Kadro Planlaması, Oyuncu Kazanımı, Lüfer Avı

Yerli ve yabancı pek çok kulüple görüşürken, kadro planlamaları ve scouting stratejileri konusunda sahadan önemli bilgiler ediniyor, yönetim usulleri hakkında da fikir sahibi oluyorsunuz. Bir kulübün oyuncu kazanım süreciyle ilgili metodunun olup olmadığını görüşmenin ikinci dakikasında hissetmek mümkün ve hatta kaynak kullanımı hususundaki titizlik veya özensizlik, kulübün toplam yönetim ciddiyeti hakkında da fikir verebiliyor.

Geçen hafta, La Liga’nın orta sıralarındaki iki takımıyla yaptığımız görüşmede, kulüplerden biri hangi pozisyona, hangi özelliklerde, hangi bütçeyle oyuncu ihtiyacı olduğunu, hangi piyasaların kendi kulüp yapısına daha uygun olduğunu anlatırken, diğeri bambaşka bir portre çizip kulübün rüzgâra göre savrulduğunu bir nevi itiraf ediyordu.

Ralf Rangnick, RB projesi için oyuncularda çabukluk ve denge unsuruna çok önem verdiklerini, bonservis ödemeyi kabul edeceği bir oyuncunun kendileriyle ilk ya da en fazla ikinci profesyonel sözleşmesini imzalıyor olması gerektiğini anlatıyor. Bayer Leverkusen yöneticileri, transfer ettikleri her oyuncuyu en az dört kez canlı izlemeleri gerektiğini, video analizinin ise sadece kiminle imzalayacaklarını değil, kiminle imzalamayacaklarını filtrelemek için kullandıkları bir araç olduğundan bahsediyor.

Bu örnekler, kulüplerin oyuncu kazanımı hususunda kendilerine özgü prensipler belirlediğini ve hazırlıklarını buna göre yaptıklarını gösteriyor.

Bu konu Türkiye’de son yıllarda önem kazanmaya başlasa da, pek çok kulüp aslında hala ne yapacağını bilmeden soğuk suya atlıyor gibi. Lüfer avına benzetmemin sebebi de aslında bundan ötürü.

Lüfer çok zekidir ve denizlerin en vahşi balıklarından biridir.

  • Lüfer avlamak istiyorsan, öncelikle hangi sularda gezeceğini bileceksin. Göle olta atıp, lüfer çıkmasını beklersen olmaz (Piyasa bilgisi)
  • Lüfer hem zeki, hem de güçlüdür. Kalın misinayı görür, ince misinayı koparır. Misinanın gövdesi kalın, son eklem yeri ince ve dirençli olacak. (Donanım)
  • Kıyıda lüfer olmaz. Lüferin peşine gideceksin, nerelerde gezdiğini bileceksin. Şezlongdan attığın kamışa ya izmarit takılır ya istavrit. (Canlı izleme, sürekli takip)
  • Ne zaman avlanacağını bileceksin. Öğlen sıcağında balık olmaz. Ya sabah erken kalkacaksın, ya geceden yatacaksın. (Doğru zamanlama)

Toparlayacak olursak, oyuncu kazanımında da kulüplerin öncelikle kendi dinamiklerine uygun bir planı olmalı. Kapsamlı piyasa bilgisi, donanım, canlı izleme ve sürekli takibin yanında, doğru zamanlama ve doğru fiyatlama da stratejik olarak can alıcı noktaları oluşturuyor.

Lüferi nasıl avlayacağını bilmezsen, balıkçı tezgâhından pahalıya alırsın. Üstüne bir de eve getirdiğin lüferi nasıl pişireceğini bilmiyorsan, unda kızartır, murdar edersin. (Maksimum randıman alma yöntemleri)