Learnstitü - EĞİTİM NASIL GERÇEKLEŞİR ? Bölüm-1-

Ayşe Sultanşah
Aug 31, 2018 · 2 min read

Amaç edinmeden öğrenilen bilgi ne kadar kalıcı olur? Son derece temel bir soru soralım: Eğitim nasıl gerçekleşir?

Ben bunu aşırı derecede aktif ve hatta bir fiziksel egzersiz süreci olarak görüyorum. Öğretmenler bilgi aktarabilir. Yardımcı olabilir, ilham verebilirler; bunlarda önemli ve güzel şeyler. Ama günün sonunda işi doğrusu şu: Biz kendimizi eğitiyoruz. Her şeyden önce öğrenmeye karar vererek, kendimizi öğrenmeye adayarak öğreniyoruz. Bu bağlılık yoğunlaşmayı mümkün kılıyor. Yoğunlaşma derken yalnızca o an uğraşılan işten değil, onu çevreleyen çok sayıdaki, onu çevreleyen çok sayıdaki ilintili konudan da söz ediyorum. Bütün bu süreçler aktif ve derin bir biçimde kişisel; hepsi de sorumluluk üstlenmeyi gerektiriyor. Eğiti uzayda meydana gelmiyor, öğretmenin dudakları il öğrencilerin kulakları arasındaki boşlukta da meydana gelmiyor; her birimizin beyninde meydana geliyor.

Bu bir metafor değil, fiziksel gerçek. Nobel ödüllü nörolog Eric r. Kandel , çok önemli kitabı In Search of Memory’ de (belleğin pesinde), öğrenmenin beynimizi oluşturan sinir hücrelerinde teker teker meydana gelen bir dizi değişimden ne fazlası ne de az olduğunu öne sürüyor. Bir sinir hücresi, öğrenme sürecine dahil olduğunda gerçek anlamda büyüyor. Bir kazınızı çalıştırdığınızda olan şeyin tam olarak aynısı değil ama oldukça yakın. İşin teknik kısmına fazla girmeden anlataca olursam, ‘’eğitimli’’ bir nöron, yeni sinaptik uçlar geliştiriyor; bir nöronun diğerleriyle iletişim kurmasını sağlayan minik uzantılar bunlar. Canlı uçların sayısının artması, sinir hücresinin mesajları daha etkin bir biçimde iletebilmesini sağlıyor.

Fizyolojik olaraka öğrenme, beynimizin egzersiz yapması -hazmedilmiş bilgi, kavramlar arası bağlantılar ve yeni anılar- ve beyin hücrelerimizin bunun sonucunda değişime uğraması demek.

Bu yeni kavrayışın ömrü ne olacak? Bu biraz öğrenilen şeyin ne kadar aktif süreç sonucunda öğrenildiğine bağlı. Dediğim gibi, öğrenmek beyinde fiziksel değişimlere yol açıyor. Proteinler sentezleniyor; sinapslar güçleniyor. Kimyasal ve elektriksel bir sürü iş oluyor, bu yüzden de düşünmek çok kalori yakan bir etkinlik. Öğrenme sürecine ne kadar çok nöron katılırsa, hatırlanan şey o kadar canlı ve kalıcı oluyor. Ancak beyindeki bu fiziksel değişimler kalıcı değil. ‘’ Unutmamak’’ dediğimiz şey , öğrenme sürecinde edinişen yeni bağlantıların zayıflaması ya da yavaş yavaş yitirilmesi. Ama burada iyi haberler de var. Kandel ve başka araştırmacılarında fark ettiği gibi, edindiğimiz sinapsların tümünü yitirmiyoruz. Burada fiziksel egzersiz benzetmesi yapmak, tam doğru olmasa bile yardım edebilir: Bir süre egzersiz yapmayı bıraktığımızda , edindiğimiz gücün bir kısmını yitirirsiniz ama tamamını değil egzersizim getirdiği faydanın bir kısmı durur. Bu nedenle bir şeyi ikinci kez öğrenmek daha kolay ; gerekli olan sinirsel yolların bir kısmı zaten oluşmuş durumda. İlk oturuşta dişini sıkıp yoğunlaşmak için iyi neden bu, böylece bağlantıları olabildiğince dağlam bir şekilde oluşturmak mimkün çünkü.

Yazının devamı yakın zaman da gelecektir. Siz takibi bırakmayın. Bu süreçte benimde çok beğendiğim iki yerin eğitimlerini takip edebilirsiniz. Ülke olarak öğrenen beyinlere ve üreten insanlara ihtiyacımız var:

1- https://www.learnstitu.com/

2-https://istanbulbogazicienstitu.com/

3-https://www.coursera.org/

Ayşe Sultanşah

Written by

Kendini gelişime ve eğitime adamış araştırmacı bir yazar. 10 yıl Hindistan’da yaşadıktan sonra gelişim ve eğitim konusunda anadoluda ücretsiz eğitimler veriyor.

Welcome to a place where words matter. On Medium, smart voices and original ideas take center stage - with no ads in sight. Watch
Follow all the topics you care about, and we’ll deliver the best stories for you to your homepage and inbox. Explore
Get unlimited access to the best stories on Medium — and support writers while you’re at it. Just $5/month. Upgrade