Yaz Ayına Eşlik Eden Şarkılar Üzerinden Algoritma Dünyasına Kafa Tutmak?

Birkaç yıldır algoritmaların günlük yaşantımıza etkisine dair çeşitli konularda ciddi ciddi tartışmalar dönüp duruyor. Yapay zekanın her konuya sos haline gelip tartışılmasına girmiyorum bile. (Böyle dedim diye sos haline gelmesini küçümsediğim de düşünülmesin. Olağan sonuçta)

Neyse ki burada amacım herhangi bir tartışma başlatmak değil. Soluğu Spotify’da aldığım bir günden bahsedeceğim.

Spotify’ın bayramlarda ayrı ilgimi çektiğini düşünebilirsiniz. Geçen bayramda Artist Playlists ve Artist’s Pick özelliklerini Türkiye’deki müzisyenler ne derece kullanıyor, mini bir araştırma yapıp bulduklarımı paylaşmıştım. Daha çok rock, indie/alternatif denilebilecek türlerde müzik yapanları kapsıyordu.

Bu kez aklıma bir çalma listesi formatı takıldı. Yakın zamanda mobil uygulamanın ana sayfasında “Made For You” başlığının altında “Your Summer Rewind” adlı çalma listesini görmüştüm (Hala da görünüyor orada). Bu liste Spotify’ın “Yaz Hitleri”, “Yaz Tatili”, “Sahil Şarkıları”, “Balkon Sefası” gibi adları kadar standart diğer listelerine pek benzemiyor. Doğrudan geçen yaz ne yaptığını biliyorum mesajını içeriyor. Haliyle çok sevindirebileceği gibi tehlike de arz edebilir kişi için. Müziğin şimdiye kadar elimizdeki en güçlü zaman makinesi adayı olabileceğini ya da olduğunu düşünürsek.

“Your Summer Rewind” altında geçen yaz dinlediklerimden oluşan 30 şarkılık seçkiye hızlıca bakıp geçtim. Biri “geçen yıl şunları mı dinledin” diye sorsa anında evet diyebileceğim parçalar bulunuyordu gerçekten. Yine de seçkide “olmamış” dedirten bir şey vardı. Adını koyamıyorum ama galiba biraz fazla kırpılmış bulmuş olabilirim. Çok farklı zamanlardan seçmece gibi. Aralar kopuk (ki olacak o kadar). Her neyse.

Gelecek yıl 2017 için benzer bir çalma listesi karşıma çıkarsa diye elimin altında başka bir veri olsun daha istedim ve tahmin edebileceğiniz gibi ortaya sadece uzun süreli hafızamın kılavuzluğundan oluşan bir 2017 yaz listesi çıktı.

IAgainstMachine: Summer of ’17 adını koyduğum liste hakkında kısa notlar benim ve ilgilenenler için altta bulunuyor.

[VER LİSTEYİ GÖMÜLÜ ŞEKİLDE BOŞVER HİKAYEYİ diyenler doğrudan en aşağılara]

  • Liste yaz boyunca belirli bir ortalama ve üzerinde dinlediğim parçalardan oluşmakta. En azından yarısı için ciddi anlamda sardığım parçalar diyebilirim kolaylıkla.
  • 176 şarkıdan oluşmasıyla Spotify’ın ilgili algoritmasına gerçekten de kafa tuttuğum konusunda ikna olmuş olabilirsiniz. Sadece kötü alışkanlıklarımdan biri fazla müzik dinlemek olabilir ve bu liste için de hem bana anı niteliğinde hem kafa tutmaca diyebiliriz. (Kafa tutma eyleminin absürt tarafına da biraz daha aşağıda değiniyorum, sabredin. Az kaldı.)
  • Her ne kadar kafa tutma olarak koysam da adını, parçaların hatırı sayılır kısmını platforma kaydettiklerim arasından buldum tahmin edebileceğiniz gibi. Kafa tutmam daha çok “sık dinlenen parçaları” tespit etmede algoritmaya yönelik.

