Sorumluluk: Bir markanın yüzü olmak

Ali Öztürk — Blackpipe.co

Animal Custom Guitars — Intruder 8

Karalamanın çok kolay olduğu, tanımadan, herhangi bir özelliğini bilmeden ve marifetmişcesine insanların gömüldüğü bu günlerde çok zor bir misyon yüklendim. Animal Custom Guitars ailesine katıldım. Baştan anlatmak lazım aslında.

Geçen sene bu zamanlar olsa gerek, gitarlarıma bakım yaptırmak istiyordum. 89 Kore üretimi Squier Strat’ımı uzunca bir süredir bakıma götürmemiştim ve perdeler artık çalınamayacak duruma gelmişti. Tam zamanlı gitaristlik yaptığım döneme nazaran oldukça özensiz davranır olmuştum. Belki de bunu bir firma işletme mantığına dönüştürmüştüm, “kazandırmayan ürüne yatırım yapma” mantığı içerisinde. Bu arada, sevgilim Zeynep Öykü, Charvette bir gitarı tüm gitar aleminden mahrum bırakmış, on sene gibi bir süre evin bir odasında, stand üzerinde saklamıştı. Hemen çöktüm tabi ki. Ülkede sayısı belirli olan Luthiye abilerimizi, kardeşlerimizi araştırmaya başladım. Dedim ya uzun süredir ilgilenmediğimden eski bağlantılar bir şekilde kaybolmuştu. Kötü deneyimlerimi zaten geri döndürelemez şekilde sildim aklımdan.

Velhasıl araştırma esnasında, bir kaç kişi ile de görüştükten sonra Animal Custom Guitars ile karşılaştım. Başıma gelen onca şeyden sonra denemekten zarar gelmez diyerek, Facebook sayfalarına mesaj attım, biraz derdimi anlattım, tamir-bakım yapmadıkları söylediler ama beni de kırmadılar, anlaştık. İlk olarak sevgilimin gitarını götürdüm. Uzunca bir süre çalınmamış, üzerinde pastan kırılan teller, stand tepesinde sabit durmaktan yamulmuş sap, nerede olduğu bilinmeyen tremolo kolu, kayıp potans başları vs… Oldukça samimi bir atölyenin içinde buldum kendimi, uzun geyikler, çaylar, kahveler derken, bu inanılmaz yetenekli iki luthiye ile arkadaşlığımız da başladı.

Sonuç:

Nadiren görebileceğiniz ahşap tremolo kolu (Başka varsa ben bilmiyorum), ahşap potans başlıkları ve switch şapkası.
Ahşap truss-rod kapağı
Ahşap arka kapaklar

Cidden çalınamayacak haldeki bir gitardan çıkan sonuç, beni oldukça etkilemişti, görselliğin yanısıra ciddi anlamda kullanışlı bir tremolo kolu da bonus. Gitarın üzerindeki köprü çok eski bir Floyd Rose modeli olduğundan uygun tremolo kolu bulmak mümkün değildi. Kullandığımdan değil de işte, neden olmasın?

Bu deneyimden sonra bütün gitarlarım tek tek atölyeyi ziyaret etmeye başladı. Görkem ve Barış her seferinde beni şaşırtmayı başardılar.

Gibson Les Paul bakıma gitti mesela. Gövdenin arkasında kullanımdan oluşmuş boya sıkıntıları , sürekli düşen switch şapkası, biraz da sap ayarına ihtiyacı vardı. Normalde pek anlaşamam kendisiyle ama geri aldığımda uzunca bir süre takıldık. O göbekli ben göbekli biraz arıza çıkıyor hala tabi ama iyi aramız.

