Fenerbahce, Türkiye’de 1995 jenerasyonunun en öne cikan oyuncusu Ozan Tufan’i 7 milyon € bonservis bedeliyle kadrosuna katarken, muhtemelen bu anlasmanin unsurlarindan biri de Ibrahim Serdar Aydin’in Bursaspor’a verilmesiydi. Altyapilarla biraz ilgili olan herkesin kabul edecegi üzere Ibrahim Serdar da 1996 dogumlu oyuncular icinde en önemlilerinden, ve yas grubunun milli takimlardaki daimi kaptani.

Medium’daki ilk yazida, Real Madrid’in Jesus Vallejo transferi ve gelecegini nasil planladigiyla ilgili kisa bilgiler paylasmistim. Ayni yazida, genc oyunculari icin uyguladiklari “geri alma opsiyonlu satis” modelinin basarisina da kisaca degindim. https://medium.com/@alpaycanhoroz/real-madrid-in-bug%C3%BCn-aciklamasi-beklenen-jesus-vallejo-transferindeki-detaylar-alici-kul%C3%BCb%C3%BCn-4d905e6da7f1

Bir baska model ise, Bayern Münih modeli. Altyapidan cikan, ya da genc yasta transfer ettikleri, ve henüz A takimda sans bulamayan oyuncularini kiralik degerlendiriyorlar. Kiralik gönderirken felsefeleri, “bir oyuncu bir kulübe degil, bir teknik ekibe kiralik verilir.” Alaba’yi Hoffenheim’a kiralarken güvendikleri isim Marco Pezzaiouli’ydi, Lahm’i Stuttgart’a kiralik gönderdiklerinde Felix Magath. Burada, kiraya oyuncu veren Türk kulüplerinin düstügü genel yanlis, görüsülen kulüplerle ilgili secici olmamak, ve oyuncunun gittigi kulüpte oynayip oynamamasiyla ilgili önlemler almamak. Örnegin, uzunca süredir takip ettigimiz, Arsenalli Wellington Silva’yi bu sene Türkiye’ye götürmek mümkün olmadi. Arsenal, oyuncunun bir sene daha kiralik gitmesi konusunda, ve artik adada bir kulüpte oynamasi konusunda israrci. Bunun, oyuncunun gelisimi acisindan dogru olacagini düsünüyor. Bir diger örnek, Barcelona’nin Hirvat oyuncusu Alen Halilovic. Hamburg oyuncuya kiralik talip olunca, Hamburg’a “Oyuncunun maasi X birimse, 20 mactan az ilk11 oynatirsan, 2X kadar tazminatini alirim” dendi. Yine Werder Bremen, Luca Caldirola’yi Darstadt’a kiralik verirken, 200bin€ kiralik bedeliyle anlasti. Bu bedel, Luca’nin oynadigi her mac sonrasi düsecek, ve muhtemelen belli bir mac adedine ulasildiginda sifirlanacak.

Ibrahim Serdar Aydin konusuna dönecek olursak, 95 jenerasyonunun en önemli oyuncusunu alirken, 96lilar’in en mühim oyuncusunun hangi sartlarda Bursaspor’a verildigini bilmek ilginc olurdu. Kulüpler arasinda anlasma sartlari henüz aciklanmadi. Öngörüm, Fenerbahce’nin geri alimla ilgili “ilk satin alma” opsiyonunu koydurmus olabilecegi, ve bunun önceden belirlenmis bir bedel olmasinin mantikli oldugu. Bir konudaki cekincemi acik yazmakta beis görmüyorum. Oyuncunun bir baska anlasmanin yan unsuru olarak “bedelsiz” verilmesi, oyuncunun kendini gittigi kulüpte kabul ettirmesi acisindan kendisine bir parca zorluk cikarabilecegi. Zira, Türkiye’de bedeli olmayan seyin, degeri de kolay kolay olmuyor.

Ibrahim Serdar Aydin’a Bursaspor’da basarilar dilerim. Oyunculuk kalitesi ve karakteriyle bunlarin üstesinden gelecegine inaniyorum.

Oyuncu kontratlari transfer piyasasini iyi algilayan kulüpler icin en önemli varliklar. Türkiye’de de oyuncu odakli gelisim planlarinin yapildigi ve uygulandigi günleri görmek ümidiyle…