ZENGİNLİĞİN TEMELİ: MURA,MURİ,MUDA

Sadelik, gereksiz tüm ayrıntılardan uzak olmaktır. Sadeliği hayatına esas yapan işletmeler veya kişiler hızlı hareket edebilme kabiliyetine sahip olurlar. Sadelikten kastımız,gerek kişisel hayatta gerekse işletmelerin organizasyonlarında üretimle ilgili gereksiz ne kadar işlem, görev ve iş varsa bunların ortadan kaldırılmasıdır.Bunun sonucunda açığa çıkan ne kadar eleman,iş ve proses varsa bunlar israf edilmiş kaynaklardır.

Bu düşünce sebebiyle bir ada ülkesi olan Japonya’nın yaşanabilecek alanlarının az olması, yer altı zenginliklerinin kısıtlı olması, petrol konusunda dışa bağımlılığı Japonları ellerindeki kıt kaynakları en iyi şekilde kullanma konusunda uzmanlaştırmıştır.

Japonya’nın coğrafi yapısının sonucu olarak insanlar yaşamlarının her alanında tasarruf yapmayı bir ülke menfaati olarak algılamış ve uygulamışlardır. Japonlar için kazandırdıkları bir alan, azalttıkları bir maliyet ülkeleri adına kazanılmış milli bir servet anlamını taşımaktadır.

Japonlar’ın çalışma hayatının temelinde MOTTANAI (Mottanay) anlayışı vardır. Bu anlayışa göre hayatta sahip olunan her şey birer kutsal emanettir.Kutsal emanetlerin en iyi şekilde değerlendirilerek kullanılmaması MUDA (israf)’ dır. Bu da büyük bir günahtır. O yüzden Japonlar çalışma hayatında MUDA’nın yani israfın ortadan kaldırılmasına çok önem verirler.

İsraf;kullanılmayan, hurda malzeme parçaları, çalışılmayan boş kalan makine süreleri, fazla personel, tamir ve malzeme temini için kullanılan gereksiz süre, fazla stokları için kullanılan fazla işyeri alanları ve her türlü gereksiz işlemlerdir. Kısaca ihtiyaçtan fazla kullanılan her şey MUDA’dır.

Bu inanış Japonların hayatları boyunca yaptıkları tüm işlerde tasarrufa önem vermelerine neden olmuştur. Mottainai inanışı ve bunun getirisi tasarruf anlayışı, Japon işletme yapılarına da yansımış ve Japon işletme organizasyonlarının sade olmasında büyük rol oynamıştır.

Toyota yöneticileri ve çalışanları fireden söz ederken muda sözcüğünü kullanırlar. Mudayı ortadan kaldırmak imalatçıların odak noktası olur. Halbuki sistemler içinde Muda yanında, Muri ve Mura larda vardır. Jeffrey K.Liker in Toyota Tarzı kitabında der ki; Sadece Muda nın sekiz firesine odaklanmak insanların üretkenliğine ve üretim sistemine zarar verebilir.
Muda, Muri ve Mura nedir?

MUDA (değer katmayan) — En tanıdık israf tipi diyebiliriz. İş bitim sürelerini uzatan, bir malzemeyi ya da aleti almak için gereksiz hareketler yapmaya neden olan, stok fazlalığı yaratan ya da sonuçta her tür beklemeye yol açan fire niteliğindeki hareketlerdir.

MURI (aşırı yük) — Bir bakıma Muri, Muda nın tam karşısındadır. Muri bir makineyi yada kişiyi doğal sınırlarının ötesinde zorlar. Insanlara aşırı yük bindirmek emniyet ve kalite sorunları üretir.

MURA (düzensizlik, dengesiz yüklenme) — Bunu diğer iki israfın sonucu olarak görebilirsiniz. Normal üretim sistemlerinde kimi zaman insanlarla makinelerin kaldırabileceğinden fazla iş yükü olur, kimi zaman da iş olmaz. Düzensizlik gitgelli bir üretim programından yada zaman kaybı ve parça yokluğu veya hatası gibi iç nedenlere bağlı olarak bir inip bir çıkan üretim hacminden kaynaklanır. Mura nın sonucu Muda olabilir.
ISRAFLARIN KAYNAĞI

-Büyük parti üretimi
-Gerçek tüketim yerine tahmine göre üretim
-Kontrole dayalı kalite anlayışı
(Birisi üretir başkası kontrol eder)
-Merkezi planlamaya dayalı yönetim
-Noktasal verimliliklerin peşinde koşmak
-Güvensizlik ve kazan-kaybet oyunu
-Müşteri yerine BIZ!

ISRAFLARIN NEDENLERI

- Yetersiz çalışma metodları
- Uzun hazırlık zamanları
- Yetersiz prosesler
- Eğitim eksikliği
- Yetersiz bakım
- Uzun mesafeler
Liderlik eksikliği

Zenginliğin esas kaynağı kaynakların ve enerjinin çok olması değildir.Nice ülkeler vardır ki pek çok kaynak bakımından fakir olmasına rağmen Dünya’nın zengin ülkeleri arasındadırlar.Hollanda,İngiltere ve tartışmasız Japonya bu iddiamıza en güzel kanıttır.Bu ülkelerin zenginleşmesinde en büyük etken insan ve diğer kaynakların iyi yönetilmesidir. Bu ülkelerde yöneticilik ve liderlik alanındaki eğitimler son derece önemlidir.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.