Tabi atölye ziyaretlerimiz uzun sohbetlerle devam ediyordu. Bunların bir çoğunda ana konu memlekette böyle bir işi yapmanın zorluğu üzerine kuruluydu. Mini stratejiler kurup, sosyal medya üzerinde neler yapılabileceğine bakmaya başladık hatta. Biraz danışmanlık yaptım, aslında çok ayaküstü istatistiki bilgiler verdim. İtiraf etmem gerekirse konuyu ciddiye almaları ve üzerine çalışmaları beni çok sevindirdi. Kısa bir süre sonra çalışmalar meyve vermeye başladı. Artık yurtdışından müşterileri olan butik bir gitar firmamız vardı. Bayrakları asın diye söylüyorum hani…

Benim de bir süredir aklımda özel bir gitar yaptırmak vardı. Seviyorsan git konuş tekniğiyle Animal Custom Guitars’a açıldım. 7 tel olarak başlayan, 8 tel olarak biten, tasarımında ufak da olsa parmağım olan, adını Intruder 8 koyduğum inanılmaz bir proje başladı.

Aralık ayında ağaçlarımız gelmişti.

Yew burl kapak ağacı ve figured ebony tuşe. Kapakağacındaki Groot figürüne dikkatinizi çekerim :). Tabi benim için heyecanlı bekleyiş de başladı. Sürekli iletişim halinde proje adım adım vücut bulmaya başladı.

Gitar şekillendikçe heyecan da katlanarak artıyordu, cidden sabırlı bir insan olmama rağmen bekleyemiyordum. Aradan bir süre geçmişti, işlerim arasında kaybolduğum bir zamanda Görkem’den mesaj aldım. Aşağıdaki fotoğrafı Instagramda paylaşmıştı. Uzunca bir süre ne yaptığımı, hangi proje üzerinde olduğumu vs unuttum.

Kapak ağacındaki çatlaklarda fosfor vardı! Aklım başımdan gitti. Artık tuşe üzerine logo tasarlamak gerekiyordu, düşünmeye başladım, bulamadım, aradım taradım. Yok aklıma bir şey gelmiyordu. Hanımla bir yerde dönerken bu konuyu konuşmaya başladık. Sanat sepet, sonsuzluk ama tüketilebilirlik, e biraz da adını çağrıştırsın derken çizimi tamamladım gönderdim.

Sıra manyetiklere geldiğinde gidip falanca markaya filanca parayı vermeden önce kendilerine danıştım. O sıra atölyeye uğramıştım, Barış kendi sardıkları bir manyetiği gösterdi. Denedik, harika görüntüsünün yanı sıra gürültüsüz çalışması inanılmaz hoşuma gitti. Sar dedim, alıyorum. Yani ben de böyle istiyorum.

Manyetik boşluğunun şekline göre özel olarak tasarlanan manyetiklerimizi de görünce ağzımdan salyalar akmaya başladı doğal olarak.

Ve cila süreci başladı

Ve bam!

Atölyeye gidip gitarı ilk kez bitmiş haliyle gördüğümde cidden konuşamadım. Ne diyeceğimi bilemedim. Çocuklara da ayıp oldu ha! Yani çok güzel oldu demekten öteye gidemedik. Ne güzeli lan! Hayatımda gördüğüm en güzel gitar oldu…

Yaklaşık 20 gündür 8 tel çalmaya adapte olmaya çalışıyorum, tabi uzunca bir süre gitar çalışmamanın vermiş olduğu hamlığı da üstüne koyarsak biraz zorlanıyorum ama teknik olarak tabi ki. Çalım rahatlığı, klavyenin verdiği hissiyat, multi-scale olmasının avantajları, çal diyor ya… Konuşuyor benimle! Hadi biraz daha çal diyor.

Artık Animal Custom Guitars Artist sınıfına girdik, video, ışık ve fotoğraf ekipmanlarımı da tamamladım. Hamlığı da üzerimden atmak üzereyim. Bol bol video ve fotoğraf paylaşacağım. Sorumluluğum büyük. Desteklerinizi esirgemeyin.

Ali Öztürk: Facebook, YouTube, Instagram

Animal Custom Guitars: Facebook, YouTube, Instagram

Görüşmek üzere.

Show your support

Clapping shows how much you appreciated Ali Öztürk’s story.