Önden listede bulunan parçalar hakkında biraz bilgi vermem gerekirse

  • İngilizlerin ezici şekilde hakimiyetini kurduğu listede onlar arasından varlığını en çok gösterenler Kasabian, Hefner, Love and Rockets, Carl Barat (The Jackals grubu da var), The Libertines ve The Charlatans diyebilirim.
  • Arada The Jesus and Mary Chain, MGMT, We Are Scientists, The Cardigans, Mad Season, Sebastian Tellier, Rammstein, ESPRIT 空想, Ciermento Ferforte (uyduruk bir İtalyanca adın altına saklanan iki Türk arkadaştan oluşur), Jakuzi (hepiniz biliyorsunuz) filan derken İngiliz hayranlığını bırakıp belirli bir çeşitlilik yakalamışım gibi.
  • Listede bulunanlar arasında ilk kez bu yaz dinlediklerim Hefner ve Ezia Polaris. Hefner 90'lar ortalarında kurulup 2000'lerin başında üretimlerini bitiren tatlı bir İngiliz indie grubu. Gerek albüm kapakları gerekse şarkılarının kendileri (aynı zamanda neredeyse her şeye yönelik “hymn to” başlığıyla şarkı yazma istikrarları) kendilerini keşfetmeniz için yeterli sebebi veriyor. Ezia Polaris ise Spotify’da henüz aylık 20 dinleyiciye sahip Paris’te yaşayan Korsikalı bir arkadaşın projesi. “The Shape of My Dreams” adlı parçasını duyar duymaz daha internet ortamında aşırı yeni olması beni hem çok heyecanlandırdı hem de herkesin bilmesi gereken bir şarkı dürtüsüyle harekete geçirdi. Listede ilk etapta ilgimi çeken birkaç parçası daha var.
  • İlk kez bu yaz dinlediklerim demişken Carl Barat ile Carl Barat & The Jackals’ı da ayrıca belirtmeliyim. The Libertines ve Babyshambles’ı lisede birkaç defa dinleyip geçerek hak ettikleri ilgiyi vermemişim. Carl Barat’tan bihaber olmama da şaşırmazsınız haliyle. İstanbul’un sayılı The Libertines hayranlarından biri olan arkadaşım sayesinde hem biraz Pete hem de çokça Carl ile ilgisizliğim tarihe karıştı. İyi oldu.
  • Kendisinden haberdar olup solo kariyerine suratımı hiç çevirmemişliğimi fark ettiğim isim ise Johnny Marr idi. Kendisini adeta baştan keşfettim diyebileceğim grup açık ara Kasabian. Kaiser Chiefs — Employment ve We Are Scientists — With Love and Squalor albümleri de ilk dinlediğim zamanki kadar güzellerdi.

Genel olarak en çok dinlediğin parçaları hatırlama deneyimi üzerine

  • “Hangi parçayı ne sıklıkla dinlediğimi en iyi ben bilirim” şeklinde artistlik yapma lüksümüz olsa da bazen kendinden emin olamıyor insan. En yakın zamanda dinlediğin, çok eskiden beri dinlediğin ya da çok eskiden dinleyip sonradan ilk defa dinliyormuş gibi dinlediğin bazı parçalar kendilerini olduklarından daha sık dinlediğini düşündürtebiliyor. En yakın zamanda dinlediğini, sık dinliyorum diye hemen hatırlama halini açıklayabilecek bir kavram vardır mesela “recency effect” diye. Aslında “recall” eylemi altındaki çoğu kavramı bu listeyi oluşturma sürecinde deneyimlemiş olabileceğimden uzunca bahsedebilirdim; ama buna hiç gerek yok. Bilimsel makale yazma amacım yok. Tersine bugüne kadar öğrendiğim teorileri bir kenara bırakıp süreç içinde onlara başka bir yolla ulaşma fikri daha cazip gelebilir şu an yaptığım gibi. Sonuçta aralarda az da olsa akıl çeldiren parçalar da bulunmakta.
  • En çok dinlediğim parçaları hatırlama deneyi bir başka olguyu daha onayladı. Yukarıda bahsettiğim, müziğe zaman makinesi değerini veren, bir parçayı dinlerken o an içinde bulunduğun mekan, görüştüğün kişi ya da herhangi bir başka dış faktörle eşleştirmek gibi bir fenomen olmasaydı; bu kafa tutma eylemini gerçekleştirmek epey zor olurdu elbette. Mesela “Super Furry Animals — Juxtopose With You” için bu yaza özgü olarak hafızamda şapşallığıyla kalacak bir akıl yürütmemin sembolü diyebilirim. Neymiş o akıl yürütme derseniz, vaka şu… İstanbul için daha çok birkaç sel vakası ve olağanüstü hava olaylarıyla ilginç bir yaz olarak akıllarda kalacak 2017 yazında aşırı sıcakları gördüğümüz de olmuştu. Sadece sıcaktan dolayı aşırı derecede sinirlendiğim (zor sinirlenen biri olmam dışında benim için oldukça olağandışı bir durum bu) ve klimasız ortamda bulunduğum bir gün ferahlama hissini yakalamaya çalışırken bu parçanın placebo etkisi olabileceği konusunda kendimi ikna etmiştim. Peki Spotify gelecek yıl bunu karşıma çıkartır mı, ihtimali zayıf. Belki de geçen yılki dinlediklerimden hazırladığı listeyi eksik bulmamın bir nedeni bu. Haftalarca dinlemeyip sadece bir gün içinde çokça dinlediğim bir parçanın haftalarca ve aylarca dinlediğim parçalar arasına girme ihtimali zayıf. Haftalarca ve aylarca dinlediğim parçalar fazlayken yazı özetleyebilecek çok küçük ama kilit bir anıyı simgeleyen parçanın bazılarına göre gözünde daha egemen gelmesini Spotify nasıl anlasın, değil mi…?

