Marjinal kişiler üzerinden toplumu birbirine düşürmek ve korkuluk mantık hatası

Aslında teknik bir kişi olarak sosyal olaylar hakkında derin analizler yapmak pek harcım değil lakin Türkiye’deki sosyal alanda cereyan eden bir çok hadisede standart bir olaya tanık olmaya başlayınca bunu buradan paylaşmak istedim.

Siyasi görüşü her ne olursa olsun ülkemizde gerek bilgi gerekse insani olgunluk seviyesi ile sınırın çok altına bir çok insan var. Aslında bunun da kabul edilir bir durum olduğunu düşünüyorum zira bir çok ülkede benzer kişi ve gruplar bulunmakta. Toplumdaki herkesin bilgili ve erdemli olması neredeyse tabiata ters bir durum. Tabi bu alt seviyedeki kişilerin olay ve olguları yorumlarken bayağı sonuçlara ulaşmaları kaçınılmaz. Bu tip insanlar belki toplumun 1/10000' lik kesmini bile temsil etmiyorlar lakin bulundukları siyasi grupların toplam hacimleri düşünüldüğünde sayıları maalesef 10.000 ile 50.000 sayısı arasında değişiyor. Bu kısımın dışında kalan büyük grubun sayısı ise on milyonlar civarında.

Kötü olan ise toplum içinde bazı insanların, bu marjinal kişilerin görüş ve düşünceleri üzerinden ilgili grubun hepsi böyleymiş gibi davranarak, bu durumu suistimal etmeleri ve durumdan avantaj sağlamak istemeleri. Aslında bu da bilimsel olarak adı konulmuş bir hata olan “Korkuluk mantık hatası”.

Korkuluk mantık hatasında, herhangi bir X grubuna ait düşünce, gruptaki marjinal “A” kişisinin yaptıkları üzerinden yorumlanıp, “A” kişisinin (korkuluk) düşünce olarak alt edilmesiyle X grubun alt edilmeye çalışılması olarak adlandırılıyor. İlgili A kişisi toplumda ne kadar üst seviyeye ulaşmışsa hatayı suistimal etmek isteyen kişi bunu o nebzede genelleme imkanına sahip oluyor. Bu yöntem günümüzde de özellikle islamofobi için kullanılan bir yöntem. Yer yer aynı duruma ateistlerinde düştüğünü gözlemliyoruz.

Anlatmak istediğim bu marjinal kişilerin görmezden gelinmeleri değil, aksine hadsizlik yapan bu kişilere kelam etmek herkesin aslında bir görevi. Burda problem, bazı kişilerin burdaki durumdan faydalanarak toplumu etiketlemeleri (çomar, gezizekalı v.s.) insanları birbirlerine karşı kışkırtmaları. Bununla mücadele etmek de hepimizin görevi.

Burada özellikle sıkılmadan bu yazıyı sonuna kadar okumuş tüm kişilere bir uyarıda bulunarak toplumun bu şekilde marjinalize edilmemesi için lütfen insanlara bu konuyu daha çok anlatın ve daha çok insana ulaşmasını sağlayın. Bu yöntemi kullanan insanlar maalesef Türkiye’de çok önemli yerlere gelmiş kişiler olabiliyorlar. Kimi zaman fenomenler, kimi zaman sanatçılar kimi zaman ise toplum nezdinde aydın titrine kavuşmuş insanlardan bile bu tip davranışlar görmek mümkün. Pek tabi politikacılar için de çoğu zaman bu yöntem standart bir iş görme biçimi. Başka bir Türkiye yok maalesef ve kimsenin gideceği bir yer de yok. Beraber yaşamayı öğrenmek zorundayız.

Teşekkürler.