Mutlu Olmak Bir Seçimdir

Kendimin de dahil olduğu nice insanda artan mutsuzluk yeniden bazı şeyleri kendime ve bu yazıya hasbelkader denk gelmiş insanlara hatırlatmaya mecbur etti. Sadece aklımda kalması yerine yazıya dökmek sayesinde benimle beraber başkalarıda faydalansın istedim.

Uzun yıllar önce bir rastlandı eseri gördüğüm Mutluluk bir seçimdir sözüne baktığımda, yıllardır beni rahatsız eden bazı sorunların verdiği olgunlukla mutluluğun verilen değil kazanılan bir hediye olduğunu anlamaya başlıyordum aslında. Ama kalbimden ve aklımdan geçenleri bu kadar basit bir kaç cümle ile anlatması idi belki de bu sözün yıllar sonra hala aklımdan çıkmamış olması. Bu seçimi yapmak istemeyenler neye sahip olurlarsa olsun asla hakiki manada mutlu olmayacak ve geçici heveslerin peşinden koşmakla hayatlarını zayi edip gideceklerdi. Yeri gelecek sorunu arkadaşlarında arayacak, yeri gelecek işinde, ve yeri gelecek ailesinde aramakla hem kendisine hem de çevresine sahip olduğu mutsuzluğu yayacak ve sonrasında ise yönünü bilmediği hedefi olmayan bir çölde yıllarca dolaşıp duracaktı. Bazende çok para sahibi olmakta zannedecekti mutlu olmayı. Fakir olsunda demiyorum aslında. Doğrusunu söylemek gerekirse, ne demek istediğimi anlatmadan önce, mutluluğun tanımına mı baksak?

Nedir mutluluk? Kahkaha atarak gülmek mi? Yoksa daha önce hiç yemediğimiz çok lezzetli bir yemeği tatmak mı? Ya da belki de en kötüsü, mutlu olduğunu zannetmesi mi insanın? Mutlu olmak, tatmin için sahip olmak değil, sahip olduklarıyla tatmin olmaktır aslında. Mutlu olmak, her olayın arkasında güzel bir mana aramak ve bu manayı hissetmektir. Mutlu olmak, kainatın varlık nedenini anlamak ve bu varlık nedenine uygun davranmaktır. Çünkü parçası olduğumuz kainata ritim tutmak içimizi dingin tutacak olan. Mutlu olmak iç dünyanızın doyuma ulaşması ve geçici heveslerin kısa zamanlı tatminleriyle yorulmamaktır. Mutlu olmak, ben ne yapıyorum ve niye yapıyorum sorusunu sorunca insan olmanın onuruna yakışan bir cevap alabilmektir. Her istediğimi yaparım demek değildir mutlu olmak. Çok basit ama uç bir örnek: Eğer bir suç işlemişseniz ve sonucunda ceza alıyorsanız, adaletin tecellisinden dolayı mutlu olmanız lazımdır. En ufak bir suçu bile cezasız bırakmayan adaletli bir toplumda, sevdiklerim de güvende olacaktır diye mutlu olur insan. Olayların perde arkasına bakabilmek, insanın kendisini terbiye etmesinden geçer. Eğer insan güzel göremezse, güzel düşünemez. Aynı zamanda, güzeli görmek istemezse de güzel düşünemez. Bu ifadelerimi ortak akla indirgemek için şöyle somut bir örnek vereyim: Bir ağacın altında ki çürük meyvelere mi bakmak insanı mutlu eder yoksa olgunlaşmış, rengarenk, güzel kokulu meyvelere mi bakmak?

Başka insanların sizleri mutlu etmesini beklemek ile zamanınızı boşa harcamayın. İnsanı hakkıyla tanıyan herkes, insanların hata yapabileceğini bilir. İnsan olmanın en doğal halidir şaşırmak ve hata yapmak. Bu ifadelerim ile hata yapmanın doğru bir şey olduğunu söylemiyorum. Ama insanın yer yer zayıflayan iradesi, onu yanlışa sürükleyecektir. Dolayısıyla saati saatine tutmayabilen insanların sizi mutlu etmesini beklemek, meyvelerin çürük taraflarını yemeye benzer. Ne yazık ki ikisinden de beklediğiniz tadı alamayacaksınız. Ama insanların güzel taraflarını görmek ile mutlu olmayı istemişsiniz demektir.

Bazen de insan olarak kendimizi tanımamayışımızdan dolayı yanlış seçimler yapar ve bizi mutlu edecek irademizi zorlarız. Kabiliyetimiz olmayan bir işi yapmaya çalışmak gibi. Mutlu olmak bir seçimdir ifadesini aynı zamanda doğru seçimler yapmak olarakta anlarım. Yani hem mutlu olmayı seçmek hem de mutlu edecek kararları seçmek. Doğru bir eş seçimi, doğru bir iş, doğru arkadaşlıklar, doğru ifadeler, doğru mekan… Bunlar, insanın kendisini tanıması ve aynı zamanda akıl, mantık, ve his dengesini kurmakla başarabileceği adımlardır. Aslında biraz başa alınca, çözümün insanın aklını ve hislerini terbiye etmesi ve sonucunda doğru olarak analiz ettiği seçimlerinin ardından kontrol edemediği parametrelerin etkilediği olayların arkasında ki manaları görebilmek ve umudunu yitirmeden iç dünyasında hayalini kurduğu güzelliklere doğru yol almak olduğunu görüyorsunuz. Uzun bir cümle oldu ama meseleyi özetlemiştir. Bu yolda şahıslara ve olaylara takılmak ile zaman kaybetmek yerine, elinden geldiğince güzelleştirdiği dünyasında daha başka güzellikleri görmek ve başkalarının ve olayların onu mutlu etmesini beklemek yerine hem dış dünyasında hemde iç dünyasında kendisini hakiki manada mutlu edecek adımları atması gerekecektir.

Bilmiyorum, belki de bu yazım günlük hayattan örnekler vermekle daha zengin olacaktı. Ama artık belki başka bir yazımda…

Kalın sağlıcakla.