Orta Amerika’da ordusuz bir ülke

1502'de Kolomb ayak bastığında, ülkede yerli kabileler yaşıyordu ve 1570'te İspanyolların gelişine dek hepsi huzurluydu.

Kosta Rika, on sekizinci yüzyılın sonlarında önce Nikaragua’ya, 1821'de de İspanya’ya karşı bağımsızlığını ilan eden Meksika İmparatorluğu’na bağlandı.

Gel zaman git zaman “bağımsızlaşalım, özgürleşelim” sesleri tüm ülkeye yayılmaya başladı. Böylece Orta Amerika’nın ilk serbest seçimi 1890'da gerçekleşti; José Joaquín Rodríguez Zeledón, Kosta Rika’nın demokrasi geleneğini yerleştirmekle kalmadı, çevresindeki devletlere de örnek oldu.

Kosta Rika’nın tarihinde, 1890'dan önce de sonra da herhangi büyük bir çatışma veya girilen bir savaş pek görülmüyor. 1921'de, yaşadığı sorun nedeniyle Panama’yı işgal etme girişimi ABD tarafından engelleniyor. Pearl Harbor’ın Japonlar tarafından bombalanışının ertesi günü, 8 Aralık 1941'de Japonya’ya, üç gün sonra da Almanya ve İtalya’ya savaş ilan ediyor ama çok ilginç bir şekilde cepheye asker göndermiyor.

Savaşın bitişiyle ufak tefek kıpırdanmalar dışında son derece sakin günler geçiren Kosta Rika, tarihinin en sıkıntılı anlarını 1948'de yaşıyor. Başkanlık seçimlerini kazanan Otilio Ulate’nin göreve başlamasını istemeyenlerin öncülüğündeki ayaklanma, sosyalist José Figueres tarafından bastırılıyor ve Ulate de koltuğa oturuyor.

Bu tarihten sonra Kosta Rika, hem ülke içinde hem de çevresinde “barışın kollayıcısı” olarak anılıyor. Ülke, 1970'lerin karışık ve insan hakları ihlalleriyle ünlenen diğer Orta Amerika ülkelerinden gelen sığınmacılar için güvenli bir toprağa dönüşüyor.

1987'de Orta Amerika ülkeleri arasında imzalanan anlaşmaya, Kosta Rika’nın o günlerdeki lideri Óscar Arias Sánchez önayak olurken bu girişim ise ona aynı yıl Nobel Barış Ödülü getiriyor.

Kosta Rika adının karmaşa, infaz ve çatışmalarla gündeme gelen Orta Amerika’da barışla anılmasının arkasında Ulate’nin göreve başladığı 1948'deki bir icraatı var.

Ulate, ülkenin saygın isimlerinden bir kurul oluşturur, yeni ve insancıl bir anayasa hazırlamasını ister. O kurulun, hazırladığı metne eklediği hayati bir maddeyle ülkedeki ordu dağıtılır, geçiş sürecinde güvenlik özel muhafızlara verilir ve nihayet asayişi sağlayacak polis gücü dışında hiçbir güvenlik kuvveti kalmaz. Üstelik gelecekte ordu kurulmasını engelleyecek bir madde de aynı anayasaya yerleştirilerek ileride açılabilecek gedikler önlenir.

Kosta Rika, orduya sahip olmayan ama başka devletlerin birliklerinin bulunduğu (Dominik Cumhuriyeti, İzlanda, Haiti, Solomon Adaları, Panama vb.) ülkelerden de değil.

Yani topraklarında ne kendisinin ne de herhangi bir ülkenin savaşmaya hazır askeri birliği var.

Bu anlamda dünyada tek.