Film Projesi Günlükleri #1 | Yeniden Başlıyoruz
Bu yazı ilk olarak alperenpltinum.blogspot.com adresinde yayınlanmıştır.
Ah herkese uzun bir aradan sonra tekrar merhaba. Blogu haber sitesinden çok, kişisel görüşlerimi yazdığım ve projelerimin ne alemde olduğunu belirtmek için kullanmaya karar verdim ve işte ilk yazım da sizlere yeni projemden (adı belli değil fakat Ajan 12 diyorum) ve senaryo yazarken nasıl bir düzen izlemeniz gerektiğinden bahsedeceğim. Aşama 1: Fikir Öncelikle senaryo yazmadan önce ne yapacağımı ve ne yapamayacağımı güzelce düşünmem gerekti, mesela bir korku filmi yazabilirim fakat bu ne kadar kaliteli olur tartışılır çünkü güzel fikirler var fakat asla tam olarak birleştiremiyor ve kafamda olduğu gibi aktaramıyorum. Bu yüzden varlıklarla ilgili bir korku filmi projesini bir süre rafa kaldırdım onun yerine son zamanlarda gayet iyi yapabildiğim aksiyon/macera yazmaya karar verdim ve filmi bir kategoriye koydum. Bu film ajan bazlı bir aksiyon/macera olacaktı yani bunu en basit şekilde 007 James Bond olarak düşünebilirsiniz fakat içinde farklı şeyler de var yani bir fan filmi yada parodisi değil aksine çok daha özgün birşey sadece çıkış noktası olarak ajan filmlerini baz alıyorum. Nasıl bir film olacağına karar verdikten sonra ise geriye birkaç şey kaldı
- Konu ne olacak?
- Karakterler kim olacak?
- Nerelerde geçecek?
Bu üç soru sadece benim için önem teşkil eden ve kemik yapıyı oluşturan üç soru oldu. Konuyu ve karakterleri belirledim iki ana karakter ve birkaç yan karakter yazdım. Nerelerde geçeceği konusunda alternatif bir kısım yazma kararı aldım çünkü senaryo işlemi bitince ve çekim aşaması geldiğinde tahmini olarak 16–17 yaşlarında olacağımdan belirli sınırlamalar ortadan kalkacaktı fakat hala daha sınırlamalar olacaktı bu yüzden burada yapabileceğim ve yapamayacağım şeyleri iyice düşündüm. Mesela başka bir şehir olarak İzmir’e gidebilir miyim? Belki. O zaman kesin birşey yok bu yüzden kesin olmayan birşeyi senaryoya dahil etmeme kararı aldım fakat yine de ekstra bir kısım olarak ekleyeceğim. Bu üç soruya cevap verdikten sonra kafamda filmin girişini netleştirdim, bu aşama biraz uzun sürdü çünkü fikirler aklıma parça parça geliyor mesela hayal kuruyorum ‘’Bir otel odasındayım, sevgilimle başbaşayım tam şey edecekken içeriye siyah giyinen adamlar giriyor.’’ (Böyle bir hayal kurulmadı sadece bir örnek :D ) işte bu kısım bir anda aklıma bir fikir getiriyor ve biraz değiştirerek senaryoya dahil ediyorum. Hatta bazı senaryolarım bu hayal odaklı yan fikirlerden çıktı. Girişi aksiyonlu yapma kararı aldım ve girişi kafamda güzelce kurguladım daha sonra ise en yakın iki arkadaşım olan Uğur (Evrenin Haklısı) Yakşık ve Ejder (Hayır) Avcı’ya girişi basitçe anlattım onlarda sevdiler daha sonra anneme sordum o da beğendiğini söyleyince biraz daha detay ekleyerek kafamda ki girişi sonlandırdım. Aşama 2: Senaryo Yazımı ve Senaryo Kağıdı Düzeni Uğur’un senaryo yazarken bende en sevdiği özellik klavyeyi hızlı kullanabilmem olmuştur bu yüzden ortak projemizde illa ki beni de ister neden çünkü Ejder benim kadar hızlı ve pratik yazamıyor. Tabii ki bu bir aşağılama değil, sadece senaryo yazarken Ejder’e oranla kısayollama ve pratikleme yapabiliyorum. Birkaç aydan beri Logitech G-103 kullanıyorum.

Altta ki bileklik kısmı çıkarılabiliyor. G-105 varken G-103 kim diyebilirsiniz fakat almamda birkaç sebep vardı
- Kırmızı tuşlar cidden çok güzel, G105'in tuşları gri ve açık gri olarak var.
- 105'te altta ki bileklik kısmı yok.
- Yanlış hatırlamıyorsam 103 daha ucuzdu.
Tabii ki ucuzluğundan çok görüntüsü beni ilgilendiriyordu ve bu yüzden 103 aldım gerçi 103'ü alırkende birazcık kısmak zorunda kaldım şöyle ki bayram zamanı hediye olarak t-shirt alacaklardı benimde t-shirt ihtiyacım olmadığı için bende tercihimi yeni bir klavyeden yana kullandım ve G103 aldım aslında başlangıçta sınır 50₺ falandı fakat cebimde ki ekstra para ile 70₺ yapıp 70'e 103 aldım. G103'ün 6 programlabilir G tuşu aslında avantaj fakat eski, PC ile gelen Casper (Evet ilk PC toplama değil Casper.) klavyesinde daha fazla multimedia tuş vardı fakat basitçe programlanamıyorlardı. Bu G tuşlarına sıklıkla kullanacağım üç programa göre kişiselleştirdim.
- Word (Senaryo vb.)
- Spotify ve MPC (Şu sıralar çok fazla müzik dinliyorum da.)
- Mozilla ve Chrome
Sağ olsun Logitech’in yazılımı gayet kullanışlı ve basit bir arayüze sahip bende programı açıp tuş dağılımını karakterlere ve kendi sıklıkla kullandığım seçeneklere göre düzenledim.

