları dahilinde turnuvalara katılabiliyorlar. Tabii bu benim kişisel görüşüm belki başkasına sorsanız benimle aynı fikirde olmayabilir. .”