Özgürlük Heykeli’nin altında bir yazı: “Artık yer yok!”

ABD’nin en önemli simgelerinden olan; bağımsızlığı ve eşitliği anıtlaştıran Özgürlük Heykeli, Amerikan ve Fransız halklarının dostluğunu pekiştirip ölümsüzleştirmek için yapılmıştı.

Amerikan İç Savaşı’nın ardından, Fransız tarihçi Edouard de Laboulaye’in önerisiyle yapımına başlanan heykelin proje yöneticisi Frédéric-Aguste Bartholdi’ydi. Heykeli oluşturan bakır levhaların yerleştirildiği iskeleti ise Eugene-Emmanuel Viollet-le Duc ve Alexandre Gustave Eiffel tasarlamıştı.

28 Ekim 1886’da açılan Özgürlük Heykeli’nin havadaki sağ elinde bir meşale, sol elinde ise Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi’nin imzalandığı tarihin (4 Temmuz 1776) yazılı olduğu bir levha bulunuyor. Kadın figürünün kafasındaki tacın yedi sivri ucu, yedi kıtayı ve yedi denizi temsil ediyor.

Liberty Adası

1924’te ulusal anıt ilan edilen heykelin yer aldığı Bedloe Adası’nın adı, 1956’da Liberty olarak değiştirildi. On dokuzuncu yüzyılla beraber, ABD’nin en önemli göçmen karşılama merkezi olan Ellis Adası da 1965’te anıt alanına dahil edilip heykelin altına 1972’de Amerikan Göç Müzesi açılınca mekân bugünkü hâlini aldı.

Özgürlük Heykeli, başka pek çok yapıyla birlikte, ABD’nin insanları ülkeye kabul edişinin ve onlara topraklarında yaşama çağrısında bulunuşunun göstergelerinden birine dönüştü.

Anıtın açılış törenine davet edilen, Fransa’nın o dönemdeki en üst düzey bürokratlarından birinin konuşmasına iliştirdiği Fransız atasözü, o günlerde göçmenlere kol kanat geren ABD için hayli manidardı: “Yeni bir şey kuracaksanız herkese ihtiyacınız olacaktır.”

Nisan 1994’te, bir hafta sonu, New York’tan Liberty Adası’na gitmek üzere tekneye binenler, birkaç gazetenin küçücük haberlerle geçiştirip çok önemsemediği bir olayla karşılaşacağını bilmiyordu elbette.

Öğle saatlerinde adaya varan tekneden inen ziyaretçiler, Özgürlük Heykeli’ne yaklaştığında yere bırakılmış bir dövizde “Artık yer yok!” yazdığını gördü. Birkaçı, bunun fotoğrafını çekmek istese de başarılı olamadı ve döviz görevliler tarafından apar topar kaldırıldı.

Bu olay, 1998’de gösterime giren ve ABD’ye soktuğu kaçak Çinli göçmenleri pazarlayan Hong Kong mafyasıyla Los Angeles dedektiflerinin mücadelesini anlatan Lethal Weapon 4 (Cehennem Silahı 4) filminde biraz değiştirilerek kullanılmıştı.

Bill Clinton

Liberty Adası’ndaki “küçük çaplı” kriz yaşandığında Bill Clinton taze bir başkandı; henüz Oval Ofis skandalı patlamamış ve bu skandalı örtmek için Irak’ın bombalanması emrini vermemişti.

George W. Bush

George W. Bush’un, 11 Eylül’den sonra “terörle küresel mücadele” bahanesiyle Afganistan ile Irak işgallerine ve Pakistan operasyonuna girişmesine; Guantanamo Kampı’nı, Balgram ve El Gureyb işkencehanelerini kurmasına, Ortadoğulu ve Kuzey Afrikalılara ayırımcılık uygulayan politikalar geliştirmesine vakit vardı. Bush, o tarihlerde Teksas Valisi bile değildi, gördüğü alkol tedavisinin üzerinden çok uzun zaman geçmemişti ve bağımlılığının nefesini ensesinde hissediyordu.

Donald Trump

Şimdilerde Meksika sınırına duvar örmeyi ve ABD’deki göçmenleri ülke dışına göndermeyi planlayan; “Amerika’da göçmenlere artık yer kalmadı” demeye getiren yeni başkan Donald Trump ise o yıllarda dünyaca tanınan, medyatik, hırslı ve Cumhuriyetçi bir işadamıydı…