İşin özü bu fotoğraf…

15. Gün: Daha iyi hissetmeye başlıyorum

Aslında bugünü dün yayınlamam gerekiyordu. Çok yorgun olduğum için ve telefondan da yazmayı sevmediğim için bugüne sarktı. Herneyse. Zorlandığım günler olsa da 15. güne gelmiş bulunuyorum. Yolumdan şaşmamayı öğretiyorum kendime. 15. günü de atlattık ya gerisi gelicek. Zayıf olmayı hayal ettiğim de daha da bir hırslanıp artık benim olmayan bu vücudu değiştirmek için ne fedakarlıkta bulunmam gerekirse gereksin, bu lanet fedakârlıkları yapacağım. İçimdeki o pislikleri dışarıya çıkartıp kuş gibi hafiflemiş bir Oğuz Akankan olarak hayatıma, başarıdan başarıya koşmak için odaklanmak istediğim yöne doğru odaklanacağım. Yerlerde sürünmem gerekse de bu pisliği atacağım üzerimden. Bir an önce amaca ulaşmak istiyor insan fakat mümkün değil. Dün ne yemiştim ya ben diye düşünüyorum da beyin devrelerim yanacak hatırlayamıyorum. Hah hatırladım. Çin restoranından makarna ve üzerine bol acı sosla birlikte tavuk. Akşam da yine ısırgan otu çayımı yaptım ardından karın kaslarımı çalıştırıp, kol ve arka kol (biceps, triceps) antrenmanı yaptım ve kendimi hedefe bir adım daha yaklaştırmış oldum. Ayrıca daha mutluyum ve aynaya baktığımda daha mutlu görünüyorum. Bugünün hikayesini de yarın yazmayı planlıyorum artık gözlerim ağrıdı ve yatağa gitmem gerekiyor. Yarın ki hikayemi de onunla birlikte yayınlarım. Ha bu arada youtube.com’da birini keşfetti benim arkadaş Soner Kızılırmak Hamursuz pizza yapmayı öğrendik vlog çeken o arkadaş sayesinde. Karnabaharla pizza mı olur dedim ama oluyormuş A dostlar :). Bugünlük benden bu kadar, yorumlarınızı esirgemeyin sağlıklı ve mutlu günler dilerim. Ciao!

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.