KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN KEHANET YA DA BEKLENTİ ETKİSİ

Mitolojide anlatıldığına göre Pygmalion adında bir Yunan heykeltıraşı vardı.Güzel bir kadın heykeli yapan Pygmalion yaptığı heykele aşık olur.Güya heykelde onun sevgisine ve aşkına karşılık canlanır ve onunla evlenir. Bundan sonra bu fenomene “Pygmalion Etkisi” adı verilmiştir.

Çok kullandığımız bir söz vardır ; “Bir insana 40 gün deli dersen deli olur” ya da”Aklıma gelen başıma geldi” .. gibi. Beklenti etkisi bu sözleri açıklıyor.

İletişimde özel bir yöntem ve çok etkili bir metotdur bu.

Şimdi çocukluğunuzu bir hatırlayın.Kaç tane öğretmen gördünüz bunlardan hangisi sizi bir konuda takdir ve teşvik etti de siz o konuda başarısız oldunuz?

Bir kaç sefer yapılan ve meşhur hale getirilen bir psikoloji deneyi var. Kamu okulundaki birkaç öğretmene, sınıflarındaki belirli öğrencilerin zekaları nedeniyle oldukça iyi sonuçlar alacağı ancak, bu öğrencilerin henüz açılmamış bir potansiyele sahip olduğu söylenmiş. Aslında sıradan öğrenciler onlar.Fakat öğretmenler bunu bilmiyor.

Öğretmenlerin tüm öğrencilere uygun dikkat ve teşvikler vermeleri gerektiği halde, o öğrencileri özel olarak teşvik etmişler. Akranlarından daha fazla yetenekli olmayan bu öğrenciler, ders yılı sonunda önemli bir iyileşme göstermiş.

Yapılan deneylerle bunun tersinin de gerçekleşebileceğini gözlemlemiş: Öğretmenlerin öğrencileri potansiyel yetersizlik olarak gördüklerinde onların cesaretini kırmaya eğilimli oldukları veya en azından onlara yeterli teşvik etmedikleri görülmüş.. Sonuç olarak, öğrenciler zayıf ya da başarısız olmuşlar.

Sınıf’daki Pygmalion’u, bu mekanizmaları farklı perspektiflerden detaylı olarak inceleyen birçok okul tabanlı çalışmalar izlemiştir.

İnsanların bizi teşvik etmesi, kendimizi ve potansiyelimizi pozitif olarak harekete geçirir.

Bu durum hayatın hemen her alanında geçerlidir.Öğretmen-öğrenci ilişkilerinde,usta-çırak ilişkilerinde, yönetici-personel ilişkilerinde ve çocuk ile ebeveyn ilişkilerinde..

Çevrenizdeki insanların potansiyellerini sürekli pozitif etkilemek istiyorsanız, iletişim becerilerinizde aktif olarak “olumlu güçlendirmeyi” seçin. Yapılacak eleştiri yıkıcı değil yapıcı olmalı, adresleyebileceğiniz, düzeltebileceğiniz ve geliştirebileceğiniz belirli noktalarla desteklenmeli.Yoksa eskilerin ifadesiyle insana “teklif-i mâ lâ yutak, (yani güç yetirilemeyen şeyin insana yüklenmesi) caiz değildir”

Harvard’daki bir sosyal psikoloji profesörü, beklentiler ve performans arasındaki bu etkileşimi incelerken dört ilke gözlemlemiş:

1-İnsanlardan veya olaylardan belirli beklentiler oluşturuyoruz.

2-Bu beklentileri, sözlü ve sözsüz gibi çeşitli ipuçları ile iletiriz.

3-İnsanlar davranışlarını beklentileri karşılayacak şekilde ayarlayarak bu ipuçlarına yanıt verme eğilimindedir.

4-Sonuç, orijinal beklentinin gerçekleşmesidir.

Not: Bu yazı https://saylordotorg.github.io/text_business-communication-for-success/s06-delivering-your-message.html adresinden özetlenmiştir.

Netice itibariyle güzel ve yeni bir dünya için hayatın her kademesinde enerji veren,teşvik eden,tatlı dil-güler yüzlü insanlara ihtiyaç var..Hele şu günlerde..

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Ali Cöre’s story.