Spotify bana 30 şarkılık bir liste hazırlayacakken benim 176 parçayı meydan okuma malzemesi olarak koymamın abuk yanını fark etmiş olabilirsiniz. En basitinden, seneye listeyi açıp baktığımda bu 176 şarkının arasından en çok hangilerinin yer almasını bekleyeceğimi nasıl hatırlayabilirim koca bir yıl geçtikten sonra… Hele ki geçen zaman içinde buradaki parçaların bir kısmını dinlemeye devam edersem, bu yaza göre parçaları gözden geçirmem zorlaşacak. O nedenle hazır yazı yeni bitirirken, aşırı derecede dinlediğimden emin olduklarımla neredeyse bu kategorizasyona girebileceğini düşündüğüm parçalardan oluşan kısa bir liste koyuyorum en alta da.

Bu ikinci listeyi çıkarma ve genel olarak böyle bir kafa tutma hamlesinin halk arasındaki tabire göre “ne kadar deli işi” olduğuna dair çıkarımlarım da şunlar (Aynı zamanda bu listenin de 30'dan fazla parça içermesinin açıklamasını içeriyor)

  • En başta “yaşadıklarım, dinlediklerim benim. sen mi iyi bileceksin” artistliğini Spotify’a karşı yapmanın naif bir yanı var. Kendine çokça maruz bıraktığın şeyleri bilebilirsin ama elinde parçaları kaç defa çaldığının verisi olmayınca insani sınırlarını kabul etmen gerekiyor. Listeyi oluştururken kullandığın karar alma mekanizmanı bulandıran sınırlardan bazıları diğer maddelerde.
  • Bazı parçaların diğerlerine göre daha yakalayıcı olması onlardan daha çok dinlediğine dair yanıltıcı bir pay verebiliyor.
  • Çok ve severek dinlediğin parçadan sonra gelen parçayı da onun kadar sarmasan da onun kadar dinlediğin gerçeği de var. Sonuçta çoğu zaman Spotify’ı başka bir işle uğraşırken kullandığım gerçeğini yabana atmamak lazım. Haliyle o şarkının da karşıma çok dinlediğim parça olarak çıkması çok muhtemel. (Çok dinlenilenle çok sevilen arasındaki farkı anlamak için iyi bir nokta)
  • Aynı sanatçıya ait birtakım parçayı paket halinde dinleyip bazılarını da daha sonra dinlemek de hangisini daha çok dinlediğine dair bir hiyerarşik düzende düşünmeni zorluyor. bkz. Babyshambles, Carl Barat, The Jesus and Mary Chain, Kasabian gibiler için sıraladığım şarkılar
  • Resmen hatmettiğin bir albümde belirli parçaları daha çok dinlediğine dair karar verebilirsin ama açık ara çok dinlediğin parça dışında neredeyse onun kadar sık dinlediğini düşündüğün parçalar arasında sıralama yapmak da çok zor. Carl Barat’ın solo albümünü rahatlıkla örnek gösterebilirim.
  • Yıllardır bildiğin ve üzerinden çokça zaman geçtikten sonra dinlediğinde hala başlarda olduğu kadar seni etkileyen bir parçayı olduğundan daha çok dinlediğini düşünebilir, kendini kandırabilirsin. Goldfrapp — Utopia ya da New Order — Temptation mesela.
  • Belirli bir rutine oturtarak dinlediklerinin kesinliğinden emin olman oldukça kolay ama. En azından öyle düşünmen. İşe giderken defalarca dinlediğim Carl Barat and The Jackals — Glory Days listede olmazsa, Spotify’ın seçki anlayışından fena şüphelenebilirim.
  • Parçaları da genellikle yaz boyunca hangisini ne zaman dinlediğime göre sıralamaya gayret ettim. Bir sanatçıya ait parçaların hepsini belirli bir dönemde dinlemediğim de oldu. Sıralama biraz öyleymiş gibi gösteriyor ama maalesef (insani sınırlar).
  • Bir sanatçıya ait birden fazla parçayı sıralarken Spotify’ın önüme koyması daha muhtemel olanları ilk sıralarda belirttim.
  • Yazının bu kısmı normalde yoktu. Böyle bir işe kalkışırken olmaması saçma olurdu. Zihnimin zaman zaman tez yazıyormuş kadar yorulduğunu da söylemeliyim. Karar alırken, aldığının üzerine kararını sorgulama ve sınırlarını görme hali yorucu tarafıydı. Çocuk doğuruyormuş gibi desem az abartmış olabilirim bence.

