KonMari Metoduna Giriş 101

İlk olarak Nil Karaibrahimgil’in bir yazısında karşıma çıkan bu güzel kitap aracılığı ile bu yeni metodla tanıştım. Sonra sevgili Gökçe’nin güzel hediyesi olarak elime gelince bunu bir mesaj olarak algıladım ve başladım Marie Kondo’nun dünyasını tanımaya. “Derle, Topla, Rahatla”… bir yöntem hayatı sonsuza dek toplu tutmaya değer bir ipucunu içinde gizleyebilir miydi?

Başta her şey polyanna seviyesinde tüm eşyaları sevmek üzerine kurgulanmış gibi göründü. Bitkilere bile hakettiği değeri veremeyen bizler için bu yeni “her nesnenin bir duygusu olduğu” trendi pek de kolay mantık çerçevesine oturtulur gibi değildi.

Okumaya başladıkça çok da imkansız olmayacağını düşünmeye başladım ( benim de nesnelerle kurduğum romantik ilişkiler düşünüldüğünde çok şaşırtıcı olmasa gerek).

Ancak KonMari’yi bir ev düzenleme standardının ötesine çıkararak okuyunca aslında hayatımızdaki dengeyi bulma “geri tepmeyi engelleme” anlamında da uygulanabilir bilgiler verdiğini farkettim.

KonMari Methodu ilk olarak “atmakla” başlıyor

Odadaki ya da hayatın içindeki tüm dağınıklık “fazlalıklardan” kaynaklanıyor. Bir dönem nasıl bir hevesle aldığınızdan bağımsız olarak şuan hayatınızda bir yer tutmayan ama dolabınızda / hayatınızda yer tutan eşyaların tümünden kurtulmadıkça “düzenleme” sürecine geçmek ne yazık ki pek mümkün değil.

Marie Kondo için atma töreninin tek ana sorusu var “haz veriyor mu?”, neyi atmak istediğimize değil neyi/ neleri hayatımızda tutmak istediğimize odaklanmalıyız. “Bu sana haz veriyor mu? Yanıt evetse, elindekine sıkıca sarıl. Hayırsa, at gitsin.”

Aynı gruptan eşyaları tek bir yere toplayarak başlıyoruz: üstler, altlar, dış giyim, çorap, iç çamaşırı, el çantaları, aksesuarlar, ayakkabılar… Her parçayı özenle elinize alın ve ne hissettiğinize bakın der Kondo. Karşılaşılan ilk engel giymediğimiz her kıyafeti “ev kıyafeti” kategorisine alma isteği olacak korkmayın… Normalde giymesem de evde giyerim tshirtleri ve taytlarını yavaşça yere bırakın. Atma işlemi tamamlandıysa şimdi sırada elimizde kalan eşya / ilişkileri saklamaya çalışmakta.

Her şeyi asmak zorunda değilsiniz

Tshirtleri bile asan biriyken, katlama methoduyla hem kırışmadan hem de oldukça az yer kaplayan bir saklama yöntemi ile tanışınca denemek istedim. Tüm eşyalarımı oldukça küçük hale getiren Konmari katlama yöntemi ile ( videoyu aşağıda bulabilirsiniz) tüm üstler / tshirtler hem görünür hem de küçük bir yer kaplar oldu.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=Lpc5_1896ro]

Tek farkla; normalde yanyana ve diklemesine koymak gerekirken, çekmecesi olmayan ben, yine dolabın içine üst üste dizmek zorunda kaldım. Siz çekmece kullanıyorsanız çok daha efektif kullanabilirsiniz.

Askı kısmında ise dikkat etmeniz gereken soldan sağa yükselen bir çizgi ile eşyalarınızı dizmeniz; palto, elbise, ceket , etek ve bluzlar. Bu aynı zamanda ağırdan hafife doğru yaptığınız sıralamadır.

Son önemli madde ise her eşyanın bir yeri olmasına özen göstermek. Her birine özel bir nokta belirlemek dağınıklığın da önüne geçiyor. Aslında odanın içinde dolaşan eşyaların asıl sebebi onlar için belirlenmiş bir yeri olmamaları.

KonMari methodunu genel olarak hayata uyarlamayı öneriyorum. Seçici olarak, haz almadıklarımızı hayatımızdan çıkardıktan sonra kalanlar için gerekli yerleri açmak, saklamak, özenle sevgiyle korumak :)

*Bu yazı ilk olarak aslibalkan.com ‘da yayınlanmıştır.

One clap, two clap, three clap, forty?

By clapping more or less, you can signal to us which stories really stand out.