Arayüz cidden basit, şaka falan yapmıyorum. Ada ve Erdinç karakter isimleri, bunlar senaryo yazımı aşamasında değişebilir fakat değişimleri senaryo bittikten sonra yapmayı tercih ediyorum. Kalın ve Ortalama ise pozisyonlar, Kalın; yazının bu şekle gelmesini sağlarken Ortalama ise
bu şekle gelmesini sağlıyor.
Peki neden bu düzeni kullandığımı size iki taslak görsel ile göstereyim.

Şekil 1

Şekil 2
Şekil 1: Senaryoların bir kapağı vardır ve bende kapağımı bu şekilde yapma kararı aldım ki çoğu senaryomda da kapak bu şekildedir, filmin adı ve yazar. Basit tutmayı severim. Orada ‘’İsimsiz Alperen Çatak Projesi Ajan 12'’ yazmasının sebebi hangi isimsiz projemin olduğunu anahtar kelimeler ile anlamam için olduğunu belirtmem lazım :D Gerçekten birden fazla isimsiz projem var ve ben bunları karıştırmaya başladım.
Şekil 2: Eğer senaryo örnekleri gördüyseniz kullanılan fontun Couriger olduğunu fark etmişsinizdir, sebebini hala bilmemekle beraber tahminimce harf aralığı ve küçüklüğünün kullanılmasında büyük bir rol oynadığını düşünüyorum.
Benim senaryo kağıdı düzenim gayet basittir Bölüm 1 giriş olarak nitelendirebileceğiniz kısımdır yani sahne değil. Akşam Zamanı ise bu sahnenin günün hangi vaktinde çekileceğini belirtmek için var çünkü bu detay çoğu zaman önemli oluyor ve sonra olarak Otel ise mekan. Bu üç detay ile gayet anlaşılabilir bir düzen kurdum kendime.
Daha sonrasında ise alt tarafta sahneyi yazmışım, aksiyonlar ve yapılacakların hepsini sol tarafa yazıyorum konuşmalar ise orta tarafa bunun sebebi aslında gayet basit senaryolar genelde kitap şeklinde yazılır fakat birkaç farklılıkları vardır. Mesela karakter konuşmalarında ad yazar ve konuşma ortada yer alır ve altında ekstra bir aksiyon yapılacaksa aksiyon yazılır.
Birde sağ ve solda sahne olayı vardır bu filmimi yönetecek elemanın ya da benim emirlerim ile çekecek elemanın sahnenin ne olduğunu anlamasını sağlar yani basitçe.
Benim kafamda sahne 1: Adam içeri girer ‘’Naber Dostum?’’ kestik. ise
Onun kafasında sahne 1: Adam içeri girer kestik, açı değiştir, sahne 2: ‘’Naber dostum?’’ olabilir.
Tabii profesyonel filmlerde senarist asla ama asla yönetmenin işine karışmamalıdır yoksa ciddi kavgalar olabilir, biliyoruzda konuşuyoruz Uğur abi sinematografi (sinema/tv işte) öğrencisi olduğundan bana da birkaç şey geçti haliyle :D
#1 SON SÖZLER
Evet, işte yeni projemin nasıl birşey olacağını az çok görmüş oldunuz ve tabii birde senaryo yazımı hakkında bilgi edindiniz.
Bu arada aşamalar arasında yer vermedim fakat birde senaryoyu hangi platformda yazacağım diye de düşündüm çünkü birkaç tane gayet profesyonel senaryo yazma programı var.
Bunlardan en çok tavsiye ettiğim ise Adobe Story Plus tamamen ücretsiz internet tabanlı bir Adobe programı içinde bir sürü detay var aslında şuradan izleyebilirsiniz Ryan hocam güzelce anlatmış.
Şahsen Adobe Story benim için gereksiz detaylı ve profesyonelce bir program olduğundan tercih etmedim fakat profesyonelce birşeyler istiyorsanız yada işinizi kolaylaştıracak ve ihtiyacınız olan programın bu olduğunu işte o zaman Adobe Story’i dibine kadar tavsiye ederim. Uzun bir yazı oldu, buraya kadar okuyanlara teşekkür ederim. Yakında tekrar bu günlükte görüşmek üzere hoşçakalın. Aslında senaryo yazımı biter, belediye veya Kültür Sanat ya da Kültür Bakanlığından senaryo onay alırsa daha sonra ben ekip toplar, gerekli yerler ile anlaşma yaparsam işte o zaman Video Blog’a dönecek bu günlükler yani sizin için çok daha rahat olacak :D İyi günler.