Bunca çabadan sonra Spotify seneye kişiye özel yaz listesi çıkarmazsa da keyfi bilir. İnsan olarak kendimizi ve makineleri ne kadar gözümüzde büyüt(m)üyoruz, buna dair şapşalca bir yazının geride kalması kafi.

The Jesus and Mary Chain — Darklands

The Jesus and Mary Chain — Head On

The Jesus and Mary Chain — Teenage Lust

The Jesus and Mary Chain — All Things Must Pass

The Jesus and Mary Chain — Some Candy Talking

Arctic Monkeys — №1 Party Anthem

Arctic Monkeys — Mad Sounds

The Cardigans — The Marvel Hill

ESPRIT 空想 — Pizza Day

ESPRIT 空想 — Summer Night

Kaiser Chiefs — Born To Be A Dancer

The Libertines — Heart of the Matter

The Libertines — The Milkman’s Horse

The Libertines — Anthem for Doomed Youth

The Libertines — Gunga Din

Cocteau Twins — Cherry-coloured Funk

Talk Talk — Life’s What You Make It

Kasabian — Days Are Forgotten

Kasabian — Put Your Life On It

Kasabian — Comeback Kid

Kasabian — Running Battle

Kasabian — La Fee Verte

Kasabian — bumblebee

Kasabian — Butcher Blues

Carl Barat — Grimaldi

Carl Barat — The Fall

Carl Barat — The Magus

Carl Barat — This is The Song

Carl Barat — Carve My Name

Carl Barat — Shadows Fall

Carl Barat — Death Fires Burn At Night

Carl Barat And The Jackals — Glory Days

Carl Barat And The Jackals — Cracks

Carl Barat And The Jackals — Sister

Carl Barat And The Jackals — Victory Gin

Carl Barat And The Jackals — War of the Roses

Carl Barat And The Jackals — March of The Idle

Love and Rockets — Holiday on the Moon

Love and Rockets — Haunted When The Minutes Drag

Love and Rockets — Shelf Life

Love and Rockets — Sweet Love Hangover

Love and Rockets — It Could be Sunshine

New Order — Temptation

The Charlatans — Not Forgotten

The Charlatans — North Country Boy

The Charlatans — Plastic Machinery

The Charlatans — Different Days

The Charlatans — Emilie

The Charlatans — The Only One I Know

Pulp — P.T.A.-Parent Teacher Association

Pulp — Razzmatazz

Opeth — To Rid the Disease

Girls — Laura

Girls — Love, Like A River

Girls — Hellhole Ratrace

Sebastien Tellier — My God Is Blue

Sebastien Tellier — My Poseidon

Sebastien Tellier — Russian Attractions

Sebastien Tellier — Yes It’s Possible

Air — Another Day

Mad Season — I Don’t Know Anything

Mad Season — Lifeless Dead

Babyshambles — Picture Me In A Hospital

Babyshambles — Sedative

Babyshambles — The Blinding

Babyshambles — The Man Who Came To Stay

Babyshambles — Farmer’s Daughter

Babyshambles — Fall From Grace

Noel Gallagher’s High Flying Birds — The Girl With X-Ray Eyes

Noel Gallagher’s High Flying Birds — The Right Stuff

Johnny Marr — This Tension

Johnny Marr — Back In The Box

Hefner — OMD

Hefner — The Hymn For The Alcohol

Hefner — The Hymn For The Cigarettes

Hefner — I Took Her Love For Granted

The Wake — Melancholy Man

The Boys Next Door — Shivers

Gene — For The Dead

MGMT — Flash Delirium

MGMT — I Found A Whistle

MGMT — Song For Dan Treacy

MGMT — Alien Days

We Are Scientists — Can’t Lose

We Are Scientists — Nobody Move, Nobody Get Hurt

We Are Scientists — The Great Escape

Goldfrapp — Utopia

Rammstein — Seemann

Ezia Polaris — The Shape of My Dreams

Like what you read? Give aipenk a round of applause.

From a quick cheer to a standing ovation, clap to show how much you enjoyed this story.