Alfred de Musset’nin George Sand’a Mektubu
“Sevgili George,
Size söylemek istediğim saçma ve komik bir şey var. Yapacağımız gezinin sonunda söylemek yerine, bir aptal gibi bunu yazıyorum; bu akşam bundan pişman olacağım. Bana çok gülecek, sizinle tüm ilişkim boyunca uydurma cümleler kurduğumu düşüneceksiniz. Beni kapıya koyacak ve yalan söylediğimi düşüneceksiniz; size aşığım, sizi ziyaret ettiğim ilk günden beri öyleyim. Sadece sizi arkadaş unvanı altında tutarak iyileşeceğime inandım. Kişiliğinizde beni iyileştirebilecek pek çok şey var. Yapabildiğim kadar kendimi buna ikna etmeye çalıştım; fakat sizinle geçirdiğim zaman için ağır bir bedel ödüyorum. Size bunu söylemeyi çok isterim, ve söylediğim de iyi oldu, çünkü şayet bana kapıyı kaparsanız iyileşmek için hatrı sayılır ölçüde daha az acı çekeceğim.
Bu akşam size taşrada olduğumu söyleyerek çözüm bulabilirdim; ama gizem yaratmak ya da yok yere kafam karışmış gibi gözükmek istemedim.
Şimdi George, diyeceksiniz ki siz “İşte başımı ağrıtacak biri daha”, hep yaptığınız gibi. Şayet sizin için özel değilsem, tıpkı dün bir başkasından bahsederken yaptığınız gibi, ne yapmam gerektiğini söyleyin bana; fakat size yalvarırım şayet yazdıklarımdan şüpheniz olursa, bana hiç cevap vermeyin. Beni nasıl düşündüğünüzü biliyorum ve size bunları söylerken karşılığında hiçbir şey beklemiyorum. Yalnızca bir arkadaş ve hayatımın son bir aydır tahammül edilebilir tek zaman dilimi dışında bir şey kaybedemem. Fakat iyi olduğunuzu, daha önce sevdiğinizi biliyorum ve kendimi size bir hanımefendiye açar gibi değil, dürüst ve sadık bir dosta açar gibi açıyorum. George, çok kızgınım Paris’te geçireceğiniz kısa zamanda sizi görmekten kendimi mahrum bırakacağım için, siz İtalya’ya gitmeden evvel; ki orada çok güzel geceler geçirebilirdik şayet gücüm olsaydı. Fakat gerçek şu ki acı çekiyorum ve gücüm yok.”
Alfred de Musset