Dimetoka Çelebi Sultan Mehmet Camii…

Yine bir tarih kül oldu, yine yüreklerimiz yandı. Kısaca 597 yıllık bir tarih göz göre göre kül oldu!

Balkanlar ve Avrupa’daki en önemli mimari ve dinî eserlerden biri olan -öyle ki ahşap kırlangıç kubbesiyle tek örnekti- Yunanistan Dimetoka’daki Çelebi Sultan Mehmet Camii, 22 Mart 2017 Çarşamba günü sabaha karşı 03.00 sularında çıkan yangında, ender mimarı özelliğe sahip çatısı tamamen yandı ve camide ciddi zarar meydana geldi. Yangının, elektrik kontağı ya da yapılan restorasyon çalışmaları sebebiyle çıktığı açıklansa da, yangından bir gün önce, salı günü de camide yapılan çalışmalar esnasında kaynaktan çıkan kıvılcımlar yüzünden ufak çaplı bir yangın çıkmış ve hemen söndürülmüştü.

Üst üste böylesine ‘tesâdüfî (!)’ vakaların yaşanmış olması da ayrıca bir soru işaretidir. Ve tatmin edici bir açıklama yapılmazsa bu soru işaretleri de çoğalmaya devam edecektir. Balkanlarda böylesine sıcak gelişmelerin sıkça yaşanıyor olması herkesin buralara odaklanmasına sebep oluyor. Balkanlara dünden daha fazla önem atfetmemiz gerekiyor.

Misal; Gazeteci-Yazar İrfan Söyler, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda Balkanlara dikkat çekiyor ve ekliyor: “Balkanlara Dikkat! Bürokrasimizin Balkan mücadelesine hazırlığı ne durumda? Haçlı ordusunu Ankara’da mı karşılamayı düşünüyor bürokrasimiz? Balkanlarda kan aktı akacak… Bürokrasimiz koltuklarında mı yoksa sahada proje geliştiriyorlar mı? Kimse huzur beklemesin. Bundan böyle bilek güreşleri yumruklaşmayla sürecek. Daha aktif saha çalışması şart…”

Umuyoruz ve umudumuz odur ki, devletimiz ve dolayısıyla bürokrasimiz Balkanların göbeğinde bu tür aksiyonlara karşı bir reaksiyon planı geliştiriyor ve sahaya sürmeye hazırlanıyordur.

Sanatın şekle gelmiş hâli: Bayezid Camii…

Gelelim bu nâdîde eserin tarihî önemime…

Bayezid Camii olarak da adlandırılan altı asırlık Çelebi Sultan Mehmet Camii, Osmanlı İmparatorluğuna kısa bir süre başkentlik yapmış olan Evros-Meriç iline bağlı Yunanistan Dimetoka’da yer almaktadır.

Bayezid Camii, 14. yüzyılın sonlarına doğru Sultan I. Bayezid’in emriyle inşa edilmeye başlanmış ve Sultan I. Mehmet tarafından 1420 yılında caminin inşası tamamlanmıştır. Caminin mimarı İvaz Paşa’dır. 1420’nin Mart ayında I. Bayezid’in oğlu Sultan Mehmet, caminin açılışını gerçekleştirdi. Neredeyse bir dönümlük alana yayılan tarihî cami, kare şeklinde bir ibadet alanından ve 22 metrelik bir minareden müteşekkildir. Ayrıca, cami; ahşap kırlangıç kubbesiyle de tek örnek idi…

Tarih; tarih olunca…

1970 yılında yaşanan bir afet sonrasında, görkemli minarenin bir bölümü yıkılmıştır. Kültür Bakanlığı’nın yapmış olduğu incelemeler sonucunda, tarihî camide çatlak, boşluk ve küf oluştuğu tespit edilirken, bunların caminin depremlerden aldığı hasar, çevre etkileri ve caminin inşasında kullanılan malzemelerin eskimesi gibi etmenlerden kaynaklandığı belirtilmiştir. Kısaca, bu güzelim tarih; göz ardı edilince, üzerinde hassasiyetle durulmayınca tarih olmuştur. TİKA, böylesine önemli bir eserin ihyası için elbette harekete geçecektir. Bundan hiç şüphemiz yoktur. Unutmadan hatırlatalım; son yıllarda Yunan Kültür Bakanlığı 4 milyon avroluk bir projeyle caminin restorasyon çalışmalarına başlamıştı. Başlatılan bu çalışmaların bir an önce tamamlanması ve bu tarihî caminin yıllarca kapalı kalmasına bir son verilmesi gerektiği de âşikârdır.

Dimetoka Çelebi Sultan Mehmet Camii’nin aslına uygun bir şekilde ve tez vakitte restore edilmesini beklediğimizi ve bu konuda gerekli çalışmaların zaman harcanmadan başlatılmasının zaruret olduğunun da altını çizmek isteriz.

Zira, tarih; geçmişin zihin tasavvuru ve tasarımlarını geleceğe nakşeden bir vakalar örgüsüdür. Bu örgüyü korumak da tüm dünya halklarının olmazsa olmaz bir vazifesidir. Veya öyle olmalıdır…

İrfan ATASOY — Türkiye Gazetesi — 27.03.2017

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/irfan-atasoy/596103.aspx

Show your support

Clapping shows how much you appreciated İrfan Atasoy’s story.