ernesto’nun mektubu

geçtiğimiz yüzyılda insanlık iki büyük savaş yaşadı. fransız devrimiyle yaşanan son çağ dönümünün üzerinden ikiyüz küsür sene geçmişken, evrimleşmedeki ivmelenmeyi de dikkate alarak, içinde bulunduğumuz çağa yeni isim arayışını haklı bulduğumu söyleyebilirim. adaylar arasında ise “enformasyon çağı” tanımını kendime daha yakın buluyorum. peki,

neydi bizi yeni çağa taşıyan gerçek?

bu soruya cevap ararken öngörebildiğim olaylara kayıt düşmek adına paylaşımlar yapmayı, böylece tarihin tozlu raflarının küfüne dokunmayı hedefliyorum.

peşpeşe gelen iki sıcak savaşın yarattığı yıkımların ardından yıpranan insanlık, öne geçme hırsına çareyi soğuk savaşta arayacağı yıllara gelmişti artık. savaşın sıcak çatışmalarla yaşanmak zorunda olmadığının keşfiydi bu. esasen bu keşfe ilk kıvılcımı farkında olmasa da sigmund freud çakmıştır bana göre. o ne yaptığını bilmiyordu ancak yeğeni(?) biliyordu!!!

anlaşıldı, bir sonraki paylaşım yeğen!

ancak önce dr. che nin bu soğuk savaşta nasibini nasıl aldığından bahsetmeliyim. malum 68 kuşağı mimarı comandante…

kökenleri bask olan bir ailenin en büyük çocuğu olarak arjantin’de doğmuş, tıp eğitimi alırken latin amerikayı motorla boydan boya gezmiş, kronik bir astım hastası olmasına rağmen, savaşçı bir ragbi oyuncusu ve hayatı boyu usta bir satranç sevdalısı. gençliğinde neruda, ileri yaşlarında sartre okuyan ve rivayete göre öldürüldüğünde çantasında ata’nın nutkunu taşıyan komünist devrimci bir halk kahramanı. “che” ise sadece takma adı. yerel dilde “hey, dostum” anlamında ve çok sık kullanınca üzerine yapışmış.

küba devriminde mihenk taşı, kongo cumhuriyetinin kuruluşunda baş rol, bolivyada ise rusyanın desteğini çekmesi ve amerikanın tuzağı ile karaya oturmuş bir efsane. kuzey amerikadaki birleşik tek devlet modelini, güneyde de hayata geçirmek için yola çıkmış, despotluğuyla bilinen, kirli gezdiği için “pig” lakabına sahip, 2 kez evlenip 5 çocuk sahibi olan bir gerilla. katı bir kominist iken, fidel castro tarafından küba merkez bankası başkanlığı yaptırılmış bürokrat ve sanayi bakanlığı görevlerine getirilmiş siyasetçi.

peki ya şu mektup hikayesi nerde?

amerikaya karşı rus tarafında yola çıkan, rusyaya karşı ise çin tarafında yer alınca castro ile de ters düşebilen, uzlaşmasız bir devrimci ruh… kübadaki nükleer üs krizinde rusyaya destek olup. vietnam savaşında amerakaya kök söktürürken, rusya; türkiyedeki amerikan füzelerinin sökülmesi şartıyla kübadan da çekilmeye kararı verince ortada kalmış, bu hamlesi dolayısıyla rusyaya cephe alınca, castro ile de papaz olup resmen afaroz edilmiş.

yani o günün ve geleceğin dünyasını şekillendiren karşıt güçler için ortak sorun haline gelince ortadan kaldırılma kararının bolivyada hayata konmasıyla son bulmuş bir maceranın kahramanı.

yahu mektup neredeee?

mektup falan yok. castronun acemice uydurup, ustaca yönettiği bir senaryo. peki şimdi bunca şeyi bir yalan uğruna mı yazdım ben? peki ya sizce öyle mi?

insanlık tarihimizin yakın çağında yerini alan bu hikayenin bana çok ama çok şey anlattığını, günümüz için bir çok ipucu barındırdığını rahatlıkla söyleyebilirim.

özet ise şu bana göre. hani hep deriz ya, “iyi olan kazansın…” o, eksiktir aslında.

kötülükte iyi olan kazansın” onun aslı.

tarihimize dikkatlice bakın göreceksiniz.

esenlikle,

https://youtu.be/Mmm0yKlwSa0

Medium Türkçe